Giving up türkçesi Giving up nedir

Giving up ile ilgili cümleler

English: I learned a lot about myself in the process of giving up tobacco.
Turkish: Tütünü bırakma sürecinde kendimle ilgili çok şey öğrendim.

English: He didn't want to disappoint his wife by giving up his new position.
Turkish: O, yeni pozisyonundan vazgeçerek karısını hayal kırıklığına uğratmak istemedi.

English: I concurred in giving up my vacation for my family.
Turkish: Ailem için tatilimden vazgeçmeye razı oldum.

English: Ali isn't giving up yet.
Turkish: Ali henüz vazgeçmiyor.

English: I'm giving up smoking.
Turkish: Sigara içmeyi bırakıyorum.

Giving up ingilizcede ne demek, Giving up nerede nasıl kullanılır?

Giving : Bağışlama. Verici. Verme. Bağış. Hibe.

Giving up oneself : Teslim.

Before giving up retry : Vazgeçmeden önce.

Giving advice : Nasihat niteliğinde kelimeler sarf etmek. Öğüt vermek.

Giving and taking : Karşılıklı fedakarlık. Fikir alışverişi. Al gülüm ver gülüm. Uzlaşma.

İngilizce Giving up Türkçe anlamı, Giving up eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Giving up ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abandon : Dayandırmak. Başlı-başına koymak. Boşlamak. Başından atmak. El etek çekmek. Taşkınlık. Durdurmak. Bırakmak.

 

Concedes : Kabul etmek zorunda kalmak. Kabullenmek. Uygun bulmak. İtiraf etmek. Teslim etmek. Vermek. Bağışlamak. Kabul etmek. Bırakmak.

Give up hope : Ümidini kesmek. Ümidini kaybetmek. Umudu kesmek. Umudunu kaybetmek.

Give up hope of : Ümidini kesmek.

Swerved : Yoldan çıkmak. Birdenbire başka bir yöne sürmek (taşıtı). Caymak. Saptırmak. Top çelmek. Sapmak. Döndürmek. Dönmek.

Gave way : Çökmek. Yol vermek. Kendini vermek. Öncelik tanımak. Boyun eğmek. Küreklere asılmak. Kapılmak.

Abdicate : Boynundan atmak. Tacını ve tahtını terketmek. Çekilmek (kral veya kraliçe tahttan). İstifa etmek. Tahttan çekilmek (kral veya kraliçe). Hakkından vazgeçmek. Terk-i saltanat etmek. Tahttan çekilmek. Saltanattan çekilmek.

Given way : Kapılmak. Çökmek. Öncelik tanımak. Boyun eğmek. Küreklere asılmak. Yol vermek. Kendini vermek.

To give up : Teslim etmek. Vermek. Havlu içerisinde fırlatmak. Kabullenmek zorunda kalmak. Kabullenmek. Yol vermek. Öncelik tanımak. Bırakmak.

Despair of : Umutsuz olmak. Ümidini kesmek. Ümitsiz olmak. İçi kararmak.

Giving up synonyms : disaffirmation, abstention, back away, succumbing, cannot stand, desistance, abnegation, back down, sacrifice, swerve, despairs, abdicates, budge from, abjured, abstentions, abdicated, cession, give up, abandon hope, abandonments, back, despaired, concede, disaffirmance, abjuration, succumbed, disclaimer, conceded, give way, abjurations, give up all hope, abjure, climbdown.