Compromise on türkçesi Compromise on nedir

  • Bir konuda uzlaşmak.
  • Bir konuda ödün vermek.
  • Üzerinden uzlaşmak.

Compromise on ile ilgili cümleler

English: He had refused to compromise on the issue.
Turkish: Konuyla ilgili uzlaşmayı reddetmişti.

English: We can't compromise on this.
Turkish: Bu konuda ödün veremeyiz.

English: We never seem to be able to compromise on anything.
Turkish: Her şeyde uzlaşabilecek gibi görünmüyoruz.

English: I had to compromise on this point.
Turkish: Bu hususta uzlaşmaya varmak zorunda kaldım.

Compromise on ingilizcede ne demek, Compromise on nerede nasıl kullanılır?

Compromise : Uzlaşmak. Tutum, görüş, kanıların birbirine uygun düşmesi ya da yaygın kalıplarla bağdaşması. Riske atmak. Anlaşmak. Ödünleşmek. Karşılıklı ödün vererek anlaşmaya varmak. Uyuşmak. Bilgisayar, sosyoloji alanlarında kullanılır. Gölge düşürmek. Ara bulmak.

On : Üzerinde. Yanmak. De. İle. Hazır. E doğru. Devrede. Makbul. Yönünde. Olmakta olan.

Compromise by : Uzlaşmak.

Compromise verdict : Uzlaşma kararı.

Compromise with : Taviz vererek uzlaşmak. Taviz vererek anlaşmak. Taviz vererek uzlaşma sağlamak. Ödün vererek anlaşmak. İle uyuşmak. İle uzlaşmak. Ödün vererek uzlaşmak. Ödün vererek anlaşmaya varmak.

Compromised : Gizliliği ifşa edilmiş. Tehlikeli. Optimal bir şekilde çalışamayan. Gizliliği ihlal edilmiş. Karşılıklı ödünler vererek anlaşmaya varılan.