Sarkmak nedir, Sarkmak ne demek

"Sarkmak" ile ilgili cümle

  • "Oluklardan kol gibi buzlar sarkıyordu." - T. Buğra

Yerel Türkçe anlamı:

Yabanî hayvan saldırmak

1.İstememek, çekememek, kıskanmak. 2.Açgözlülük yapmak. 3.İmrenmek, yönelmek.

Diğer sözlük anlamları:

Eğilmek, meyletmek.

Sarkıntılık etmek, tecavüz etmek.

Sarkmak anlamı, tanımı:

Sarkma : Sarkmak işi.

Uzamak : Uzun duruma gelmek, boyu büyümek. Çok zaman tutmak, uzun sürmek.

Uzanmak : Bir şey boyunca sıralanmak. Vücudunu yöneltmek veya vücuduyla birlikte kolunu uzatmak. Yetişmek, ulaşmak. Bir alana yayılmak. Boylu boyunca yatmak. Gitmek. Sarkıntılık etmek.

Cins : Tür, çeşit. Soy, kök, asıl. Pek çok ortak özellikleri bulunan türler topluluğu. Garip, tuhaf. Diğerlerine göre üstün nitelikleri olan.

İlişki : Bağlantı, temas. İki şey arasında karşılıklı ilgi, bağ, münasebet, temas.

Kurmay : Harp akademilerine girerek eğitimlerini başarıyla bitirmiş subay, erkânıharp. Kurmaylık yetkisi ve niteliği olan (subay).

Arkadaş : Birbirlerine karşı sevgi ve anlayış gösteren kimselerden her biri, bacanak, eş, yâren, yoldaş. Bir ortamda birlikte bulunanlardan her biri, hempa, refik.

 

İstemek : Evlenmek dileğinde bulunmak. Gerek olmak. Görmek istediğini bildirmek. Bir şeyin kendisine verilmesini veya yapılmasını söylemek, dilemek. İstek duymak, arzulamak.

Doğru : Yakın, yakınlarında. Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca. Yasa, yöntem ve ahlaka bağlı, dürüst, namuslu. Yanlışsız, eksiksiz bir biçimde. Gerçek, yalan olmayan. Gerçek, hakikat. İki nokta arasındaki en kısa çizgi. Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun. Karşı yönünce. Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı.

Veya : Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut. Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz.

Uzatmak : Konuşmayı, tartışmayı sürdürmek. Germek. Vermek, göndermek. Bir şeyi vermek için birine yöneltmek. Uzamasına sebep olmak, uzamasını sağlamak. Başı, kolları veya bacakları bir yere yöneltmek. Süreyi artırmak, temdit etmek.

Uğramak : Fırlayarak çıkmak, hızla çıkmak. Kötü duruma konu olmak. Bir yerin yanından, yakınından, içinden geçmek. Yola devam etmek üzere, bir yerde kısa bir süre kalmak. Yaklaşmak. Cin, peri çarpmak.

Diğer dillerde Sarkmak anlamı nedir?

İngilizce'de Sarkmak ne demek? : v. hang, hang down, droop, lean out, overhang, bag, beetle, dangle, drape, flag, hang out, impend, lie over, lop, prolapse, sag, slouch

Fransızca'da Sarkmak : pendre, se pencher, retomber

Almanca'da Sarkmak : v. wackeln, bammeln

Rusça'da Sarkmak : v. висеть, свисать, свешиваться, обвисать, повисать, мотаться, опускаться, атаковать, свеситься, обвиснуть, повиснуть, опуститься