Onay nedir, Onay ne demek

"Onay" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Sonunda, üstlerinin de onayıyla bir sınav yapmaya karar verdi." - İ. O. Anar

Hukuki terim anlamı:

icâzet, tasdîk.

Onay isminin anlamı, Onay ne demek:

Kız ismi olarak; Uygun bulma, onaylama. Erkek ismi olarak; Uygun bulma, onaylama.

İngilizce'de Onay ne demek? Onay ingilizcesi nedir?:

confirmation

Onay anlamı, tanımı:

Onay almak : Onaylanmasını sağlamak, kabul veya tasdik ettirmek.

Onaylama : Onaylamak işi, tasdik, tasdikleme, konfirmasyon, sertifikasyon.

Onaylamak : Denetlemek, doğrulamak. Yapılan bir işi doğru ve yerinde bularak kabul etmek, tasdik etmek, tasdiklemek.

Onaylanış : Onaylanma işi, tasdikleniş.

Onaylanma : Onaylanmak işi, tasdiklenme.

Onaylanmak : Onaylama işi yapılmak veya onaylama işine konu olmak, tasdiklenmek, tasdik edilmek.

Onaylatma : Onaylatmak işi, tasdikletme.

Onaylatmak : Onaylama işini birine yaptırmak, tasdikletmek, tasdik ettirmek.

Onaylı : Onaylanmış olan, tasdik edilmiş, musaddak.

Onaysız : Onaylanmamış, tasdik edilmemiş.

Uygun : Orantılı, oranlı. Elverişli, yarar, müsait, muvafık. Yakışır, yaraşır, mutabık, mütenasip.

Bulma : Bulmak işi.

Tasdik : Onay, onaylama. Doğrulama.

İcazet : Diploma. Onay, onaylama. İzin.

İzin : Bir şey yapmak için verilen veya alınan özgürlük, müsaade, ruhsat, icazet, mezuniyet. Bir kimseye çalıştığı yerce verilen tatil.

 

Onay belgesi : İyi tanıklık, kapsadığı işlem ya da olayı onaylayan belge.

Onay markaları : İyesi olmayanlarca, malın ya da işin bölgesini, yapım yönetimini, niteliğini ve daha başka özelliklerini gösteren mal ve işleviyle ilgili olarak bir sendika ya da birliğin onayını gösteren markalar.

Onay markası : Bir malın tanımı ve başka özelliklerini kapsayan marka.

Onayabilme : Onayabilmek işi.

Onayabilmek : Onama imkânı veya olasılığı bulunmak.

Onayaklılar : Yakalayıcı kolları geriye doğru çekilemeyen kabuklular birliği. (zooloji)

Onayına sunmak : tasdike arz edilmek. İlgili cümle: "“... olağanüstü hâl ilanına karar verilmesi durumunda, bu karar Resmî Gazete'de yayımlanır ve hemen Türkiye Büyük Millet Meclisinin onayına sunulur.”" Anayasa.

Onaylamalık : Bir görevin, bir hizmetin, bir işlemin isteğe uygun olarak yapılmış ve bitirilmiş olduğunu gösteren belge.

Onaylamama : Tutumu ölçülen bireyin bir ölçek sınarını olumsuzlaması ya da sınarda dile getirilen görüşe katılmaması.

Onaylanmazlık sınırı : Doğrudan gözlem yordamlarıyla alınan bilgilerde güvenirlik sorunları yaratan ve bireylerin toplumsal beklentilere göre düşünüp davranmasını isteyen düzgülerden doğan engel . bk. dolaysız yordam.

Onay ile ilgili Cümleler

  • Babam konsere gitmemi onaylamadı.
  • Onaylamayacağını biliyordum.
  • Onaylayacağını düşünüyorum.
  • Onaylama işareti olarak başını salladı.
  • Ali onaylamazdı.
  • Ali hala onayınızı istiyor.
  • Ben bunu bütünüyle onaylıyorum.
  • Onaylanmamız için en ufak bir şans var mı?
  • Onun talebini onayladılar.
  • Onun davranışını onaylamıyorum.
  • Onaya ihtiyacım yok.
  • Ali anne ve babasının onayına ihtiyaç duyuyordu.
 

Diğer dillerde Onay anlamı nedir?

İngilizce'de Onay ne demek? : n. approval, confirmation, acknowledgement, acknowledgment, affirmation, endorsement, ratification, indorsement, certification, okay, approbation, assent, backing, legitimation, OK, sanction, visa, vise

Fransızca'da Onay : approbation [la], assentiment [le], confirmation [la], suffrage [le]

Almanca'da Onay : n. Einwilligung, Beglaubigung, Bestätigung, Sanktion, Zusage, Bescheinigung, Wille