Pore canals türkçesi Pore canals nedir

  • Por kanalları.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Böceklerin kutikulasında bulunan epikutikulaya geçmeyen, çok ince spiral geçitler. derisi dikenlilerde su kanal sistemine ait taş kanalın (madrepor kanalı) dışarıya açıldığı yerde bulunan elek safihadaki kanallar.

Pore canals ingilizcede ne demek, Pore canals nerede nasıl kullanılır?

Pore : Düşünüp taşınmak. Por. Güneş yüzeyinde görülen küçük, yuvarlak, kara lekelerden her biri. bunlardan kimi söner, kimi de gelişerek güneş lekelerini doğurur. Çekirdek kılıfı üzerinde sitoplazma ile nükleoplazma arasında ilişkiyi sağlayan, sekiz çevresel granül ile bir merkezi tıkaca sahip özelleşmiş delik yapısı; halkasal lamellerdeki benzer yapılar. böcek yumurtası kabuğunda solunuma yarayan delik şeklindeki yapı. 3.biyolojik yapılardaki, çeşitli görevleri olan farklı çaplardaki delikler. Katı yapılarda yüzeye açılan küçük boşluk. Derin düşünmek. Ağaç türüne göre büyüklüğü değişebilen, işlenmiş kereste üzerindeki küçük girintiler. Biyoloji, gitar, uzay, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Biyolojik yapılarda çeşitli görevleri olan farklı çaplardaki küçük delik, por. Gözünü dikmek.

Canals : Ark. Kanallar. Kanal. Suyolu.

Pore cell : Süngerlerde, vücut dış duvarında bulunan ve suyun içeri girmesini sağlayan özel hücreler. porosit. Por hücresi. Süngerlerde, vücut dış duvarında bulunan suyun içeri girmesini sağlayan özel hücreler, porosit. Porosit.

 

Pore organ : Por organı. Dezmidlerde, boşaltım kanalını çevreleyen yapı.

Pore over : İncelemek. Derin derin düşünmek. Kendini vermek. Dalmak. Konsantre olmak. Tetkik etmek. Gözünü dikmek.

Pore space : Boşluk hacmi. Boşlukların oylumu. Toprağın parçacıkları arasındaki açıklık. Por aralığı.

İngilizce Pore canals Türkçe anlamı, Pore canals eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pore canals ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Cansız çevre. Abiyotik çevre.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

 

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini.

A cells : Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

Aardvark : Yer domuzu. Karınca yiyen. Yerdomuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Borudişli.

Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas.

Pore canals synonyms : a cell, aardvarks, aardwolf, acacia, a site, abramis zone.