Meets türkçesi Meets nedir
Meets ile ilgili cümleler
English: Ali meets his girlfriend at this coffee shop every afternoon.
Turkish: Ali her öğleden sonra kız arkadaşıyla kafeteryada buluşur.
English: Every time he meets me, he brags about his car.
Turkish: Benimle ne zaman karşılaşsa arabası hakkında övünür.
English: He meets his girlfriend on Saturdays.
Turkish: Cumartesi günleri kız arkadaşı ile buluşur.
English: Andrew meets Tugba at school.
Turkish: Andrew Tuğba ile okulda görüşür.
English: He meets his girlfriend Saturdays.
Turkish: Kız arkadaşı ile Cumartesi günleri buluşmaktadır.
Meets ingilizcede ne demek, Meets nerede nasıl kullanılır?
More than meets the eye : Göründüğünden fazla. Görünenden fazlası. Göründüğünden daha fazlası.
Helpmeets : Yardımcı. Zevce. Arkadaş. Eş. Can yoldaşı.
Meet a commitment : Taahhüdü yerine getirmek.
Meet a deadline : Bir işi belirtilen zamanda bitirmek.
Meet a demand : Talebi karşılamak. Bir talebi karşılamak.
Meet by chance : Rastlamak. Tesadüf etmek. Rastlaşmak. Karşılaşmak. Rast gelmek. Rastgelmek.
Meet operation : Karşılaşma işlemi.
Meet again : Tekrar görüşmek. Yeniden görüşmek.
Meet a need : İhtiyacı karşılamak. İhtiyaç gidermek. Gereksinim karşılamak.
Meet the case : Gereğini yapmak. Şartlara uymak.
İngilizce Meets Türkçe anlamı, Meets eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Meets ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Contentions : İddia. Tartışma konusu. Çekişme. Sav. Münakaşa. Uyuşamama. Rekabet. İhtilaf. Görüş.
Design contest : Tasarım yarışması. Kentlerin ve kasabaların düzentasarlarının hazırlanmasında en iyi öneriyi elde edebilmek ve kentbilimin gelişmesini, bu alandaki uzmanların yetişmesini özendirmek amacıyla, yetkili kamu kuruluşlarınca açılan ulusal ya da uluslararası nitelikteki yarışma.
Game : Sakat (kol veya bacak). Topal. Eğlenme. Taraflardan birinin dört sayı kazanmasıyle elde edilen sonuç; şöyle ki, kazanan yan öbüründen en az iki sayı artık olsun. yoksa oyun bu durum sağlanıncaya dek sürer. Dolap. Hevesli. Kumar oynamak. Yiğit. Sakat.
Competition : Belli bir hayat kaynağı için iki organizma veya iki popülasyon arasında süren mücadele. Atletizm, biyoloji, iktisat, eskrim, ekonomi, sosyoloji alanlarında kullanılır. Sınama. Müsabaka. Yarışım. Yarış. Herhangi bir etkinlik alanında ayrı ayrı kişi ya da gruplar arasında sürdürülen üstün olma mücadelesi. Konkur. Musabaka. Belli bir hayat kaynağı için iki organizma veya iki populasyon arasında süren mücadele.
Run across : -e rastlamak. Koşarak geçmek. Tesadüfen karşılaşmak. Rastlamak. İle karşılaşmak. Karşılaşmak. Rastlaşmak. -in bir kenarından öbür kenarına koşmak. Rast gelmek. Tesadüf etmek.
Gamest : Sakat. Oyun. Sakat (kol veya bacak). Şikar. Dolap. Cesur. Aksak. Kumar oynamak. Topal. Hazır.
Confrontation : Karşı karşıya gelme. Meydan okuma. Yüzleştirme. Yüzleşme. Karşılıklı meydan okuma. Çatışma. Muvacehe. Karşılama. Yüz yüze gelme.
Event : Organizasyon. Vakıa. Olgu. Sonuç. Olay. Hadise. Netice. Müsabaka. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır.
Match : Benzemek. Denk. Eşi benzeri olmak. Evlendirmek. Futbol, bilgisayar, eskrim alanlarında kullanılır. İyi gitmek. Uymak. Boy ölçüşmek. Eş. Kaşılaşma (takım karşılaşması).
Confrontations : Meydan okuma. Çatışma. Yüzleştirme. Karşılama. Yüz yüze gelme. Muvacehe. Karşılıklı meydan okuma. Yüzleşme.
Meets synonyms : gamed, come across, contention, fete, intersect, showdowns, encountering, fray, showdown, rendezvous, call in, reunite, competitions, pick up, run into, celebrate, meeting, cross, bout, assemble, foregather, contestation, emulations, bouts, encounter, call, visit, see, agonism, emulation, meetings, gather, competing.
Meets zıt anlamlı kelimeler, Meets kelime anlamı
Diverge : Uyuşmamak. Ayırmak. Dallanmak. Sapmak. Farklı olmak. Birbirinden ayrılmak. Birbirinden uzaklaşmak. Açılmak. Uzaklaşmak. Ayrılmak.
Fall short of : Eksik gelmek. Bekleneni verememek. Yetişmemek. Az gelmek. Yetersiz kalmak. Aşağı kalmak. Yeterli olmamak. Yetmemek. Tükenmek. Umduğu gibi çıkmamak.
Disagree : Karşıt görüşte olmak. Anlaşamamak. Aynı fikirde olmamak. Bozuşmak. Uyuşmamak. Yaramamak. Atışmak. Çelişmek. Uymamak. Dokunmak.

Bu kısımda Meets kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Meets ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Meets anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Meets ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.