Boot türkçesi Boot nedir

  • Oto.
  • Bot.
  • Çizme giydirmek.
  • Sepetlemek.
  • Ayak ile vurmak.
  • Yolcu taşıyan araçlarda yolcu yükünün konduğu kapalı ya da açık bölüm.
  • Kovmak.
  • Futbol tekme atmak.
  • Yüklük.
  • Tekmelemek.
  • Potin.
  • İşten atma.
  • Bilgisayar alanında kullanılır.
  • Tepmek.
  • Ön yükleme.
  • Bagaj.
  • Tekme.
  • Sepetleme.
  • Tekme atmak.
  • Çizme.
  • İşe yaramak.

Boot ile ilgili cümleler

English: My computer crashed and now it won't boot up.
Turkish: Bilgisayarım çöktü ve şimdi çalışmayacak.

English: A group of people started off in snow boots.
Turkish: Bir grup insan kar botlarıyla yola koyuldular.

English: Ali asked me where I had bought my hiking boots.
Turkish: Ali bana yürüyüş botlarımı nereden aldığımı sordu.

English: Ali bought a new pair of boots.
Turkish: Ali yeni bir çift bot aldı.

English: My computer doesn't boot up anymore.
Turkish: Benim bilgisayarım artık çalışmaz.

Boot ingilizcede ne demek, Boot nerede nasıl kullanılır?

Boot camp : Yeni askerlerin eğitim kampı. Acem birliği. Eğitim imkanları. Acemi birliği. Acemi eğitim programı veya kampı.

Boot device : Önyükleme aygıtı. Ön yükleme aygıtı.

Boot disk : Açılış disketi. Önyükleme diski sistem yükleme diski. Önyükleme disketi.

Boot diskette : Açılış disketi. Açılış veya çalıştırma disketi. Önyükleme disketi. Bir bilgisayarı açmak için kullanılabilen disket.

 

Boot floppy : Açılış disketi.

Boot sector infector : Önyükleme virüsü.

Boot loader : Açılış yükleyicisi. Önyükleyici.

Boot out : Kovmak. Görevden almak. Defetmek. Kapı dışarı etmek. Görevine son vermek. İşten atmak.

Boot manager : Açılış yöneticisi. Önyükleme yöneticisi.

Boot sequence : Çalıştırma sırası. Açma sırası. Bir bilgisayarın başlarken çeşitli sürücüler üzerinde çalıştırılabilir disk veya disket araması sırası.

İngilizce Boot Türkçe anlamı, Boot eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Boot ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Boot out : Görevden almak. Defetmek. Kapı dışarı etmek. Görevine son vermek. İşten atmak.

Axing : Balta ile kesmek. İptal etmek. Baltayla budamak. Baltalamak. Kısmak. Balta. Enstrüman. Azaltmak.

Boated : Sandal. Tekne (gemi veya vapur veya sandal veya yat gibi). Tekne. Gemi. Sandalla gezmek. Vapur. Kayıkla gezmek. Kayıkla taşımak. Kayık.

Bounce : Sektirmek. Karşılıksız çıkmak (çek). Zıplamak. Fırlamak. Sıçratmak. Zıplatmak. Girivermek. Sıçramak.

Access control entry : Erişim denetleme girişi. Erişim denetim girdisi.

Luggages : Bavul. Eşya. Bavullar.

Hand baggage : El bagajı. Yolcu beraberindeki bagajlar.

Absolute device : Salt aygıt. Mutlak aygıt.

Availed : Yararı olan. Yararı olmak. Yaramak.

Floatage : Yüzebilirlik. Yüzen nesne. Suya batmama. Tekne. Yüzen çer çöp. Yüzen döküntü. Su üstünde yüzen tekne enkazı. Yüzme kabiliyeti.

Boot synonyms : wellington boot, hessian boot, rubber boot, shoe collar, luggage compartment, heel counter, toe box, desert boot, hip boot, automobile trunk, gum boot, scout, cupboard, baggages, cashiering, top boot, access mechanism, avail, bundling, luggage, bootleg, blucher, plotting, alcove, combat boot, baggage, tucked, chuck, eyehole, jackboot, ditched, spurn, give a kick.

 

Boot zıt anlamlı kelimeler, Boot kelime anlamı

Unformed : Şekillenmemiş. Şekilsiz. Oluşmamış. Biçimlendirilmemiş. Biçimsiz. Yaratılmamış. Gelişmemiş. Biçimlenmemiş.

Boot ingilizce tanımı, definition of Boot

Boot kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Spoil. To avail. To advantage. A covering for the foot and lower part of the leg, ordinarily made of leather. As, what boots it?. Booty. Reparation. To boot one`s self. Hence, one who brings relief. To put on one`s boots. Generally followed by it. To profit. Amends. To put boots on, esp. for riding. Relief. Remedy.