Conceder türkçesi Conceder nedir

  • Karşı koyamayan kimse.
  • Kabul eden kimse.
  • Bağışlayan kimse.
  • Teslim olan kimse.
  • Yenilgiyi kabul eden kimse.

Conceder ingilizcede ne demek, Conceder nerede nasıl kullanılır?

Conceders : Bağışlayan kimse. Teslim olan kimse. Karşı koyamayan kimse. Yenilgiyi kabul eden kimse. Kabul eden kimse.

Concede a goal : Gol yemek.

Concede : Kabul etmek. Bağışlamak. Bahşetmek. İtiraf etmek. Kabullenmek. Uygun bulmak. Bırakmak. Ödün vermek. Teslim etmek. Vermek.

Conceded : Kabul etmek zorunda kalmak. Uygun bulmak. Ödün vermek. Teslim etmek. Kabul etmek. Vermek. Kabullenmek. Bağışlamak. Bırakmak. İtiraf etmek.

Concededly : Kabullenerek.

Concealed microphone : Gizli mikrofon.

Ensconced : Yerleştirmek. Yataklık edilmiş. Rahat bir şekilde oturmuş. Yerleşmiş. Yerleştirilmiş.

Concealed : Mektum. Görünmez. Gizlenen. Gizli. Gizlenmiş. Nihan. Saklı.

Concedes : Vermek. Bırakmak. Ödün vermek. Kabul etmek. Kabullenmek. Bağışlamak. Teslim etmek. Uygun bulmak. İtiraf etmek. Kabul etmek zorunda kalmak.

Conceal : Saklamak. Gizli tutmak. Örtmek. Kapamak. Örtbas etmek. İdare etmek. Ketmetmek. Perdelemek. Gizlemek.

İngilizce Conceder Türkçe anlamı, Conceder eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Conceder ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Deem : Farz etmek. Zannetmek. Varsaymak. Addetmek. Saymak. Dikkate almak. İnanmak. Kıyas etmek. Görmek. Kabul etmek.

Reflect : (iyice) düşünmek. Yansıtmak. İfade etmek. Dile getirmek. Aksetmek. Düşünmek. Göstermek. Aksettirmek. Belirtmek.

Expect : Ümit etmek. Sanmak. Zannetmek. Beklenti içinde olmak. Düşünmek. Beklemek. Bebek beklemek. Ummak.

Accorder : Uyumlu olan kimse.

Receivers : Yediemin. Alıcı. Toplama kabı (distilasyon). Tahsildarlar. Tahsildar (vergi, gümrük). Yataklık eden. Ahize. İcra memuru.

Receiver : Para toplayıcı. Para alıcısı. Işığı, elektro-manyetik dalgaları alıp değerlendiren araç. göz, fotoğraf plağı, radyo, radyo ırakgörürü gibi. (radyo vb) alıcı. Tenis, bilgisayar, fizik, uzay, masa tenisi, ekonomi alanlarında kullanılır. Yataklık eden. Ahize (telefon). Karşılayan. İcra memuru.

Chew over : Üzerinde düşünmek. Hakkında düşünmek. Bahsetmek. Kafa yormak. Kafa patlatmak. Üzerinde kafa yormak.

Debate : Danışmak. Tartışma. Açık oturum. Tartışmak. Düşünüp taşınmak. Görüşme. Çekişme. Çekişmek. Bir yöneticinin yönetiminde, belirli bir konunun uzmanlar, ilgililer arasında tartışılıp aydınlatılmasını amaçlayan izlence. Müzakere.

Excogitate : Kafa patlatmak. Düşünüp bulmak. Kafa yormak. Düşünmek. Üzerinde düşünmek. Çıkarmak. Düşünerek bulmak.

Relativize : Göreceleştirmek.

Conceder synonyms : factor in, ruminate, view as, factor out, compare, generous person, think, relativise, capitalize, make, esteem, see, hold, favour, respect, receive, interpret, like, meditate, appreciate, speculate, capitulator, abstract, include, donators, deliberate, capitalise, identify, disrespect, ponder, reconsider, admitter, conceive.

 

Conceder zıt anlamlı kelimeler, Conceder kelime anlamı

Disrespect : Saymazlık. Saygısızlık. Saymamak. Saygısızlık etmek. Nezaketsizlik. Saygısızlık yapmak. Kabalık. Kabalık etmek. Hürmetsizlik. Hürmet etmemek.

Exclude : Kapsamdan çıkarmak. Hesaba katmamak. Hariç tutmak. Önlemek. Dışarıda bırakmak. İçeri almamak. Dahil etmemek. Kovmak. Saymamak. Dışlamak.

Esteem : Kanı. Değer vermek. Gözüyle bakmak. İtibar. Addetmek. Düşünmek. Saygı göstermek. Saygınlık. Takdir etmek. İtibar etmek.

Conceder antonyms : disesteem, respect, deny.