Giving and taking türkçesi Giving and taking nedir

  • Fikir alışverişi.
  • Al gülüm ver gülüm.
  • Karşılıklı fedakarlık.
  • Uzlaşma.

Giving and taking ingilizcede ne demek, Giving and taking nerede nasıl kullanılır?

Giving : Bağışlama. Verici. Bağış. Verme. Hibe.

And : Da... da... ya da de... de. Ayrıca. Üstelik. Da. İle. Bir de. -bundan dolayı. Hem... hem de. Sonra. Ve bu yüzden.

Taking : Telaş. Çekici. Sallanma. Çalkalanma. Çevirim. Alma. Alış. Ele geçirme. Sari. Heyecan.

İngilizce Giving and taking Türkçe anlamı, Giving and taking eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Giving and taking ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Compromise : Uyuşmak. Riske atmak. Ödünleşmek. Anlaşmaya varmak. Taviz. Gölge düşürmek. Ara bulmak. Anlaşmaya varma. Uzlaşmak. Karşılıklı ödün vererek anlaşmaya varmak.

Come to an arrangement : Uyuşmak. Bir anlaşmaya varmak. Anlaşmaya varmak. Uzlaşmak. Karşıtlar arasındaki anlaşmazlıkların ortadan kaldırılması yoluyla birlik sağlama. uygulanacak işlerde tartışma yoluyla bir bütünlük ve birliğe varma.

Convention : Sayma. Uylaşım. Toplama. Düzen. Bilgisayar, iktisat, tarih, sosyoloji alanlarında kullanılır. Gelenek. İki veya daha çok devletin saldırmazlık, savaşta ittifak ve iktisadi ilişkiler gibi konularda yasal sonuçlar doğurmak üzere yapılan sözleşme. İki ya da daha çok devlet arasında yapılan bağlayıcı yazılı sözleşme. Kongre.

 

Bargain : Uyuşmak. Anlaşmak. Teklif (pol.). Karşılık (pol.). Anlaşma. Pazarlık etmek. Değiş tokuş etmek. Kelepir. Pazarlık.

Arbitrement : Hakem kararı. Arabulucu kararıyla halletme. Tahkim.

Accommodation : Halletme. Belirli bir uzaklıktaki bir nesneye bakmak için gözde (genellikle) kendiliğinden olan değişme. Kalacak yer. Yerleşme. Yatacak yer. Kolaylık. Uyuşma. Borç. Sağlama. Bağdaştırma.

Agreements : Kontrat. Antlaşma. Kabul etme. Razı olma. Pakt. İttifak. Sözleşme. Anlaşma. Mukavele. Uyma.

Assent : Onamak. Onaylamak. Kabul. Uzlaşmak. Onay. Anlaşmaya varmak. Tasvip etmek. Rıza. Anlaşmak.

Conciliation : Gönlünü alma. Ödeme. Toplu iş uyuşmazlıklarında, uzlaştırma kurulu aracılığıyla işçi ve işveren arasında anlaşmaya varılmasını sağlama. Barıştırma. Uzlaştırma. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Gönül alma. Yatıştırma. Sakinleştirme.

Exchange of views : Fikir teatisi. Görüş alışverişinde bulunma.

Giving and taking synonyms : conciliations, give and take, agreement, accordance, bargains, arrangement.