Uyarmak nedir, Uyarmak ne demek

  • Bir kimseye bir davranışta bulunmasını veya bulunmamasını söylemek, ikaz etmek
  • Görevini gereği gibi yapmayan kimseye nasıl davranması gerektiğini hatırlatmak, ihtarda bulunmak.
  • Bir canlının herhangi bir organını dıştan bir etki ile görev yapmaya zorlamak.
  • Uyandırmak.
  • Öğütle yola getirmeye çalışmak.

"Uyarmak" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Mustafa Kemal Paşa gittikten sonra gelen mebuslar beni uyarıyorlardı." - F. R. Atay

Yerel Türkçe anlamı:

Uykudan uyandırmak.

Sönmüş ateşi canlandırmak.

Öğütle, eğitimle yola getirmeye çalışmak.

Uykudan uyandırmak.

Diğer sözlük anlamları:

Işığı parlatmak, yakmak.

Harekete geçmek.

Uyandırmak, irşadetmek, ikazetmek.

İngilizce'de Uyarmak ne demek? Uyarmak ingilizcesi nedir?:

alarm, alert

Fransızca'da Uyarmak ne demek?:

inciter

Osmanlıca Uyarmak ne demek? Uyarmak Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

tenbîh etmek

Uyarmak anlamı, tanımı:

Uyarma : Uyarmak işi, ihtar, tembih. Bir duyu organını, bütün bir sinir düzenini, kendi dışındaki bir nesne veya durumun bir tepkide bulunmaya yöneltmesi.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Davranış : Davranma işi, tutum, davranım, muamele, hareket. Organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin bütünü. Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı.

 

Bulunma : Bulunmak işi.

Söylemek : Haber vermek. Türkü, şarkı vb. okumak. Önceden bildirmek, tahmin etmek. Sipariş etmek. Düşündüğünü veya bildiğini sözle anlatmak. Herhangi bir şeyi bildirmek, anlatmak, demek istemek, hatırlatmak. Yapılmasını istemek. Yazmak, düzmek. Bir düşünceyi ileri sürmek, ortaya atmak.

İkaz : Uyandırma. Uyarma, uyarı, dikkat çekme, ihtar, tembih.

Görev : Bir değerin başka değerlerle olan ilişkisi. Bir organ veya hücrenin yaptığı iş. Resmî iş, vazife. Bir cümlede bir dil biriminin öbür birimlerle ilişkisi aracılığıyla yerine getirdiği iş. Bir nesne veya bir kimsenin yaptığı iş. Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı iş, misyon. İşlev.

Yapma : Yapay. Yapmak işi. Yapmacık, sahici karşıtı.

Çalışmak : Makine veya aletler işe yarar durumda olmak veya işlemekte bulunmak. Bir şeyi yapmak için gereken çarelere başvurmak, o şeyi gerçekleştirmek için kendini zorlamak, çaba harcamak. Herhangi bir iş üzerinde olmak. Bir şeyi oluşturmak veya ortaya çıkarmak için emek harcamak. Bir şeyi öğrenmek veya yapmak için emek vermek. İşi veya görevi olmak, bulunmak.

Uyandırmak : Çıra, lamba, soba vb. ışık veren şeyleri yakmak, tutuşturmak. Üstü küllenmiş ateşi yeniden canlandırmak. Herhangi bir sebeple dernekteki üyeliğin dondurulmasından vazgeçerek çalışmalara katılmasına izin vermek. Uyanmasına yol açmak. Aklını başına toplamasını sağlamak, gözünü açmak.

Uyarmaklık : İkaz, irşat, yola getirme.

Uyarmak ile ilgili Cümleler

  • Sadece seni uyarmak istedim.
  • Sen tekrar uyarmak zorunda değilim.
  • Tom'u uyarmak istiyordum.
  • Tom'u uyarmak istiyorum.
  • Ne olacağı hakkında seni uyarmak için geldim.
  • Tehlikede olduğun konusunda seni uyarmak için buraya geldim.
  • Seni tekrar uyarmak zorunda kalmak istemiyorum.
 

Diğer dillerde Uyarmak anlamı nedir?

İngilizce'de Uyarmak ne demek? : v. warn, caution, forewarn, alert, give warning, advise, awake, give notice, tip, tip off, lecture, tip the wink, induce, excite, stimulate, sex up, admonish, advise against, advise smb. of smth., charge, exhort, expostulate, give smb. notice of

Fransızca'da Uyarmak : réveiller, éveiller, exciter, stimuler, prévenir, remontrer

Almanca'da Uyarmak : v. ermahnen, mahnen, stimulieren, verwarnen, wahrschauen, warnen

Rusça'da Uyarmak : v. предупреждать, будить, предостерегать, приспосабливаться, индуцировать, предупредить, перебудить, разбудить, предостеречь, приспособиться