Assent türkçesi Assent nedir

Assent ingilizcede ne demek, Assent nerede nasıl kullanılır?

Assent to : Rıza göstermek. Onamak. Onaylamak. Tasvip etmek. Kabul etmek. Razı olmak.

Assentation : Hazır ancak samimi olmayan onay.

Assented : Önceden anlaşmaya varılmış. Anlaşılmış. Razı olunmuş.

Assented bond : Bir ortaklıktaki örgütsel değişikliği kabul eden ortakların, değişiklik yapılıncaya kadar bir yere yatırdıkları belgitler. Yatırılmış pay belgiti.

Assented stock : Yatırılmış pay belgiti. Bir ortaklıktaki örgütsel değişikliği kabul eden ortakların, değişiklik yapılıncaya kadar bir yere yatırdıkları belgitler. Şirketin örgüt yapısındaki değişikliğe onay veren ortakların sahip oldukları hisse senetleri.

Assenter : Onaylayan kimse. Muvafakat eden kimse. Razı olan kimse.

Air passenger : Uçakta yolculuk yapan yolcu. Uçak yolcusu.

Assents : Razı olmak. Onaylamak. Anlaşmaya varmak. Kabul. Rıza. Kabul etmek. Tasvip etmek. Uzlaşmak. Onay. Onamak.

Assenting : Uygun bulan. Muvafakat eden. Razı olan. Onay veren.

Assentors : Onaylayan kimse. Muvafakat eden. Razı olan kimse. Muvafakat eden kimse.

İngilizce Assent Türkçe anlamı, Assent eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Assent ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Come together : Birlikte gelmek. Ortak noktaya gelmek. Kavuşmak. Ortak noktada buluşmak. Bir araya gelmek. Birikmek. Toplanmak. Yeniden birleşmek. Buluşmak.

Ratifies : Kabul ve tasdik etmek. İcazet vermek. Tasdik etmek. İmzalamak. Teyit etmek. Onaylama.

Close a deal : İşi bitirmek. Bir iş anlaşması yapma. Bir işlem yapma.

Accord : Uzlaştırmak. Uygunluk. Uymak. Uyum sağlamak. Uyuşturmak. Vermek. Bağdaşmak. Mutabakat.

Capitulate : Taahhüt etmek. Teslim şartlarını kararlaştırmak. Teslim olmak. Taviz vermek. Silahları bırakmak.

Conciliation : Gönül alma. Ödeme. Sakinleştirme. Gönlünü alma. Uzlaştırma. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Uyuşmazlığın çözümlenebilmesi arnacıyla yapılan yasal çalışmaların tümü. Arabuluculuk. Barıştırma.

Conceding : Ödün vermek. Kabul etme. Kabullenmek. Kabul etmek zorunda kalmak. Kabul ediş. Uygun bulmak.

Condone : Örtmek. Hoş görmek. Kusura bakmamak. Göz yummak. Görmezlikten gelmek. Bağışlamak. Telafi etmek. Affetmek.

Come into line : Uyum sağlamak. Sıraya girmek.

Admission : İkrar. Girme. Giriş. Emme (mühendislik terimi). Katılma. İtiraf. Motora yeni karışım ya da hava alınması işlemi ve bu işlemin yapıldığı çevrim evresi. Giriş izni. Teslim.

Assent synonyms : arbitrement, give and take, affirms, conciliations, ratify, giving and taking, convention, agree with, approve, capitulating, alliances, enter into an agreement, acceptance, connive, attestation, acquiesces, approves, agreements, authorisations, countenanced, acceptances, acquiesced, accepting, accepted, acceding, affirm, agree to, affirmations, come to an arrangement, make a bargain, closes, ratifying, axises.

 

Assent zıt anlamlı kelimeler, Assent kelime anlamı

Disagreement : Bozuşma. Anlaşmazlık. Münakaşa. Uyuşmazlık. Uyuşmama. Münazaa. Uygun bulmama. Çatışma. Mübayenet. Tutum, görüş, kanıları ölçülen çeşitli kişilerin ya da aynı bireyin yanıtları arasındaki benzemezlik ya da terslik.

Dissent : Görüş ayrılığı. Aynı görüşte olmamak. Muhalif olmak. Farklı düşünmek. Aynı fikirde olmamak. Bozuşmak. Karşı olmak. Anlaşmazlık. Kabul etmemek. Karşı koymak.

Assent ingilizce tanımı, definition of Assent

Assent kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of assenting. To admit a thing as true. To express one`s agreement, acquiescence, concurrence, or concession. Acquiescence. Agreement. Concurrence with approval. The act of the mind in admitting or agreeing to anything. Consent.