Deem türkçesi Deem nedir

Deem ile ilgili cümleler

English: He has no redeeming traits.
Turkish: Onun kurtarıcı özelliği yok.

Deem ingilizcede ne demek, Deem nerede nasıl kullanılır?

Deem likely : İhtimal vermek.

Deem suitable : Uygun görmek. Uygun bulmak.

Deemed : Varsaymak. Farzetmek. Dikkate almak. İnanmak. Zannetmek. Saymak.

Deemed it his duty : Kendi görevi gibi saydı. Bunun kendi sorumluluğu olduğuna inandı.

Deemed it necessary : Lüzum görmek. Önemli veya gerekli olduğu kanısına vardı.

Deemphasizer : Vurgu bastırma devresi.

Deemster : Man adası'nda iki mahkeme başkanından biri.

Deemed null and void : Geçersiz saymak. Artık gereci olmamak.

Deems : Dikkate almak. Tutmak. Kabul etmek. Saymak. Farzetmek. İnanmak. Kıyas etmek. Farz etmek. Görmek. Addetmek.

Deemphasizes : Önemini azaltmak. Vurguyu kaldırmak.

İngilizce Deem Türkçe anlamı, Deem eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Deem ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acceded : Uymak. İş başına gelmek. Yönetime geçmek. İktidara gelmek. Razı olmak. Tahta çıkmak. Yanaşmak. Yerine getirmek. Katılmak.

Opining : Düşüncelerini belirtmek. Düşünmek. Fikir yürütmek. Fikrini söylemek. Görüş belirtmek.

 

Amount to : Eşit olmak. Anlamına gelmek. Baliğ olmak. İle eşanlamlı olmak. Demeye gelmek. Tutarında olmak. Toplamı belirli bir miktar olmak. Etmek. Kadar etmek.

Posit : Yerleştirmek. Önermek. Yerine koymak. Oturtmak.

Approve of : Beğenmek. Onaylamak.

Count : Sayısını bulmak. Hesaba katma. Kont. Sayma. Değeri olmak. Sayılmak. Kapsamak. Dava maddesi. Önemseme.

Considers : Saygı göstermek. Düşünmek. Göz önüne almak. Fikrinde olmak. Göz önünde tutar. Göz önünde bulundurmak. Göz önünde tutmak.

Believe : Kanmak. Güvenmek. Yemek. Güven duymak. İman etmek. Kani olmak.

Beheld : Gözlemlemek. Bakmak. Dikkatle bakmak. Farkına varmak. Dikkat etmek. Seyretmek.

Deem synonyms : view as, attach credence, behold, conjecturing, conjectured, hypothesise, capture, conjectures, deemed, debates, book, made allowances for, catch sight of, espy, fancy, account, fancying, acquiesces, accepts, acceding, bind, debate, count in, calculate, espying, view, accredits, abide by, imagines, bet on, hypothesises, supposes, regard.

Deem ingilizce tanımı, definition of Deem

Deem kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Judgment. To sentence. To be of opinion. To opine. To judge. Opinion. To think. To suppose. To condemn. To estimate. To decide.