Ummak nedir, Ummak ne demek

  • Bir şeyin olmasını istemek, beklemek
  • Sanmak, tahmin etmek.

"Ummak" ile ilgili cümle

  • "Umarım ki siz de mayıs hakkındaki bu sevgimi benimle paylaşırsınız." - B. Felek
  • "Her açılan kapının arkasından umduğumuz çıkmaz." - A. M. Dranas

Yerel Türkçe anlamı:

İmrenmek, özenmek.

Sanmak.

Özenmek.

Özenilen şeyin elde edilememe sinden dolayı, lohusada meme; erkek ve erkek çocukta, üreme organı şişmek.

Düş kırıklığına uğramak.

İstemek, dilemek: İtin ahmağı, baklavadan pay umar.

Beklemek

Diğer sözlük anlamları:

Beklemek, temenni etmek.

Ummak anlamı, tanımı:

Ummadığın taş baş yarar : "küçük veya önemsiz şeyler de çoğu kez büyük etkiler yapabilir" anlamında kullanılan bir söz. "elinden bir şey gelmez sanılan kişi kendisinden beklenilmeyen önemli işler yapabilir" anlamında kullanılan bir söz.

İmdat ummak : Yardım beklemek.

Medet ummak : Birinden veya bir şeyden yardım beklemek.

Ölü gözünden yaş ummak : Hiç olmayacak yerden, mümkün olmayan durumda yardım veya destek beklemek.

Uçan kuştan medet ummak : Çok sıkıntıda kalıp en ufak bir yardımın herhangi bir yerden gelmesini beklemek, sıkıntılı bir durumdan kurtulmak için her türlü çareye başvurmak.

İstemek : Evlenmek dileğinde bulunmak. Gerek olmak. Bir şeyin kendisine verilmesini veya yapılmasını söylemek, dilemek. Görmek istediğini bildirmek. İstek duymak, arzulamak.

 

Beklemek : Aramak, istemek. Oyalanmak. Süre tanımak, acele etmemek. Bir iş oluncaya, biri gelinceye değin bir yerde kalmak, durmak. Karşılaşma ihtimali bulunmak. Ummak. Bir şeyi, bir kimseyi gözetmek, korumak, muhafaza etmek.

Sanmak : Bir şeyin olma veya olmama ihtimalini kabul etmekle birlikte, olabileceğine daha çok inanmak, zannetmek, zanneylemek. Bir şey veya kimsenin ... olduğunu düşünmek. Gibi gelmek, farz etmek.

Tahmin : Akla, sezgiye veya bazı verilere dayanarak olabilecek bir şeyi, bir olayı önceden kestirme, kestirim. Yaklaşık olarak değerlendirme, oranlama. Önceden kestirilen, düşünülen şey.

Bir : Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Beraber. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Sayıların ilki. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Ancak, yalnız. Tek. Eş, aynı, bir boyda. Bir kez. Sadece.

Etmek : Bulmak, erişmek. Kötülükte bulunmak. Küçük veya büyük abdestini yapmak. Demek, söylemek. Birini bir şeyden yoksun bırakmak. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak. Bir işi yapmak. Herhangi bir değerde olmak. Eşit değer kazanmak.

Diğer dillerde Ummak anlamı nedir?

İngilizce'de Ummak ne demek? : v. hope, expect, anticipate, have smth. in prospect, look for, look, trust, bargain for, promise oneself smth.

Fransızca'da Ummak : espérer, s'attendre

Almanca'da Ummak : v. hoffen

Rusça'da Ummak : v. надеяться, ждать, подождать