Expect türkçesi Expect nedir

Expect ile ilgili cümleler

English: Ali can expect to hear from us by the end of the month.
Turkish: Ali gelecek ayın sonuna kadar bizden haber almayı bekleyebilir.

English: Ali and Mary didn't expect to see each other.
Turkish: Ali ve Mary birbirlerini görmeyi beklemiyordu.

English: Adams did not expect the job to be easy.
Turkish: Adams işin kolay olmasını beklemiyordu.

English: Ali certainly didn't expect anything like this.
Turkish: Ali kesinlikle böyle bir şey ummuyordu.

English: Ali certainly can't expect to live with us.
Turkish: Ali kesinlikle bizimle yaşamayı bekleyemez.

Expect ingilizcede ne demek, Expect nerede nasıl kullanılır?

Expect of : İstemek. Beklemek. Ummak.

Expect the worst : En kötü ihtimalin gerçekleşeceğini ummak. Kendini en kötüsüne hazırlamak.

Did not expect : Tahmin etmedi. Zorunlu kılmadı. İstemedi. Ummadı. Öngörmedi. Beklemedi.

Did not know what to expect : Ne olacağını bilmedi. Ne bekleyeceğini bilmedi. Ne umacağını bilmedi.

Expectable : Beklenebilen. Beklenen. Umulabilir. Beklenebilir. Önceden görülebilir. Tahmin edilebilir. Kabul edilebilir.

Expectancy theory : Beklenti teorisi. Beklenti kuramı.

Expectancy : Bekleme. Beklenen şey. Ümit. Bireyin belli koşul ve durumların alacağı biçimler ya da kendisinden beklenenler konusundaki öngörüşü. Umut. İntizar. Beklenti. Bekleyiş.

 

Expectant mother : Anne adayı. Gebe kadın. Bebek bekleyen kadın. Hamile kadın.

Expectant : Bekleyen. Sabırsızlanan. Uman. Gebe. Ümitle bekleyen. Hamile. Bebek bekleyen. Miras beklentisi olan kimse. Beklentisi olan. Umutlu.

Expectanct : Bekleyen.

İngilizce Expect Türkçe anlamı, Expect eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Expect ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fanciest : Moda. İstemek. Tasavvur etmek. Süs. Fahiş. Aklında canlandırmak. Süslü. Beğenmek.

Presume : Farzetmek. Varsaymak. Kalkmak. Kabul etmek. Tahmin etmek. Farz etmek. İhtimal vermek. Cüret etmek. Haddini aşmak. Yeltenmek.

Theorise : Farzetmek. Teori kurmak. Hipotez ortaya koyma (ayrıca theorize). Kuram ortaya koymak. Kuramlaştırmak. Kuramlamak. Teorileştirmek. Kuram geliştirmek. Ortaya bir teori atmak. Bir teori geliştirmek.

Cerebrates : Beynini çalıştırmak.

Pregnant : Anne adayı. Karnı burnunda. Hamile. Yaratıcı. Verimli. Döl yatağında gelişen bir yavru taşıyan dişi. Gebe. Manalı.

Believe : İnancı olmak. Varsaymak. Kani olmak. Kanmak. İnanmak. Yemek. İman etmek. Güven duymak.

Be worried : Endişelenmek. Sıkıntısı olmak. Endişeli olmak. Kukumav gibi düşünüp kurmak. Sıkıntıda olmak.

Conjectured : Tahmin etmek. Varsaymak. Hipotez. Kestirmek. Tahmine dayalı fikir. Kestirim. Varsayı. Sanı.

Speculate : Yorum yapmak. Kuramsal olarak düşünmek. Üzerinde düşünmek. Kuramlar yürütmek. Alavere etmek. Tahminde bulunmak. Spekülasyon yapmak. Kafa patlatmak. Kafa yormak.

 

Have a bun in the oven : Hamile olmak. (birisinden) hamile kalmak. Hamile kalmak. Karnı burnunda olmak.

Expect synonyms : deemed, await, weened, allows, be in hopes of, attend, anticipate, require, fancies, call, be expecting, imagine, hypothesise, abide, expect of, hoped, foresees, look, abides, assume, deeming, conjecture, cerebrating, conjectures, deems, foresee, trust, evaluate, suppose, hypothesize, looks, bethinks, balance.

Expect ingilizce tanımı, definition of Expect

Expect kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To wait. To stay. Expectation. To wait for. To await.