Kat nedir, Kat ne demek
Kat; kökeni arapça dilinden gelmektedir.
- Bir yapıda iki döşeme arasında yer alan daire veya odaların bütünü.
- Bükülen veya kıvrılan bir şeyin her kıvrımı.
- Makam, mevki.
- Giyeceklerde takım.
- Katman.
- Ön, yan.
- Apartman dairesi.
- Sonuca bağlama, bitirme.
- Kesme.
- Kesme, kesilme.
- Bir yüzey üzerine az veya çok kalın bir biçimde, düzgün olarak yayılmış bulunan şey

- Kez, defa, misil.
- İlgiyi kesme.
- Huzur.
- Üst üste konulmuş şeylerden her biri, tabaka.
- Tekrarlanan bir sayının toplamı.
"Kat" ile ilgili cümleler
- "Salim, Sait Faik'in Yaşar Nabi katındaki telif ücretini artırmakta büyük rol oynamıştır." - S. Birsel
- "Bir kat yufka, bir kat peynir."
- "Kumaşın katı."
- "Yemekten sonra evin üst katında, ocaklı bir odaya çıktık." - S. F. Abasıyanık
- "Bu, ondan iki kat pahalı."
- "Birer kat elbise ile kalacağız." - A. Gündüz
- "6, 9, 12 ve 15 sayıları 3 sayısının katlarındandır."
Yerel Türkçe anlamı:
Kağıt.
Seyrek altın dizisi.
1.bk. Kaş (VI)-
Nişanlıya gönderilen armağan.
İki tepenin ya da iki duvarın arası, uçurum.
Daire
Kağıt.
Toprak evlerde üst kısma süs olarak yapılmış olan biraz enli ve renkli bağlar.
Kat.
Hendeğin iki yüksek kenarı. 6 okka tahıl alan silindir biçiminde, ağaçtan yapılmış bir tahıl ölçeği.
Bir çeşit çiçek.
Hukuki terim anlamı:
1) kat. 2) makam (bk. orun).
Matematik terimi olarak kelime anlamı:
Verilen bir tümsayı için, bununla bir diğer tümsay çarpımına eşit olan tümsay
Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:
Film tabanı üzerine sürülen çeşitli duyar özdek ya da koruyucu özdekten oluşan astar.
Radyo ya da televizyon almacındaki çeşitli elektronik birlikleri belirten terim.
Tiyatro'daki terim anlamı:
Sahne dekorunda bir üst ya da alt katı belirten yüzey. Örn. Nestroy: "Zu ebener Erde und im Ersten Stock" (-alt katta ve üst katta) İki katlı dekoru, Ferdinand Bruckner: "Verbrecher" (-Caniler) adlı yapıtının (1928) üç katlı dekoru vardı.
Veterinerlik alanındaki anlamları:
Katal.
Jeoloji ve yer bilimleri alanındaki anlamı:
Yerbilim zamanlarından bir dönem süresi içinde oluşmuş katmanlı kayaçlar.
Diğer sözlük anlamları:
Nezd, yan, huzur
Bilimsel terim anlamı:
Bir yapının, yapımı bitmiş tabanı ile onun üzerindeki tavanın arasında kalan bölümü.
lsıl işlem ya da yüzey işlemi görmüş yüzeylerde oluşmuş oksit, nitrür ve benzeri özdek zar.
Koşucuların, spor niteliği bakımından değerlerine göre ayrılmaları.
genel uygulayım: Birbiri üzerine konarak oluşturulmuş nesnelerin her bölümü ya da parçası.
yerbilim: bk. katman.
sinema: Film tabanı üzerine sürülen çeşitli özellikteki duyar özdekler.
İngilizce'de Kat ne demek? Kat ingilizcesi nedir?:
storey, multiple, horizon, levél, layer, coat, coating, stage, stratum, kat
Almanca'da Kat ne demek?:
etagendekoration
Fransızca'da Kat ne demek?:
étage
Osmanlıca Kat ne demek? Kat Osmanlıca'da ne anlama gelir?:
misil, tabaka, kategori, kademe
Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:
Tokat kenti, Dökmetepe nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
Kat kısaca anlamı, tanımı:
Kat çıkmak : Yapıya kat eklemek.
Katbekat : Kat kat.
Kat görevlisi : Otellerde odaların, katların temizliğinden ve gerekli malzemelerin temininden sorumlu olan kimse.
Kat irtifakı : Bir binanın üstüne kat yapma iznini veren hak.
Kat kat : Çok, pek çok. Üst üste.
