Drape türkçesi Drape nedir

Drape ile ilgili cümleler

English: The carpet clashes with the drapes.
Turkish: Perdelerle halı uyuşmuyor.

English: Jale will buy satin material for her new drapes.
Turkish: Jale yeni perdeleri için saten malzeme alacak.

English: Ali measured the windows for new drapes.
Turkish: Ali yeni perdeler için pencereleri ölçtü.

English: Open the drapes.
Turkish: Perdeleri açın.

English: Ali pulled back the drapes.
Turkish: Ali perdeleri geri çekti.

Drape ingilizcede ne demek, Drape nerede nasıl kullanılır?

Drape in : İçine kıvırmak. Bir şeye sarmak. İçine katlamak.

Drape over : Bir şeyin çevresini sarmak. Asmak.

Drape scenery : Bir dekorun parçaları olarak kullanılan küçüklü büyüklü perdeler. Kumaş dekor birimi.

Drapeable : Bez ile örtülebilir. İnce katlar şeklinde hazırlanabilir. Örtü ile kapatılabilir. Zarif bir şekilde katlanabilir (örtü kumaş kıyafet giyecek vs).

Draped : Kumaşla örtmek. Sarkmak. Katlamak. Dökümlü olmak. Dökülmek. Kumaşla süslemek. Kumaş kaplanmış. Asmak. Kıvırmak.

Draperies : Perde. Tuhafiye. Çuha. Kıvrımlar halinde duran kumaş. Kumaşçılık. Döşemelik kumaş. Perdelik kumaş. Kumaş. Örtü.

 

Drapet : Kumaş. Bez.

Draped curtain : Yukarı doğru açılan ve iyice açıldıktan sonra da bir bölümü seyirci tarafından görülebilen çerçeve sahne önperdesi. İner-çıkar perde.

Drapes : Kumaş dekor birimi. Perde. Bir dekorun parçaları olarak kullanılan küçüklü büyüklü perdeler. Kalın perde. Kumaş.

Linen draper : Dokuma eşyası tüccarı (british). Manifaturacı. Keten kumaş ticareti yapan kimse.

İngilizce Drape Türkçe anlamı, Drape eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Drape ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Collapse : Yıkılmak. Kollaps. Bozulmak. Güçten düşme. Portatif olmak. Başarısızlık. Çöküş. Sönmüş, çökmüş. Çöküntü. Bayılmak.

Stuff : Kaçak içki. Tıka basa doldurmak. Saçma. Hamur. Kereste. Uyuşturucu. Tıkıştırmak. Tıkamak. Kağıt hamuru. Tıka basa yemek.

Crank : Dirsek. Deli. Krankla çalıştırmak. Krankla bağlamak. Saplantı. Eski alıcı ve göstericilerde, aygıtı çalıştırmak için elle döndürülen, alıcı ya da göstericinin düzeneğini devindiren sap. Kanırtmaç. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yol vermek.

Lay out : Maket. Düzen. Hazırlamak. Yaymak. Tasarlamak. Plan. Planlamak. Sergilemek. Sarf etmek.

Drop curtain : Asma sahne perdesi. Asma tiyatro perdesi.

Bloused : Kadın gömleği. Asker ceketi. Bluz. Gömlek. Günlük ceket.

Bestrewing : Saçmak. Dağıtmak. Yayarak kaplamak.

Beclouds : Karartmak. Zorlaştırmak. Bulutlandırmak. İçinden çıkılmaz hale getirmek.

Hang : Eğilmek. Duvar kağıdı kaplamak. İpe çekmek. Bağlanmak. Asılmak. Batmak. Eğmek (başını). Kavrama. Eğmek.

 

Curtain : Tiyatro perdesi. Sahne içinde çeşitli amaçlar için kullanılan kumaş perde. Perde kapanış sözü. Oyun yerini seyirci salonuna kapayıp açan kumaş perde. Ölüm. Havalandırma bezi. Perde. Alkışlarla tekrar sahneye çağırma. Perdeyi kapatmak. Bölme.

Drape synonyms : theatre curtain, array, drop cloth, dangle, shower curtain, bends, dickie, crinkling, drooped, festoon, unfolding, neglect, coil, crimping, crisp, blouses, fold up, bestrewn, stuffs, contorts, spread over, blind, cake, lay, dangles, gibbeting, bestrewed, theater curtain, laid out, crimps, contort, crinkle, bedecks.

Drape zıt anlamlı kelimeler, Drape kelime anlamı

Disarrange : Dağınıklık. Düzeni bozmak. Düzenini bozmak. Dağıtmak. Karıştırmak. Bozmak.

Unfold : Gelişmek (öykü). Açmak (katlanmış bir şeyi). (katlanmış bir seyi) açmak. Göz önüne serilmek. Açmak. Yayılmak. Gözler önüne serilmek. Açıklamak. Gelişmek. Açılmak.

Drape ingilizce tanımı, definition of Drape

Drape kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To make cloth. To cover or adorn with drapery or folds of cloth, or as with drapery. As, to drape a bust, a building, etc.