Giving advice türkçesi Giving advice nedir

  • Öğüt vermek.
  • Nasihat niteliğinde kelimeler sarf etmek.

Giving advice ile ilgili cümleler

English: I'm not very good at giving advice.
Turkish: Tavsiye vermede çok iyi değilim.

English: Giving advice to him is like talking to a brick wall.
Turkish: Ona laf anlatmak, deveye hendek atlatmaktan daha zor.

English: I'm not good at giving advice.
Turkish: Ben tavsiye vermede iyi değilim.

Giving advice ingilizcede ne demek, Giving advice nerede nasıl kullanılır?

Giving : Bağışlama. Bağış. Verme. Hibe. Verici.

Advice : Bilgi. Yatırımı ya da saycaları bulunanları, yapılan tüm ödemeler ve bunlar sayışımına alınan paralar için bankalarca kendilerine gönderilen ödeme ve alma bildirgesi. Fikir. Nasihat. Ödeme ve alma bildirgesi. Tavsiye. Talimat. Hüküm. Öğüt.

Giving and taking : Karşılıklı fedakarlık. Uzlaşma. Al gülüm ver gülüm. Fikir alışverişi.

Giving authority : Yetki vermek. Hüküm vermek. Yetki belgesi teslim etmek.

Giving away : Ele verme.

Giving back : İade.

İngilizce Giving advice Türkçe anlamı, Giving advice eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Giving advice ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Advises : Tavsiye etmek. Danışmak. Nasihat etmek. Tavsiyede bulunmak. Bilgilendirmek. Bildirmek. Öğütlemek. Haber vermek. Akıl vermek.

 

Admonishing : İhtar vermek. Tembih etmek. İhtar etmek. Uyarmak. Kulağını bükmek. Nasihat etmek. Azarlamak. Kulağını çekmek. Nasihat vermek.

Advise : Bildirmek. Tavsiye etmek. Öğütlemek. Uyarmak. Haber vermek. Bilgilendirmek. Nasihat etmek. Salık vermek. Danışmak. Tavsiyede bulunmak.

Counsel : Önermek. Salık vermek. Avukat. Akıl vermek. Nasihat vermek. Tavsiye etmek. Öğütlemek. Nasihat etmek. Tavsiye.

Admonish : Azarlamak. Tembih etmek. İhtar etmek. Nasihat etmek. İhtar vermek. Kulağını çekmek. Nasihat vermek. Uyarmak. Hafiçe azarlamak.

Counselled : Akıl vermek. Nasihat etmek.

Advising : Tavsiye etme. Tavsiye edici. Tavsiye etmek. Fikir vermek. Nasihat etmek. Akıl vermek. Haber vermek. Bildirmek. Tavsiye eden.

Admonishes : Uyarmak. Nasihat etmek. İhtar etmek. İhtar vermek. Kulağını çekmek. Azarlamak. Nasihat vermek. Kulağını bükmek. Tembih etmek.

Exhorted : Cesaretlendirilmiş. Uyarmak. Tavsiye etmek. Yüreklendirmek. İkaz edilmiş. Öğütlenmiş. Teşvik edilmiş. Uyarılmış. Nasihat verilmiş. Akıl verilmiş.

Counseled : Tavsiye etmek. Maksat. Tavsiye. Önermek. Öğütlemek. Akıl vermek. Salık vermek. Nasihat vermek. Nasihat etmek.

Giving advice synonyms : advise on, counsels, exhorts, be a father to, exhort, exhorting.