Katsayı : Bir niceliğin kaç katı alındığını gösteren sayı, emsal. Cisimlerin fiziksel özelliklerini belirten değişmeyen büyüklükler. Bir yasayı anlatan formülün yazılışında yer alan, değişmeyen sayı.
Kat yuvarı : Yer atmosferinin 10-60 kilometre yükseklikleri arasında kalan katmanı, stratosfer.
Alt kat : Bir yapının veya aracın katlarından altta olanı.
Askat : Herhangi bir ölçü biriminin bölündüğü eşit parçalardan her biri.
Asma kat : Yapılarda genellikle tabanla birinci kat arasına yapılan, basık tavanlı, altı boş kat.
Binkat : Pek çok, kıyaslanmayacak ölçüde.
Çekme kat : Apartmanlarda veya evlerde dört yanı teras olarak bırakılan en üst kat.
Duyar kat : Film tabanı üzerinde yer alan, ışığa karşı duyarlığı olan gümüş bromürlü ecza tabakası.
Orta kat : Karın bölgesi. İki kat arasında kalan kat.
Ortak kat : Birtakım tam sayıların katı olabilecek sayı.
Üçkat : Bir kumaş örgüsünde üç ipliğin bir iplik yerine kullanılması.
Üst kat : Bulunulan yere göre bir üst daire ve bölüm.
Yalın kat : İnce, tek katı olan. Sağlam olmayan, dayanıksız. Basit, derinliği olmayan, üstünkörü.
Yedi kat el : Çok yabancı.
Bahçe katı : Apartmanların bahçe hizasında olan katı.
Bodrum katı : Bir yapının zemin katının altında olan ve oturulabilen en alt katı.
Çatı katı : Yapılarda çatı ile son kat arasında yapılmış olan küçük kat.
Giriş katı : Toprak düzeyinde olan kat, yer katı, zemin katı.
Ocak katı : Belirli bir düzeyde hazırlanmış galeri ağının tümü.
Yer katı : Giriş katı.
Zemin katı : Giriş katı.
Katetmek : Kesmek, bölmek. Bir yeri aşarak geçmek, yol almak.
Katolunmak : Kesilmek.
Takım : Canlıların bölümlendirilmesinde familya ile sınıf arasında yer alan, yakın benzerlikler gösteren organizmaların oluşturduğu birlik. Bir oyunda sahaya çıkan belli kuruluşlara bağlı oyuncular topluluğundan her biri. Görev bakımından birbirini tamamlayan kimselerin topluluğu, grup, ekip, trup. Hayvanlarda yemek borusu, akciğer ve karaciğere genel olarak verilen ad. Aşağılayıcı ve küçümseyici anlamda topluluk. Sigara ağızlığı. Bir filmin çevriminde görüntüleri alma, aydınlatma, ses alma gibi belli başlı çalışmaları yapmak için gerekli en küçük teknikçiler topluluğu. Takım elbise. Birlikte oynayan, kazanmak için birlikte çalışan sporcu topluluğu. Bölüğü oluşturan birliklerden her biri. Birbirini tamamlayan şeylerin tümü. Meslek, davranış, durum vb. yönlerden birbirine uyan kimselerin oluşturduğu topluluk. Bir işte veya bir yerde kullanılan eşya ve aletlerin tamamı, ekipman.
Apartman : Birkaç katlı ve her katında bir veya birkaç daire bulunan yapı.
Ön : Bu sayıyı gösteren 10 ve X rakamlarının adı. Dokuzdan sonra gelen sayının adı. Dokuzdan bir artık.
Yan : Birlikte, beraberinde olma. İstekleri karşıt olan iki kişiden veya topluluktan biri. Tali. Bir şeyin ön, arka, alt ve üst dışında kalan bölümü, profil. Bir tarafa yönelerek. Üst. Yer. Savaş düzenindeki ordunun iki kanadından her biri. Üstte, altta, arkada veya önde olmayan. Sağ ve solun ortak adı, yön, taraf, cihet. İkinci derece olan. Bir denklemde "=" işaretiyle ayrılmış olan iki anlatımdan her biri. Futbol veya hentbolda, topun, alanın yan çizgileri dışına çıkması, taç.
Huzur : Ön, yan, kat, makam, yamaç. Bir yerde bulunma. Dirlik, baş dinçliği, gönül rahatlığı, rahatlık, erinç. Padişah katı.
Makam : Mevki, kat, yer. Klasik Türk müziğinde bir müzik parçası veya şarkının işleniş biçimi.
Mevki : Makam. Durum. Yer, mahal. Bazı ulaşım araçlarında yolculara veya tiyatro, sinema vb. yerlerde seyircilere sağlanan konfora ve bilet ücretlerine göre düzenlenmiş yer.
