Layer türkçesi Layer nedir
- Fidan daldırmak.
- Film tabanı üzerine sürülen çeşitli duyar özdek ya da koruyucu özdekten oluşan astar.
- Yumurtlayan.
- Kat.
- Topçu.
- Katmanlara ayırmak.
- Tabaka.
- Daldırmak.
- Bilgisayar, kimya, madencilik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
- Katman.
- Daldırma yapmak.
- Döşeyen kimse.
- Kat kat kesmek.
- Birbiri üzerine serilmiş, yayılmış ya da kimyasal olarak oluşmuş, varlığı kimyasal ve fiziksel yöntemlerle belirlenebilen özdek bölgesi.
Layer ile ilgili cümleler
English: The flood deposited a layer of mud.
Turkish: Sel bir çamur tabakası oluşturdu.
English: Storms have abraded the outer layer of paint.
Turkish: Fırtınalar boyanın dış tabakasını aşındırdı.
English: The concrete layer of the nuclear reactor's shielding will be destroyed using controlled explosions.
Turkish: Nükleer reaktörün koruyucu somut tabakası kontrollü patlamalar kullanılarak imha edilecek.
English: Since it was getting even hotter, Moustapha peeled off another layer of clothing.
Turkish: Hava dahada ısındığı için, Mustafa bir kat elbise daha çıkardı.
English: A fresh layer of snow covered the street.
Turkish: Taze bir kar tabakası caddeyi kapladı.
Layer ingilizcede ne demek, Layer nerede nasıl kullanılır?
Layer cake : Kat kat pasta. Kat kat kremalı pasta. Katlı pasta.
Layer of security : Güvenlik katmanı.
Barrier layer capacitance : Engel katmanı kapasitesi. Engel katmanı sığası.
Cage layer fatigue : Kafeste yetiştirilen yumurtacı tavuklarda egzersiz yetersizliği sonucu kemiklerden kalsiyum fosfatın çekilmesi, sonucu kemik ve omur kırıklarından kaynaklanan felçlerle belirgin bir hastalık, kafes osteoporozisi, yumurtacı tavuklarda kafes yorgunluğu. Yumurtacı tavuklarda kafes yorgunluğu. Kafes yorgunluğu.
Cage layer osteoporosis : Kafes yorgunluğu. Kafes osteoporozisi.
Argillaceous layer : Killi katman. Killi tabaka.
Atmospheric layer : Atmosfer tabakası. Havayuvarı katmanı. Sıcaklık, yoğunluk gibi özellikleri bakımından birbirlerinden farklı olan, çeşitli yüksekliklerdeki hava katlarından her biri.
Aged layer : Yumurta verimini tamamlamış, et için kesilen veya doğrudan tavuk kesimhanesinde rendering işlemine tutulan yumurtacı yaşlı tavuk. Çıkma tavuk.
Aleuron layer : Tahıl tanelerinin dış kısmında bulunan yağ, niyasin, mineral bakımından zengin ve fitik asidin yoğun olduğu kısım. Aleuron tabakası.
Application layer : Uygulama katmanı.
İngilizce Layer Türkçe anlamı, Layer eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Layer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Horizon : Ufuk. Toprak katları. Uzamda, insan gözünün erişebileceği geniş alanın sınırı. Toprağın çeşitli oluş evrelerinde bulunan katları. Gözerimi. Deniz kıyısında ya da geniş bir düzlükte, gökle yerin birleşmiş gibi görüldüğü ve bulunulan yere uzaklığı yükseldikçe artan çember yayı biçiminde çizgi. Görüş. Gözlemcinin bulunduğu noktadan yeryuvarlağına çizilen teğet düzlemin gökküresi ile ara kesit dairesi.
Demerge : Batırmak. Dalmak. Batmak.
Kat : Katal.
Layers : Yumurtacı ırklar. Otuz iki haftalık yaşın üzerinde yumurta üretimi için yetiştirilen ve en yaygın olarak tavuk ve ördekler için kullanılan bir terim. Katmanlı.
Beds : Nehir yatağı. Zemin. Tarh. Yatak. Mezar. Çiçeklik. Temel. Yatacak yer.
Shell : Bir hayvanın, meyvenin, bazı yumurtaların, kalkerli, silisli, keratinsi ya da kitinli sert dış örtüsü. kavkı. Deniz kabuğu. Soymak. Kabuğunu çıkartmak. Topçu mermisi atmak. Deniz hayvanı kabuğu. Topçu mermisi. Kik. Bina iskeleti. Top ateşiyle dövmek.
Dips : Farları kısmak. Eğim yapmak. Çökmek. Bandırmak. Elini cebine atmak. Dalmak. Alçalmak. Dalış yapmak. Bayrağı yarıya indirmek.
Cannonry : Topçu ateşi.
Convolution : Dürülüş. Büklüm. Beyin ya da bağırsakta olduğu gibi kıvrımlar, bükülmeler oluşması. Biyoloji, ekonomi alanlarında kullanılır. Konvolusyon. Kıvrım. Evrişim. Tomarlama. Katlama.
Course : Seyir. Köpeklerle kovalamak. Atletizm, eğitim alanlarında kullanılır. Yön. İzlenen yol. Sıralama. Kurs. Bir süreç ya da gidiş içinde izlenen yol. İzge. Süreç.
Layer synonyms : interlayer, craning, immersing, footballers, mould, ply, lamella, dunk, ovigerous, lasher, coverings, ballers, crease, oviparous, fold, artillerists, sills, artillerymen, spawning, cigarette case, ballplayer, bed, work, coating, estate, spheres, craned, artillery, ballplayers, spawner, lift, baller, lamina.
Layer zıt anlamlı kelimeler, Layer kelime anlamı
Layer antonyms : natural object.
Layer ingilizce tanımı, definition of Layer
Layer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who, or that which, lays.

Bu kısımda Layer kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Layer ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Layer anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Layer ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.