Figure on türkçesi Figure on nedir

Figure on ile ilgili cümleler

English: The figure on the left spoils the unity of the painting.
Turkish: Soldaki figür resmin bütünlüğünü bozuyor.

English: He will figure on inviting a lot of guests to the opening ceremony.
Turkish: O, açılış törenine çok sayıda misafir davet etmeyi planlayacak.

English: I didn't figure on something like this happening.
Turkish: Böyle bir şey olacağını hesaba katmadım.

English: Don't figure on going abroad this summer.
Turkish: Bu yaz yurt dışına gitmeyi bekleme.

Figure on ingilizcede ne demek, Figure on nerede nasıl kullanılır?

Figure : Rakam. Resim. Beden yapısı. Biçim. Bilgisayar, kimya alanlarında kullanılır. Yer almak. Şekil. Resmetmek. Görünmek. Sayar.

On : De. İle. Çakırkeyif. Açık. Giyilmiş. Yönünde. E doğru. Esnasında. Olmakta olan. Civarında.

Figure as : - olarak görünmek.

Figure caption : Şekil altı. Peklin altındaki açıklama yazısı. Şekil açıklaması.

Figure code : Rakam şifresi.

Figure in a play : Bir oyunda rol almak.

İngilizce Figure on Türkçe anlamı, Figure on eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Figure on ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Bet on : İnanmak. Para sürmek. Bahse girme. Bahis oynamak. Üzerine bahis oynamak. Para koymak. Bel bağlamak.

Believed : İnancı olmak. İnanmak. İnanılan.

Conjecture : Varsayı. Tahmine dayalı fikir. Sanmak. Hipotez. Varsayım. Varsaymak. Tahmin. Zannetmek. Kestirim.

Blue print : Tasarlamak. Mavi ozalit. Mavi baskı. Ozalit baskısı. Plan.

Take into account : Düşünmek. Gözönüne almak. Göz önüne almak. Dikkate almak. Göz önünde bulundurmak. Hesaba almak. Nazara almak. Hesaplamak.

Keep in mind : Unutma. Unutmamak. Hafızada tutmak. Akıldan çıkarmamak. Aklına yazmak. Akılda tutmak. Aklına kazımak. Hatırda tutmak. Aklında tutmak.

Accrediting : Atamak. Yetki vermek. Atfetmek. İtibar etmek.

Reckon among : Dikkate almak.

Allowing : Kabul etmek. İzin vermek. Düşünmek. Göz önüne almak. İmkan vermek. İndirim yapmak. İzin verilen. Fikrinde olmak. İtiraf etmek.

Believeth : Güveni olmak. İnanmak. Believe (inanmak).

Figure on synonyms : blueprinting, concerting, count in, anticipates, hoped, expects, believe, considers, builds, base oneself on, accredits, allow, allowing for, estimating, keep in view, allow for, expect of, estimates, arrange, account for, cause to cut, calculate on, contriving, contrives, expect, figure to oneself, anticipate, reckoned, make, compute, regard, contrive, reckons.