Arbitrement türkçesi Arbitrement nedir

Arbitrement ingilizcede ne demek, Arbitrement nerede nasıl kullanılır?

Arbitre : Yargıcı. Anlaşmazlıklarda yanların çözüm için yargısına başvurmayı kabul ettikleri bir kişi ya da küme. resmi bir uzlaştırıcı kişi ya da küme.

Arbitress : İki taraf arasında anlaşmazlık çözmek için seçilmiş olan kadın. Bayan arabulucu. Kadın arabulucu.

İngilizce Arbitrement Türkçe anlamı, Arbitrement eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Arbitrement ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Judgement : Tebligat. Netice. Kanı. Değerlendirme. Tahmin. Vergi veren ya da alanların beliren yükümlülüklere yasal nedenler ileri sürerek direnmeleri ve karşıt olmaları halinde üst inceleme örgütünün bu konu üzerinde yeniden yapacağı araştırma ve incelemeler sonucu varacağı sınırlı ve yazılı yargı. Temyiz kararı. Bkz.judgment. Öznenin konu ya da nesneler üzerinde yüklemci bir işlemde bulunarak vardığı bilgi. Yargılama.

Bargain : Anlaşma. Teklif (pol.). Anlaşmak. Kelepir. Teklif. Değiş tokuş etmek. Pazarlık etmek. Uyuşmak. Karşılık (pol.).

Convention : Adet. Bilgisayar, iktisat, tarih, sosyoloji alanlarında kullanılır. Uylaşım. Anlaşıt. Toplanma. İki ya da daha çok devlet arasında yapılan bağlayıcı yazılı sözleşme. Belli bir tarihsel dönemde bir toplumda ya da bir toplumsal kümede yaygın olan gelenek, görenek, moda, alışkı. . . gibi genel uygulama ya da kullanım biçimlerinin her biri. Töre. Kongre.

 

Fortifying : Canlandırmak. Desteklemek. Kuvvetlendirme. Takviye etmek. Kuvvetlendirmek. Alkolle kuvvetlendirmek.

Come to an arrangement : Anlaşmaya varmak. Uzlaşmak. Bir anlaşmaya varmak. Karşıtlar arasındaki anlaşmazlıkların ortadan kaldırılması yoluyla birlik sağlama. uygulanacak işlerde tartışma yoluyla bir bütünlük ve birliğe varma. Uyuşmak.

Arbitraments : Hüküm. Karar. Hakemin karar vermesi. İhtilafların hakem yoluyla çözülmesi. Karar verme yetkisi.

Arrangement : Düzenleyim. Sıralama. Aranjman (çiçek için). Düzenleme. Tanzim. Düzenlenmiş şey. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Nesneleri birbirine uyarlayarak oluşturulan düzen. Anlaşma. Sözleşme.

Arbitrations : Yasal açıdan bağlayıcı karar vermek üzere tarafsız kişilerden oluşan bir kurula götürme. Hakem kararıyla halletme. Hakeme gitme. Hakem kararıyla çözme. Hakemlik. Anlaşmazlığın çözümü için hakeme başvurma. Sorunu hakemin çözmesi. İşçi ve işveren arasındaki bir anlaşmazlığı. Anlaşmazlığın hakem kararıyla çözümü.

Compromise : Şerefine gölge düşürmek. Taviz. Uzlaştırmak. Ara bulmak. Tutum, görüş, kanıların birbirine uygun düşmesi ya da yaygın kalıplarla bağdaşması. Uyuşmak. Anlaşmaya varmak. Ödünleşmek. Anlaşmak.

Judicial decision : Hakim kararı. Kazai karar. Adli karar.

Arbitrement synonyms : arbitration award, arbitrages, commercial arbitration, judgment, strengthening, accommodation, arbitrament, bargains, arbitral award, accordance, agreement, strengthing, giving and taking, agreements, give and take, fortification, conciliation, arbitration, umpirage, assent, arbitrage, conciliations.