Attaining türkçesi Attaining nedir

Attaining ile ilgili cümleler

English: In hopes of attaining superhuman powers, Christopher Columbus once stared at the sun for five minutes straight. It didn't work.
Turkish: İnsanüstü güçlere ulaşmak umuduyla, Kristof Kolomb bir zamanlar beş dakika güneşe doğruca dik dik baktı.İşe yaramadı.

Attaining ingilizcede ne demek, Attaining nerede nasıl kullanılır?

Attain a result : Sonuç elde etmek.

Attain success : Başarı yakalamak.

Attain the age of eighteen : Onsekiz yaşına gelmek.

Attain to : Varmak. Yetişmek.

Attain : Gelmek. Kazanmak. Elde etmek. Şerefine erişmek. Ermek. Erişmek. Varmak. Değmek. Rastgelmek. Ulaşmak.

Attainability : Elde edilebilirlik. Ulaşılabilirlik.

Attainders : Yüz karası. Şerefsizlik. Ayıp. Mahkumiyet. Vatandaşlık hakkını kaybetme. İdam mahkumunun vatandaşlık haklarını kaybetmesi. Vatandaşlık haklarının yitirilmesi. Manevi ölüm.

Attainable : Erişilebilir. Kazanılabilir. Ulaşılabilir. Varılabilir. Elde edilebilir.

Attainers : Ulaşan. Ulaşan kimse. Elde eden. Erişen. Başaran.

Attained : Ulaşmak. Elde etmek. Kazanılmış. Varmak. Ulaşılmış. Erişilmiş. Gelmek. Erişmek. Kazanmak.

İngilizce Attaining Türkçe anlamı, Attaining eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Attaining ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Exercise : Bir alan gözlemcisine uygun gözlemler yapacak biçimde deneyim ve beceri kazandırma. Çalışma yapmak. Egzersiz yapmak. Jimnastik yapmak. Alıştırma. Egzersiz. Hareket ettirmek. Üzerinde çalışılmış bir konunun daha iyi anlaşılması amacıyla düzenlenen, karşılığının verilmesi ya da uygulamaya konulması istenilen ödev. öğrencilerin, öğrendiklerini yeni durumlara uygulamalarına olanak sağlayacak biçimde düzenlenen çalışmalara ve yinelemelere verilen ad. Bale sanatçılarının gerekli düzeyi elde edebilmek için sürekli olarak yaptıkları çalışma. Çalıştırmak.

Accessions : Yeni işçi işe alma. Katılım. Tahta çıkma. Göreve gelme. Artma.

Bottom : Dibe ulaşmak. Dip koymak. Alttaki. Dipteki. Alt. Dip. Temeline inmek. Kurmak. Değmek. Dibe dokunmak.

Skull session : Maç öncesi hücum ve savunma stratejilerinin konuşulması.

Communications : Muhabere. İletişim aracı. İletişim. İleti gönderme. Tebligat. Birlikler ve levazım taşıma yolları ağı. Ulaştırma. Ulaşım. İrtibat.

Compassed : Pusula. Başarmak. Kuşatmak. Sarmak. Gizli plan kurmak. Bir konuyu kavramak. Çevirmek. Anlamak. Çevrelemek.

Recitation : Sözlü yoklama. Ezberden okunacak parça. Ezberlenen parça. Ezbere okuma. Nakletme. Kıraat. Anlatma. Öğrencilerin, işlenen konular ya da üniteler çerçevesinde kazandıkları bilgi ve beceri yönünden durumlarını; düşünme ve kavrayış bakımından olgunluk derecelerini anlamak ve değerlendirmek amacıyla, soru-yanıt yönteminden yararlanarak yapılan küçük sınav. Ezberden okuma.

 

Attain : Yetmek. Değmek. Rastgelmek. Şerefine erişmek. Ermek.

Schooling : Okullaşma. Tedrisat. Okul çağındaki çocuklara okuma olanağının sağlanmış olması. Eğitme. Öğretim. Eğitim. Ders alma veya verme. Terbiye.

Attaining synonyms : gram method, athletic training, practice session, gram's method, skull practice, gram's stain, gram stain, gram's procedure, arrival process, arrest, retraining, finish, acquires, amount, appear, approaches, acquire, discipline, practice, arrived at, bring in, achieving, extend, destination, find, carry away the bell, military training, activity, preparation, accessioning, arrival, be in pocket, reaching.

Attaining zıt anlamlı kelimeler, Attaining kelime anlamı

Inactivity : Durgunluk. Hareketsizlik. Tembellik. Etkisizlik. Üşengeçlik. Avarelik. Tesirsizlik.

Effortless : Çaba göstermeyen. Çaba gerektirmeyen. Gayret etmeyen. Zahmetsiz. Gayretsiz. Çabasız. Kolay.