Bloused türkçesi Bloused nedir
Bloused ingilizcede ne demek, Bloused nerede nasıl kullanılır?
I would like a silk scarf to match this blouse : .
Knitted blouse : Örme bluz. İplikleri bir araya ilmikleyerek yapılan bluz.
Shirt blouse : Şömizye. Bluz (yakalı).
Blouse : Asker ceketi. Gömlek. Günlük ceket. Kadın gömleği. Bluz. Sarkmak.
Blouses : Günlük ceket. Bluz. Asker ceketi. Gömlek. Sarkmak. Kadın gömleği.
Blousing : Asker ceketi. Bluz. Günlük ceket. Sarkmak. Gömlek. Kadın gömleği.
Blousons : Mont.
Bloat : Şişirmek. Kabartmak. Abdominal distansiyon. Karın şişkinliği, şiplenium, humor. genç tavşanlarda bağırsak yangısının sonucunda biçimlenen karnın şişkin görünümü. Şişkinlik. Şişmek. Tuzlamak ve tütsülemek. Tütsülemek (balık). Kabarmak.
Bloat line : Timpani hattı. Karın şişkinliği çizgisi. Karın şişkinliği sonucu artan karın içi basıncı nedeniyle, yemek borusu mukozasının boyun-göğüs bölgesi sınırında konjesyon ve kanama odakları nedeniyle koyu kırmızı ve hiperemik görünümü, timpani hattı. her zaman görülmeyen ancak önemli olan bir bulgudur.
Blouson : Bol giysi. Kabarmaya veya sarkmaya yatkın (özellikle giyeceklerde). Mont. Geniş giyecek.
İngilizce Bloused Türkçe anlamı, Bloused eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Bloused ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Dangles : Asılmak. Sarkıtmak. Sallanmak. Sallamak. Asılı tutmak. Asıp sallamak. Sarkma. Asılıp sallanmak. Asılı durup sallanmak.
Beetle : Kanatlılardan herhangi bir böcek. Şahmerdan. İri kara böcek. Çomak. Kınkanatlı böcek. Dövmek. Kakmak. Çıkıntı yapmak. Tokmak. Tokaç.
Out of use : Kullanım dışı. Geçersiz. Modası geçmiş. Adet olmayan. İşlemez. Kullanılmayan. Hizmet dışı.
Sealed : Deliksiz. Gizli. Kapalı. Mühürlenmiş. Mühürlü. Damgalanmış. Tecritli. Belirlenmiş (yazgı).
Smock : İş önlüğü. Büzgü yapmak (bluz vb.). Önlük (ilikli ve kollu). Büzgülü bol gömlek. Petek büzgü. Önlük. İş gömleği. İş elbisesi. Büzgü yapmak.
Liner : Kovan. Yüz boyamada gölge ve çizgilerin yapılmasına yarayan özel uçlu kalem. Layner. Yolcu gemisi. Yolcu uçağı. Zıvana. Büyük yolcu gemisi. Büyük uçak. Astar.
Depend from : Sallantıda kalmak.
Waist : Kemer. Orta kısım. Bel. Bir şeyin orta kısmındaki girinti. Vücudun göğüs ile karın bölgeleri arasında kalan kuşak kısmı. Yelek. Korsaj. Geminin orta kısmı.
Shimmying : Şimi dansı. Titremek. Esneme. Uçak tekerleğinde meydana gelen anı ve sert titreşim. Şimi. Balkıma. Yalpalamak. Şimi dansı yapmak. Yalpa yapmak.
Bloused synonyms : unopen, obstructed, nonopening, shirts, blouse, shut, blocked, beetled, dangled, blouses, sark, bag, blousing, chemise, draped, shimmy, depend, droop, dangle, drawn, stoppered, tunics, overall, chemises, housing, draping, book cover, shirt, tunic, drape, cylinder liner, waists, book jacket.
Bloused zıt anlamlı kelimeler, Bloused kelime anlamı
Unsealed : Mühürü açılmış. Sonuçlandırılmamış. Açılmış. Açık. Mühürlenmemiş. Mühürsüz. Mührü kırılmış.
Open : Geniş. Genişletmek. Fora etmek. Kısık olmayan (ses). Bilgisayar, gitar alanlarında kullanılır. Hiçbir perdeye basılmaksızın tellerin açık bırakıldığı veya tüm tellerin herhangi bir perdeden tek parmakla kapatıldığı durumlarda bile sık kullanılan akorların elde edilebildiği akortlama biçimi. Serbest. Ferah. Karara bağlanmamış. İçten.
Unobstructed : Tam. Tıkanmamış. Engellenmemiş. Kapatılmamış. Açık. Engelsiz.

Bu kısımda Bloused kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Bloused ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Bloused anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Bloused ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.