Gazed türkçesi Gazed nedir

  • Sürekli bakış.
  • Dik dik bakmak.
  • Nazar.
  • Gözünü dikerek bakmak.
  • Gözünü dikmek.
  • Bakış.
  • Gözünü dikme.
  • Dik bakış.

Gazed ile ilgili cümleler

English: At night, she gazed at the moon.
Turkish: Gece, o aya baktı.

English: He gazed at the ceiling for a long time.
Turkish: Uzun süre tavana baktı.

English: Ali gazed deeply into Mary's eyes.
Turkish: Ali Mary'nin gözlerine derin derin baktı.

English: Ali gazed into Mary's eyes.
Turkish: Ali Mary'nin gözlerine baktı.

English: Ali gazed at Mary.
Turkish: Ali Mary'ye baktı.

Gazed ingilizcede ne demek, Gazed nerede nasıl kullanılır?

Gazed into the distance : Gözünü dikerek uzağa baktı. Ufka doğru baktı.

Stargazed : Yıldızları gözlemlemek. Hayallere dalmak.

Gaze at : Gözünü dikip bakmak. Seyretmek. Gözü dalmak. Dalgın dalgın bir şeye bakmak. Bakakalmak. Dik dik bakmak. Dalgın dalgın bir yere bakmak. Gözünü dikmek. Bir şeye dalıp gitmek.

Gaze hound : Avı işaret eden köpek. Av köpeği. Kurbanını kokusunu alarak değil de gözlemleyerek kovalayan ve avlayan tazı.

Gaze on : Gözünü dikmek. Gözü takılı kalmak. Dik dik bakmak. Dalıp gitmek.

Gaze round : Şaşkın şaşkın etrafa bakınmak. Şaşkınlıkla çevresini incelemek. (bir şeylerin arasında) sevinç ya da şaşkınlıkla dolanmak.

 

Gaze : Gözünü dikmek. Dik bakış. Nazar. Gözünü dikerek bakmak. Dik dik bakmak. Bakış. Sürekli bakış. Gözünü dikme.

Gazehound : Avını sadece gözlerini kullanarak avlayan yırtıcı (koku duyuları kullanmadan). Av köpeği. Avını koku ile değil görerek yakalayan tazı. Kurbanını kokusunu alarak değil de gözlemleyerek kovalayan ve avlayan tazı.

Gazeboes : Manzaralı balkon. Kule. Balkon. Taraça.

Gaze upon : Gözünü dikmek. Gözü takılı kalmak. Dalıp gitmek.

İngilizce Gazed Türkçe anlamı, Gazed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gazed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Eyeballing : Gözünün içine bakma.

Glared : Parıldamak. Parlamak. Göz kamaştıracak bir şekilde parlamak. Parıltı. Ters ters bakmak. Göz kamaştırıcı parıltı. Kötü kötü bakmak. Kızgın bakmak. Göz kamaştırmak.

Eye up : Kesmek.

Gaze upon : Dalıp gitmek. Gözü takılı kalmak.

Eye : Gözünü dikip bakmak. Bakmak. Dikkatle bakmak. Dişi kopça. Halka. Gözetlemek. Gözlemek. Göz.

Eyebeams : Gözün bakışı. Gözün parıltısı.

Stared : Belermek. Hayretle bakmak. Boşluğa bakmak. Gözlerini dikmek. Gözlerini dikip bakmak. Boş boş bakmak. Uzun uzun bakmak. Dikmek (gözlerini). Bakakalmak.

Gazing : Dik dik bakma.

Dekko : Bakma.

Regard : Gibi görmek. Önem. Hürmet. Ç.selam. İyi dilekler. Gözetmek. Kulak asmak. Umursamak. Bakmak. Takdir.

Gazed synonyms : gazes, glanced, glower, pore, glowered, opinion, apercus, stare down, glowers, eyebeam, gawping, eyeshots, hex, hexing, outface, goosey, stargaze, gaze, gaze at, poring, fastens, pored, pore over, ganders, glance, look, eyeshot, hexes, glares, gandering, apercu, gaze up on, glared at.

 

Gazed zıt anlamlı kelimeler, Gazed kelime anlamı

Energetic : Diri. Çalışkan. Dipdiri. Enerjik. Güçlü. Enerjiye sahip olan. Kuvvetli. Faal. Etkili. Enerji gösteren.

Clearheaded : Temiz ve açık bir şekilde düşünebilir. İyi düşünen. Anlayışlı. Kafalı. Kafası rahat. Sıkıntılı olmayan. Akıllı. Tamamen uyanık. Mantıklı. Aklı başında.