Competition türkçesi Competition nedir
- Tek ya da takımlar arasında yenişme amacıyla düzenlenen kılıçoyunu karşılaşmalarının tümüne verilen ad.
- Bireylerin, toplumsal kümelerin ya da toplumların gereksinmelere oranla kıt olan özdeksel ve tinsel değerleri elde etmeğe yönelik çabaları dolayısıyla aralarında oluşan ve savaştan uzlaşmaya dek türlü biçimler alan bir toplumsal ilişki süreci.
- Musabaka.
- Herhangi bir etkinlik alanında ayrı ayrı kişi ya da gruplar arasında sürdürülen üstün olma mücadelesi.
- Müsabaka.
- Belli bir hayat kaynağı için iki organizma veya iki popülasyon arasında süren mücadele.
- Çekişme.
- Sınama.
- Rekabet.
- Yarışma.
- Atletizmin kapsamına giren tüm spor dallarında birinciliği elde etmek için yapılan yarışma.
- Yarışım.
- Belli bir hayat kaynağı için iki organizma veya iki populasyon arasında süren mücadele.
- Deneme.
- Kendi mallarının satışını kolaylaştırma ve hızlandırma, başkalarına ilişkin malların satışını da yavaşlatma ve engelleme amacıyla tecimci ve yapımcılar arasında uygulanan yarışım. aynı düzeyde aynı tür mallar arasında satışı yoğunlaştırma ve karşıtına ilişkin malların satışını engelleme amacıyla malın satış koşulları ve özelliğiyle niteliğinde daha olumlu sonuçlar sağlayarak çabalarda bulunma.
- Yarış.
- Atletizm, biyoloji, iktisat, eskrim, ekonomi, sosyoloji alanlarında kullanılır.
- Konkur.
Competition ile ilgili cümleler
English: The competition has become fierce.
Turkish: Rekabet şiddetlendi.
English: His victory at this age in an international competition is a good indication of a bright future.
Turkish: Uluslararası bir yarışmada bu yaştaki zaferi parlak bir geleceğin iyi bir göstergesidir.
English: I am joining the piano competition this February.
Turkish: Bu şubat ayında bir piyano yarışmasına katılıyorum.
English: My daughter, Kate, won a singing competition and I'm proud of her.
Turkish: Kızım, Kate, bir şarkı yarışmasını kazandı ve ben onunla gurur duyuyorum.
English: Ali is watching an ice-skating competition on TV.
Turkish: Ali televizyonda bir buz pateni yarışmasını izliyor.
Competition ingilizcede ne demek, Competition nerede nasıl kullanılır?
Competition oriented pricing : Fiyatların benzer mal üreten en güçlü firmanın fiyatına göre belirlendiği fiyatlandırma yöntemi. bk. sınır fiyatlandırma. Rekabet temelli fiyatlandırma.
Competition authority : Rekabet kurulu. Piyasalarda firmalar arasında tekelleşme ve kartelleşmelerle ortaya çıkabilecek haksız rekabeti enaza indirmek ve piyasaların rekabete en uygun biçimde çalışabilmesini sağlamak amacıyla yasalar gereğince kurulmuş bağımsız kurum. Rekabet kurumu.
Competition board : Rekabet kurulu. Rekabet kurumunun karar organı.
Competition rule : Yarışma kuralı.
Competition without price : Ederi indirmeden niteliği yükseltmek yoluyla yapılan yarışım. Ederle sınırlı olmayan yarışım.
All round competition : Kapsamlı yarışma. Her müsabakayı içeren jimnastik yarışması.
Imperfect competition market : Aksak rekabet piyasası. Tam rekabet piyasası koşullarından en az birinin sağlanamadığı piyasa.
Be in competition with : Rekabete girmek.
Codes of fair competition : Eşit yarışım kuralları. Yasal yarışımı sağlamaya yönelmiş kurallar.
Beat the competition : Rekabeti yenmek. Yarışımda üstünlük sağlama. Yapılan yarışmada karşıtından daha üstün sonuçlar alma.
İngilizce Competition Türkçe anlamı, Competition eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Competition ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Series : Grup. Silsile. Türküm. Seri. Konu, tutum, deyiş yönünden birbirine bağlı olan; aynı oyuncular, aynı çevirim takımıyla gerçekleştirilen filmler. tv. birbirinin devamı olan, aynı takım ve genellikle aynı oyuncular tarafından gerçekleştirilen televizyon izlenceleri. konusu kendi içinde bir izlence dolduracak biçimde parçalara ayrılmış, her biri öbürünün devamı olarak belirli aralıklarla yayınlanan televizyon izlencesi. Yerbilimin zaman birimlerine ilişkin bir dönem süresince oluşmuş katmanlar. Dizi film. Sıra. Genel olarak aynı kişi ya da kuruluşça yayımlanan, ortak bir konuyu değişik açılardan ya da değişik bölümleriyle inceleyen yapıtların oluşturduğu bütün. Sinema, televizyon, jeoloji alanlarında kullanılır.