Kez : Bazı sayı sıfatlarıyla birlikte kullanılarak bir olayın ve olgunun her bir tekrarlanışını bildiren söz, defa, kere, sefer.
Defa : Kez, kere.
Misil : Eş, benzer. Miktar. Defa, kez, kat.
Katman : Bir toplum içinde makam, şöhret, meslek vb. bakımdan ayrılan topluluklardan her biri, tabaka. Birbiri üzerinde bulunan yassıca maddelerin her biri, tabaka. Altında veya üstünde olan kayaçlardan gözle veya fiziksel olarak az çok ayrılabilen, kalınlığı 1 santimetreden az olmayan tortul kayaç birimi, tabaka.
Bir : Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Sadece. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Beraber. Sayıların ilki. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Eş, aynı, bir boyda. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Tek. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Bir kez.
Kesme : Lokum. İki çekimin birbirine doğrudan doğruya bağlanmasından, iki ayrı çekimin birbirini izlemesinden doğan durum. Çizgisel iki doğru parçası ve bir eğri yayı ile sınırlanan düzlem yüzeyi. Kıyılarımızda yaygın olarak bulunan, yuvarlak tepeli, 5 metre kadar boylu, her dem yeşil, yaprakları küçük ve kenarları testere dişli, çiçekleri yeşilimsi beyaz renkli olan bir süs ağacı, akçakesme (Phillyrea latifolia). Kesin, değişmez, maktu. Küp biçiminde veya köşeli olarak kesilmiş olan. Kesmek işi. Kesme işareti. Teneke, sac vb.ni kesmek için kullanılan makas. Nazımda veya nesirde, bir cümleyi sonu anlaşılacak biçimde yarım bırakma sanatı, kat.
Kesilme : Kesilmek işi.
Bağlama : Üç çift telli olan ve mızrapla çalınan bir saz. Bağlamak işi. Ulama. Yapılarda duvarları birbirine bağlayan kiriş, putrel vb.
Bitirme : Bitirmek işi.
Kat alanları toplamı : Bir yapının, yapım yerbölümü başta olmak üzere, kullanılan bütün katkılı kat alanlarının toplamı. bk. yapım yerbölümü.
Kat çekme : Taban üzerine çeşitli yapıda katın sıvanması.
Kat çıkma : Bir yapıda daha çok ailenin barınmasını sağlamak ya da yapısının tutmalığından daha çok kazanç elde etmek amacıyla, bir yapı sahibinin, yapısının kat sayısını arttırması, döşeme üstüne kadar olan uzaklık.
Kat döşemi : Temiz suyu kolonlardan kullanma yerlerine taşıyan döşem.
Kat iyeliği : Birkaç kişinin ya da ailenin, bir yapının belli bölümlerinin ayrı ayrı, yapı yerbölümünün ve ortak kullanım yerlerinin ortaklaşa iyesi olmaları.
Kat kalmak : Tam bir acz içinde kalmak, umutsuz, çaresiz kalmak
Kat oranlar yasası : İki öğe, birden çok bileşik oluşturduklarında, öğelerden birinin belirli bir niceliği ile diğer öğenin nicelikleri arasında, tamsayılarla gösterilebilen bir oran olduğunu belirten yasa.
Kat yüksekliği : Bir yapıda, döşeme üstünden, bir üstteki katın
Kat ile ilgili Cümleler
- Tom'un evi benimkinden en az üç kat daha büyük.
- Onu faturama kat.
- Birinci kat sular altında kaldı.
- "Fransızca öğrenmeye biraz ilgim var ama o zor değil mi?" "Hiç değil. İngilizce'den 100 kat daha kolay!" "Gerçekten mi?" "Eh, en azından benim için öyle." "Bunun nedeni senin ana dilin olması gerçi"
- Bu kaçıncı kat?
- Burası kaçıncı kat?
- Bu binada 5 kat ve 20 daire var.
Diğer dillerde Kat anlamı nedir?
İngilizce'de Kat ne demek? : [Kat] n. catalyst, substance that accelerates a chemical reaction
n. catalyst, substance that accelerates a chemical reaction, catalytic agent; catalytic converter, device in automobiles which converts harmful exhaust gases into harmless products
n. cat, feline, small furry mammal which is often kept as a pet
Fransızca'da Kat : étage [le], couche [la], degré [le], multiple [le]
Almanca'da Kat : n. Etage, Falte, Geschoss, Schicht, Stufe
Rusça'da Kat : n. слой (M), пласт (M), этаж (M), ярус (M), раз (M), зоб (M)

Bu kısımda Kat nedir? Kat ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kat tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kat hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.