Kırılmak nedir, Kırılmak ne demek

  • Kırma işine konu olmak, bir veya birçok parçaya ayrılmak.
  • Saydam bir ortamdan başka bir saydam ortama geçen bir ışın, doğrultu değiştirmek.
  • Cesaret, umut, onur azalmak, yok olmak
  • Ağaç, dal üzerinde meyve, çiçek, yaprak çok olmak.
  • Bükülerek kat yeri oluşturmak.
  • Kırgınlık duymak.
  • Birine karşı kırgın duruma gelmek, gücenmek, incinmek.
  • Savaş, bulaşıcı hastalık sebebiyle çok sayıda insan ölmek.
  • Soğuk, rüzgâr vb. eski gücü kalmamak, azalmak, yatışmak.

"Kırılmak" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Kapıdan içeri ilk adımını atınca birdenbire cesareti kırıldı." - P. Safa
  • "Bana ne oluyor bugün? Donuyorum, her tarafım kırılıyor." - S. F. Abasıyanık

Diğer sözlük anlamları:

Helâk olmak, telef olmak, ölmek

Kırılmak kısaca anlamı, tanımı:

Kırılıp bükülmek : Kırıtarak, kibarlığa özenerek konuşmak.

Kırılıp dökülmek : Kibar görünmeye çalışmak. kırıklık duymak. çok eskimek.

Çıtkırıldım : Aşırı incelik, dayanıksızlık ve çekingenlik gösteren (kimse).

Kırılma : Kırılmak işi. Yürürken salınma, nazlı yürüyüş. Saydam bir ortamdan başka bir saydam ortama geçen ışının doğrultusunu değiştirmesi.

Burnu kırılmak : Büyüklenemez duruma gelmek.

Burnunun direği kırılmak : Çok pis bir koku duyarak tedirgin olmak.

 

Burnunun yeli kırılmak : Öfkesi yok olmak.

Eli kırılmak : Eli, işe yatkın bir duruma gelmek.

Gönlü kırılmak : Üzülmek, incinmek, yerinmek.

Gülmekten kırılmak : Aşırı derecede gülmek.

Kahkahadan kırılmak : Çok gülmek.

Kolu kanadı kırılmak : Bir şey yapamayacak duruma gelmek, çaresiz kalmak.

Mukavemeti kırılmak : Direnci, gücü azalmak.

Ümidi kırılmak : Umudu kırılmak.

Umudu kırılmak : Bir şeyin artık gerçekleşemeyeceği inancına varmak.

Kırma : Pili. Kırılmış veya dövülmüş tahıl. Melez. Kırmak işi. Basılı kâğıtları forma durumuna getirmek için belli yerlerinden bükme ve katlama işi. Yabancı etkilerle özgün niteliğini yitirmiş olan. Ortasından kırılarak doldurulan (tüfek). Ot bitmeyen bayır.

Parça : Nesne. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Pasaj. Güzel, alımlı kız veya kadın. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Tane. Müzik eseri.

Ayrılmak : Bir yerden, bir kimseden, bir şeyden uzaklaşmak. Ayırma işine konu olmak. Boşanmak.

Oluşturmak : Oluşmasını sağlamak, meydana getirmek, teşekkül ettirmek, tekvin etmek.

Savaş : Bir şeyi ortadan kaldırmak, yok etmek amacıyla girişilen mücadele. Uğraşma, kavga, mücadele. Devletlerin diplomatik ilişkilerini keserek giriştikleri silahlı mücadele, harp, cenk, cidal.

Bulaşıcı : Birinden başkasına geçen, bulaşan, sâri.

Hastalık : Bitkilerin yapılarında görülen bozukluk. Ruh sağlığının bozulması durumu. Aşırı düşkünlük, tutku. Organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla sağlığın bozulması durumu, rahatsızlık, çor, dert, sayrılık, illet, maraz, maraza, esenlik karşıtı.

 

Kat : Huzur. Tekrarlanan bir sayının toplamı. Sonuca bağlama, bitirme. İlgiyi kesme. Kesme, kesilme. Bir yüzey üzerine az veya çok kalın bir biçimde, düzgün olarak yayılmış bulunan şey. Kez, defa, misil. Ön, yan. Kesme. Üst üste konulmuş şeylerden her biri, tabaka. Katman. Apartman dairesi. Makam, mevki. Bir yapıda iki döşeme arasında yer alan daire veya odaların bütünü. Bükülen veya kıvrılan bir şeyin her kıvrımı. Giyeceklerde takım.

Kırgınlık : Vücutta duyulan ağrı, yorgunluk, rahatsızlık, kırıklık. Kırgın olma durumu.

Duymak : İşitmek, ses almak. Dokunma, koklama vb. duyularla algılamak, hissetmek. Nesnelere dokunmakla onların sıcaklık, soğukluk, sertlik, ağırlık, hareket vb. fizik durumlarından bilgi edinmek, hissetmek. Bilgi almak, öğrenmek, haber almak. Sezmek, fark etmek, hissetmek.

Diğer dillerde Kırılmak anlamı nedir?

İngilizce'de Kırılmak ne demek? : adj. be offended

v. be broken, break, fracture, go to pieces, offend, be hurt, break off, chip, crash, crush, explode, be piqued at, rive, shatter, sink, snap

Fransızca'da Kırılmak : se casser, se briser, se rompre, rompre, s'offenser de

Almanca'da Kırılmak : v. bersten, brechen, brechen: sich brechen, entzweigehen, kaputtgehen, knacksen, zerbrechen, zerspringen

Rusça'da Kırılmak : v. разбиваться, ломаться, колоться, раскалываться, лопаться, дробиться, отбиваться, сердиться, надуваться, кокетничать, выламываться, преломляться, разбиться, сломаться, расколоться, лопнуть, отбиться, надуться, преломиться