Meets : Karşılaşma.
Bickering : Ağız kavgası. Münakaşa. Atışma. Tartışma. Önemsiz bir şey için yapılan tartışma. Didişme.
Test : Araştırmak. Sınamak. Bakmak. Kontrol etmek. Kişilerin yetenek, bilgi ve becerileri ile anıklıklarını ölçmeye yarayan herhangi bir araç ya da yöntem. zihinsel bir çalışmanın niteliğini belirtmek ve saptamak amacıyla yapılan nesnel olarak değerlendirilebilen sınav sorularının tümüne verilen ad. sınav. (not: fr., ing. test karşılığı ruhbilim terimleri sözlüğü'nde ölçer terimi önerilmiştir.). Bilgisayar, eğitim, madencilik, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tecrübe. deney. Sınav. Miyar.
Rivalries : Rakip olma. Rakiplik. Rezm. Muhalefet.
Experiment : Deney. Denemek. Bilimsel araştırma yapmak, bir varsayımı ya da bir yasayı kanıtlamak için tasarlanarak yapılan ve belirli niceliklerin ölçülmesine, karşılaştırılmasına dayanan kılgıl çalışma. Bilimsel birgerçeği ortaya çıkarmak, bir varsayımı denemek ya da kanıtlamak, bir yasanın doğruluğunu göstermek ereğiyle yapılan işlem. Deney uygulamak. Araştırmacının, deneklere yöntemi uyguladığı, verileri elde ettiği ve çıkan sonuçların değerlendirdiği ve bu üç elementi tasarım sırasında denetlediği bir çalışma. bir olayı veya genel bir gerçeği keşfetmek veya göstermek için kullanılan bir işlem. Fizik, kimya, biyoloji gibi derslerin öğretiminde doğal olayların bağıntıları ve yasaları üzerinde bilgi edinmek; varsayım olarak benimsenen bilim yasalarının doğruluğunu göstermek; belli bir doğa olayını, etmenleri denetim altında tutarak, sınıf ya da deney odasında öğrencilere göstermek için yapılan planlı deneme ya da sınama işi. bilinmeyen bir şeyi bulmak, bir ilkeyi, bir varsayımı sınamak amaciyle yapılan eylem ya da işlem. Tecrübe etmek. Deneyden geçirmek.
Dogfight : Dalaş. Köpek dövüşü. Hava muharebesi. Meydan kavgası. Savaş uçakları arasındaki çatışma. Hava savaşı. İt dalaşı. Göğüs göğüse çarpışma.
Raced : Hızlı akmak. Yarışmak. Koşmak. Acele ile yapmak. Seğirtmek. Hızlı çalışmak (motor). Yarıştırmak. Yarış etmek. Irk. Koşu.
Event : Hal. Vak'a. Akıbet. Organizasyon. Hadise. Sonuç. Maç. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır.
Price war : Fiyat savaşı. Piyasa paylarını artırmak için iki ya da daha fazla firma arasında başlayan fiyat rekabetinin sürekli ve şiddetli hale gelmesi. krş. fiyat rekabeti. Rekabet için maliyetin altında satış.
Competition synonyms : athletic competition, athletic contest, social event, spelling contest, match, bickerings, spelldown, price competition, championship, design contest, essays, race, attempting, bout, conflict, tournament, essayed, dissertation, oppositions, business relation, opponency, playoff, proof, essay, tourney, cliffhangers, rencounter, game, altercation, contest, competing, emulations, essaying.
Competition zıt anlamlı kelimeler, Competition kelime anlamı
Cooperation : Kooperatifçilik. Destek. Teşrikimesai. Beraberlik. Yardım. Ortaklaşa çalışma. Elbirliği. Ortaklık etme. Bireylerin ortak bir amaca ulaşmak için.az çok örgütlü biçimde ortaklaşa eylemde bulunmaları.
Friend : Arkadaş. Ahbap. Tanıdık. Can. Yoldaş. Yardımcı. Destek. Yaren. Bir sosyal paylaşım sitesinde birini arkadaş olarak eklemek. Dost.
Competition ingilizce tanımı, definition of Competition
Competition kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Emulous contest. Common strife for the same objects. Rivalry, as for approbation, for a prize, or as where two or more persons are engaged in the same business and each seeking patronage. The act of seeking, or endeavoring to gain, what another is endeavoring to gain at the same time. Followed by for before the object sought, and with before the person or thing competed with. Strife for superiority.

Bu kısımda Competition kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Competition ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Competition anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Competition ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.