Amount to türkçesi Amount to nedir

  • Baliğ olmak.
  • Anlamına gelmek.
  • Eşit olmak.
  • Tutmak.
  • Kadar etmek.
  • Olmak.
  • Tutarında olmak.
  • İle eşanlamlı olmak.
  • Varmak.
  • Toplamı belirli bir miktar olmak.
  • Gelmek.
  • Etmek.
  • Demeye gelmek.

Amount to ile ilgili cümleler

English: His debts amount to over $1,000.
Turkish: Borçları 1,000 doların üstündedir.

English: His debts amount to $2,000.
Turkish: Onun borçları 2,000 dolara varmaktadır.

English: His debts amount to two million dollars.
Turkish: Onun borçları iki milyon dolara varıyor.

English: His debts amount to 100,000 yen.
Turkish: Onun borçları 100,000 yene ulaştı.

English: Damages from the flood amount to ten million dollars.
Turkish: Sel hasarı on milyon dolara ulaştı.

Amount to ingilizcede ne demek, Amount to nerede nasıl kullanılır?

Amount : Önem. Bir nesneler kümesinin sayısal sıklığı ya da büyüklüğü, bk. nitelik. Olmak. Nicelik. İfade etmek. Varmak. Anlamına gelmek. Miktar. Tutar.

To : Kala. Oranla. -mek -mak (mastar). Arasında. Ye. Kadar. İle. -e göre. Karşı. -e kadar.

Amount to on average : Ortalamada olmak.

Amount brought forward : Devreden toplam.

Amount carried forward : Toplam aktarma. Nakliyekün. Taşınan tutar. Toplam aktarım. Nakli yekun.

Amount due : Vadesi gelmiş tutar. Alacak miktarı. Vadesi gelmiş meblağ. Ödenecek borç. Ödenmesi gereken tutar. Ödenmesi gereken para. Günü gelen ve ödenmesi gereken para.

 

İngilizce Amount to Türkçe anlamı, Amount to eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Amount to ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Add up : Toplamak. Akla yatkın olmak. Üst üste koymak. Tekabül etmek. Toplamını bulmak. Toplama yapmak. Bir arada toplamak. Bir anlamı olmak. Belli olmak.

Adding up : Akla yatkın olmak. Belli olmak. Toplamak. Bir anlamı olmak. Bir arada toplamak. Toplama yapmak. Toplamını bulmak. Tekabül etmek. Üst üste koymak.

Capture : Zaptetmek. Bilgisayar, hukuk, coğrafya, fizik, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Çekim alanına almak. Kapma. Aynen almak. Birbirine komşu iki akarsudan birinin, ötekinin yatağını kendisine çevirmesi olayı. Esir alma. Ganimet. Ganimet almak. El koymak.

Atone for : Kefaret vermek. Telafi. Tarziye vermek. Kendini affettirmek. Gönlünü almak. Ödemek. Kefaretini ödemek. Telafi etmek.

Attaining : Elde etmek. Varış. Ulaşma. Ulaşmak. Erişme. Muvasalat. Erişmek. Varma.

Be present : Bulunmak. Hazır bulunmak. Hazır olmak.

Amounting : Miktarında. Sonuca varmak. Baliğ. Kadar etme. İfade etmek. Toplama ulaşmak. Kadar.

Approve of : Beğenmek. Onaylamak.

Bespeaks : Sipariş vermek. Hitap etmek. Ayırtmak. İstemek. Konuşmak. Bir şeye delalet etmek. Rica etmek. Göstergesi olmak. Ismarlamak.

Amount to synonyms : be of, attained, became, attain, meant, arrives, attains, costs, approaches, boil down to, approach, arrive, get, connotate, connote, becomings, imply, arrived, am, become of, bind, be equal, connotes, implies, approached, executes, execute, amount, becomes, carry over, demurred, connoting, binds.