Eyebolt türkçesi Eyebolt nedir
- Halkalı vida.
- Delikli cıvata.
- Gözlü cıvata.
- Halkalı civata.
- Mapa.
- Aybolt.
Eyebolt ingilizcede ne demek, Eyebolt nerede nasıl kullanılır?
Eyebolts : Halkalı vida. Delikli cıvata. Aybolt. Halkalı civata. Gözlü cıvata. Mapa.
Eyeball : Bakmak. Gözküresi. (hapishanede) bir memura dik dik bakmak. Göz yuvarlığı. Göz yuvarlağı. Gözünü dikip bakmak. Kafatasında kemikten bir çukur içine yerleşmiş bulunan yuvarlakça göz yapısı. Göz yuvarı. Göz küresi.
Eyeball to eyeball : Bir insanla yüz yüze. Baş başa. Göz göze. Göz küresi göz küresine. Yüz yüze.
Eyeballed : Gözküresi. Bakmak. Gözyuvarı. Kontrollü hava hareket pozisyonlar. Gözünü dikip bakmak. (hapishanede) bir memura dik dik bakmak. Göz yuvarlağı. Göz küresi. Göz yuvarlığı.
Eyeballing : Gözünü dikme. Gözünün içine bakma.
Eyebeams : Gözün parıltısı. Nazar. Bakış. Gözün bakışı.
Eyeballs : Spesifik bir ürün kullanan internet kullanıcıları. Belirli bir siteyi ziyaret eden internet kullanıcıları.
Eyebrow pencil : Kaş kalemi.
Eyebar : Gergi çubuğu. Ucu gözlü çubuk. Gözlü çubuk.
Eyebrow : Kaş.
İngilizce Eyebolt Türkçe anlamı, Eyebolt eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Eyebolt ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Hooded lantern : Gırgır ağlarının alt kısmında yer alan ve ağın alttan kapatma düzeneğinde görev yapan istinga halatının içinden geçtiği halkalar. gemi içini aydınlatmaya yarayan, içinde zeytinyağı bulunan siperli fener.
Oculus : Okulus. Göz. Kubbenin tepesindeki yuvarlak açıklık (mimarlık).
Drape : Sermek. (kumaş ile) üstünü örtmek. Kıvırmak. Kaplamak. Süslemek. Katlamak. Sarkmak. Kumaşla örtmek. Kumaşla süslemek. Kumaş.
Ringbolts : Mapalı cıvata.
Garment : Giyim. Elbise. Giysi. Kılıf. Esvap. Giydirmek. Giyim eşyası. Kisve. Giyecek. Örtü.
Ring : Halka geçirmek. Çarpma tahtasına yere koşut olarak çalkılı, üzerinde ipten ağ takılı, içinden topun geçmesiyle sayı kazanılan 0.45 m. çapında demirden halka. Bir sirkte gösterilerin yapıldığı alan. Çınlatmak. Alan. Çembere almak. Daire içine almak. Şıngırdamak.
Eye : Bakış. Dişi kopça. Gözlemek. Görüş. Göz. Gözünü dikip bakmak. Görme gücü. Görme organının, içinde dış dünyanın görüntüsünün oluştuğu ve bu görüntünün sinirsel uyarmalara dönüştüğü, başlangıç parçası. Halka.
Orb : Çevrelemek. Küre. Göz küresi. Gözbebeği. Küre şeklinde yapmak. Daire. Gök cismi. Gökcismi. Kuşatmak. Göz.
Boot : Sepetlemek. Futbol tekme atmak. Potin. Bot. İşten atma. Ön yükleme. Yolcu taşıyan araçlarda yolcu yükünün konduğu kapalı ya da açık bölüm. Ayak ile vurmak. Tekmelemek. Tekme atmak.
Eyebolt synonyms : eye bolt, cable lug, ring bolt, hole, eyelet, curtain, eyebolts, drapery, pall, screw eye, ringbolt, mantle, capsule, optic.
Eyebolt ingilizce tanımı, definition of Eyebolt
Eyebolt kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A bolt with a looped head, or an opening in the head.

Bu kısımda Eyebolt kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Eyebolt ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Eyebolt anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Eyebolt ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.