Confrontation türkçesi Confrontation nedir

Confrontation ile ilgili cümleler

English: Her ex-boyfriend was very possessive and confrontational.
Turkish: Onun eski erkek arkadaşı aşırı sahiplenici ve agresifti.

English: I don't like confrontation.
Turkish: Yüzleştirmeyi sevmiyorum.

English: He deliberately kept on provoking a confrontation.
Turkish: O, kasıtlı olarak bir çatışmayı provoke etmeye devam etti.

English: She found confrontations very upsetting.
Turkish: O, yüzleştirmeleri çok üzücü buldu.

Confrontation ingilizcede ne demek, Confrontation nerede nasıl kullanılır?

Confrontational : Cepheleşen. Çatışmacı. Agresif. Anlaşmazlığa neden olma eğilimi olan. Fikir ayrılığına sebebiyet veren. Çelişkili. Zıtlaşan. Cepheleşmeye doğru sürükleyen. Çelişen.

Confrontations : Yüz yüze gelme. Çatışma. Karşılıklı meydan okuma. Meydan okuma. Karşılama. Muvacehe. Karşılaşma. Yüzleşme. Yüzleştirme.

İngilizce Confrontation Türkçe anlamı, Confrontation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Confrontation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Comparison : İlişki. Benzeti. Mukayese. Karşılaştırma. Kıyas. Kıyaslama. Benzerlik. Benzetiş. İki veya daha çok sayıdaki dilin birbirine benzeyen ve benzemeyen yanlarını ortaya koymak üzere yapılan karşılaştırma. dil akrabalıklarının ortaya konmasında bu türlü çalışmaların önemli etkisi olmuştur.

 

Interference : İki ya da daha çok dalganın birbirine eklenmesi ya da üst üste binmesi. Bir noktaya ulaşan birden çok dalganın o noktada uyardıkları yönleçsel etkilerin bir birleşke oluşturmaları; bu birleşke, sıfırla toplam arasında değerler alır. İnterferans. Kurcalama. Bir gözlem ya da bir ölçme sürecine bozucu ya da saptırıcı etkenlerin girmesi durumu. Engelleme. Vericilerin ürettiği dalgaların dışında, elektrik yüklerinin hızlı yer değiştirmesinden doğan ve bu dalgaların ilettiği yayını bozan radyoelektrik yayın. Tezat. Müdahale etme.

Match : Futbol, bilgisayar, eskrim alanlarında kullanılır. Denk. İki takım arasında birbirini yenmek gereğiyle yapılan yarışmaların tümü. Maç. Uydurmak. -e uygun bir şey bulmak. Uygun olmak. Birleştirmek. Benzer. Alıştırmak.

Event : Organizasyon. Vaka. Hal. Netice. Akıbet. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Kendine özgü ayrıtsal özellikleri olan yalınç bir durum, oluşum ya da süreç. Olay. Müsabaka.

Gamed : Sakat (kol veya bacak). Şikar. Kumar oynamak. Av eti. Maç. Eğlenme. Cesur. Dolap. Oyun.

Bravado : Gösteriş. Budalaca cesaret. Cesaret gösterisi. Kabadayılık. Cüret. Kurusıkı atma.

Meets : Yarışma.

Game : Hazır. Sakat. Eğlenme. Kumar oynamak. Taraflardan birinin dört sayı kazanmasıyle elde edilen sonuç; şöyle ki, kazanan yan öbüründen en az iki sayı artık olsun. yoksa oyun bu durum sağlanıncaya dek sürer. Hevesli. Topal. Aksak.

 

Rencontre : Çarpışma. Rastlama. Düello.

Confrontation synonyms : confrontations, showdown, gamest, reception, dare, indemnify, accepting, comparing, aggression, bravados, recompense, tarting, encounter, disagreements, collision, face off, encountering, battle, collisions, head on collision, meeting, coincidence, receptions, merging, defying, conflict, compensation, meetings, countervailing, receiving, compensations, justle, bravadoes.

Confrontation zıt anlamlı kelimeler, Confrontation kelime anlamı

Agreement : Gramer, iktisat, ekonomi, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Akit. Uygun bulma. Antlaşma. Uzlaşma. İttifak. Aynı fikirde olma. Sözleşme. Razı olma. İtilafname.

Confrontation ingilizce tanımı, definition of Confrontation

Confrontation kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Act of confronting.