Conceding türkçesi Conceding nedir

  • Kabul etmek zorunda kalmak.
  • Ödün vermek.
  • Kabul etme.
  • Kabullenmek.
  • Uygun bulmak.
  • Kabul ediş.

Conceding ingilizcede ne demek, Conceding nerede nasıl kullanılır?

Concede : Bağışlamak. Kabullenmek. Bahşetmek. Bırakmak. İtiraf etmek. Teslim etmek. Uygun bulmak. Ödün vermek. Kabul etmek. Kabul etmek zorunda kalmak.

Concede a goal : Gol yemek.

Conceded : İtiraf etmek. Bırakmak. Vermek. Kabul etmek zorunda kalmak. Kabullenmek. Teslim etmek. Kabul etmek. Bağışlamak. Uygun bulmak. Ödün vermek.

Concededly : Kabullenerek.

Conceder : Kabul eden kimse. Bağışlayan kimse. Yenilgiyi kabul eden kimse. Karşı koyamayan kimse. Teslim olan kimse.

Concealed microphone : Gizli mikrofon.

Sconced : Bingi. Sofra kurallarına uymayana bira vermemek. Aplik. Baş. Cezalandırmak (oxford üniv.). Duvar şamdanı. Ceza. Cezalandırmak. Kelle. Kafa.

Concealed gutter : Gizli oluk. Gizli dere.

Concealed assets : Gizli aktifler. Örtülü mal varlığı.

Conceal : Gizli tutmak. İdare etmek. Perdelemek. Ketmetmek. Örtmek. Saklamak. Gizlemek. Örtbas etmek. Kapamak.

İngilizce Conceding Türkçe anlamı, Conceding eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Conceding ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acquiesced : Normal karşılamak. Katlanmak. Karşı çıkmamak. Boyun eğmek. Muvafakat etmek. Razı olmak. Ses çıkarmamak. Kabul etmek.

 

Adoptions : Kabul. Uygulama rejimi. Evlat edinme. Edinme. Alma. Benimseme. Nüfusuna geçirme. Benimseyiş. Kabullenme.

Adoption : Kabul. Alma. Uygulama rejimi. Benimseyiş. Benimseme. Evlat edinme. Edinme. Kabullenme. Nüfusuna geçirme. Bir kimseye, öz çocuğuna verdiği hakkı verme, onun bakımını ve yetiştirilmesini üstüne alma.

Agree to : Anlaşmak. Mutabık kalmak. Kabul etmek. Rıza göstermek. Muvafakat etmek. Uymak. Boyun eğmek.

Countenances : Surat. Teşvik. Yüz. Onama. Kontrol. Müsamaha etmek. Çehre. Yüz vermek. Destek. Desteklemek.

Countenance : Yüz vermek. Yüz ifadesi. Teşvik. Uygun bulma. Onay. Müsamaha etmek. Kontrol. Onama. Tasvip etmek. Çehre.

Acknowledge : Doğruluğunu kabul etmek. Aklama. Teşekkür etmek. Kabul etmek. İtiraf etmek. Bildirmek (bir şeyin alındığını veya farkedildiğini). [#onaylama Onaylamak]. Bir paranın ödenmiş olduğunu açıklayan imzalı yazılım. kişiyi sorumluluktan, borçtan, sözleşmeye ilişkin yargılardan tüm olarak aklanabilmek amacıyla düzenlenerek ona verilen imzalı belge. dernek ya da ortaklık genel kurullarında, yöneticilerin her hangi bir sorumluluğu olmadığı yolunda alınan karar.

Conceded : Teslim etmek. Vermek. İtiraf etmek. Bağışlamak. Kabul etmek. Bırakmak.

Agreement : İtilaf. Bir ölçer ya da ölçekle tutumları ölçülen kişilerin, herhangi bir sınar ya da anlatımda dile getirilen tutumu benimseyerek onaylamaları durumu, bk. uyuşma. Uygunluk. Gramer, iktisat, ekonomi, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Düşünce ve amaç bakımından birleşip uyuşma. krş. sözleşme. Mukavele. Uzlaşma. Antlaşma. Muvafakat. Pakt.

 

Assent : Anlaşmaya varmak. Kabul. Rıza. Uzlaşma. Onaylamak. Onamak. Uzlaşmak. Anlaşmak. Onay. Tasvip etmek.

Conceding synonyms : acquiescence, bye, concedes, agreements, avow, acknowledges, swerves, acceptance, countenanced, accepting, to give up, climb down, pass, acknowledgement, approbate, meet halfway, swerved, budge from, deem suitable, approbated, avowal, accepts, yielding, acquiesces, countenancing, climbed down, back down, approbating, giving up, concede, come to terms with, acceptant, acceptances.