Compromise türkçesi Compromise nedir

  • Şerefini tehlikeye atmak.
  • Anlaşmaya varma.
  • Riske atmak.
  • Ödünleşmek.
  • Şerefine gölge düşürmek.
  • Anlaşmaya varmak.
  • Gölge düşürmek.
  • Uzlaşma.
  • Uzlaştırmak.
  • Uyuşmak.
  • Karşılıklı ödün vererek anlaşmaya varmak.
  • Ara bulmak.
  • Tutum, görüş, kanıların birbirine uygun düşmesi ya da yaygın kalıplarla bağdaşması.
  • Bireylerin ya da toplumsal kümelerin, toplumsal değerlerin paylaşılmasında karşılıklı ödünlerle aralarında bir anlaşmaya varmaları.
  • Anlaşmak.
  • Bilgisayar, sosyoloji alanlarında kullanılır.
  • Uzlaşmak.
  • Taviz.

Compromise ile ilgili cümleler

English: After a heated discussion, a compromise was adopted. Smokers will be allowed to smoke in the smoking corner.
Turkish: Hararetli bir tartışmadan sonra,uzlaşma sağlandı.Sigara içme köşesinde sigara içenlerin sigara içmesine izin verilecek.

English: A reasonable compromise must be found.
Turkish: Makul bir uzlaşma bulunması gerekiyor.

English: A compromise may be required.
Turkish: Bir uzlaşma gerekebilir.

English: A compromise was reached.
Turkish: Bir uzlaşmaya varıldı.

English: A watered down compromise resolution is better than none at all.
Turkish: Sulandırılmış bir uzlaşma önergesi hiç yoktan daha iyidir.

Compromise ingilizcede ne demek, Compromise nerede nasıl kullanılır?

 

Compromise by : Uzlaşmak.

Compromise on : Bir konuda ödün vermek. Üzerinden uzlaşmak. Bir konuda uzlaşmak.

Compromise verdict : Uzlaşma kararı.

Compromise with : Ödün vererek anlaşmak. Taviz vererek uzlaşmak. İle uzlaşmak. Ödün vererek anlaşmaya varmak. Taviz vererek uzlaşma sağlamak. Taviz vererek anlaşmak. İle uyuşmak. Ödün vererek uzlaşmak.

Make a compromise : Uzlaşmak.

Territorial compromise : Bölgesel taviz. Bölgesel ödün. Barışa karşılık 1967 yılında israil tarafından işgal edilen topraklardan vazgeçmek için prensipteki gönüllülük. Karasal ödün.

Compromisable : Anlaşmaya varılabilir. Üzerinde anlaşılabilir. Halledilebilir.

Compromising : Uzlaştırmak. Uzlaşmak. Ara bulmak. Gölge düşürmek. Anlaşmak. Sosyal uzlaşma. Riske atmak.

Immunocompromised : Bağışıklığı kısıtlanmış. İmmünitesi zayıflamış. Bağışıklık yetersizliği olan. Bağışıklık yetmezliği olan. Bağışıklığı tehlikede.

Compromises : Riske atmak. Uzlaşmak. Anlaşmak. Uzlaştırmak. Gölge düşürmek. Ara bulmak.

İngilizce Compromise Türkçe anlamı, Compromise eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Compromise ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Accommodated : Kalacak yer sağlamak. Yerleştirmek. Uyum sağlamak. Uydurmak. Alıştırmak. Bağdaştırmak. Sağlamak. Alışmak.

Assent : Anlaşma. Onamak. Onay. Tasvip etmek. Rıza. Onaylamak. Kabul.

Accommodation : Yatakhane. Sağlama. Halletme. Yatacak yer. Uyum. Belirli bir uzaklıktaki bir nesneye bakmak için gözde (genellikle) kendiliğinden olan değişme. Konaklama. Kalacak yer. Düzen.

Dampens : Kaçırmak. Islanmak. Kırmak. Tadını kaçırmak. Köreltmek. Tavlamak. Nemlenmek. Azaltmak (titreşimi). Islatmak.

 

Agreements : Antlaşma. Pakt. Aynı fikirde olma. Anlaşma. Kabul etme. Uyma. İttifak. Uyuşma. Razı olma. Kontrat.

Adventure : Macera. Yeltenmek. Risk. Sefer. Serüven. Düşsel olayları konu alan masal türü. bk. halk serüveni, kişisel serüven, hayvan serüveni, öykülü serüven, krş. halk masalı, halk sagası. Öğelerin birleşmesinden doğan ve bir araya geldiklerinde halkbilim ürünleriyle olaylarının oluşumunu sağlayan birimlerden her biri. bk. öğe, anakonu, örge tümgesi, örnek, ayrık öğe. Tehlikeli iş. Örge.

Kiss and be friends : Bir araya getirmek. Barışmak. Arayı düzeltmek.

Gambles : Spekülasyon yapmak. Kumar. Riskli girişim. Kumar oynamak. Rizikolu iş. Oynamak.

Negotiation : Kırdırma (senet). Aşma. Ciro etme. Paraya çevirme. Ciro etme (çek veya bono). Görüşme yöntemi. Müzakere.

Compromise synonyms : via media, compromises, capitulate, conciliation, make a bargain, adventuring, closes, adventures, gambled, mediated, come to an agreement, agrees, come to a mutual understanding, accommodates, cast doubt on, mediating, make a travesty of, assort well with, concession, accord, clicks, conciliations, reconciles, click, arbitrement, gamble, concessions, bargain, be in harmony with, compounded, close a deal, bargains, arrangement.

Compromise zıt anlamlı kelimeler, Compromise kelime anlamı

Competition : Çekişme. Atletizm, biyoloji, iktisat, eskrim, ekonomi, sosyoloji alanlarında kullanılır. Tek ya da takımlar arasında yenişme amacıyla düzenlenen kılıçoyunu karşılaşmalarının tümüne verilen ad. Müsabaka. Musabaka. Kendi mallarının satışını kolaylaştırma ve hızlandırma, başkalarına ilişkin malların satışını da yavaşlatma ve engelleme amacıyla tecimci ve yapımcılar arasında uygulanan yarışım. aynı düzeyde aynı tür mallar arasında satışı yoğunlaştırma ve karşıtına ilişkin malların satışını engelleme amacıyla malın satış koşulları ve özelliğiyle niteliğinde daha olumlu sonuçlar sağlayarak çabalarda bulunma. Rekabet. Yarış. Yarışım. Konkur.

Disagree : Atışmak. Karşıt görüşte olmak. Aynı fikirde olmamak. Çelişmek. Sürtüşmek. Anlaşamamak. Aynı düşüncede olmamak. Bozuşmak. Yaramamak. Uymamak.

Compromise ingilizce tanımı, definition of Compromise

Compromise kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To agree. To agree. A mutual agreement to refer matters in dispute to the decision of arbitrators. To accord. To bind by mutual agreement.