Blousons türkçesi Blousons nedir

Blousons ingilizcede ne demek, Blousons nerede nasıl kullanılır?

Blouson : Bol giysi. Kabarmaya veya sarkmaya yatkın (özellikle giyeceklerde). Mont. Geniş giyecek.

Blouse : Asker ceketi. Sarkmak. Gömlek. Kadın gömleği. Günlük ceket. Bluz.

Bloused : Bluz. Günlük ceket. Gömlek. Sarkmak. Asker ceketi. Kadın gömleği.

Blouses : Sarkmak. Asker ceketi. Bluz. Gömlek. Günlük ceket. Kadın gömleği.

Blousily : Dökümlü giysi.

Knitted blouse : İplikleri bir araya ilmikleyerek yapılan bluz. Örme bluz.

Crablouse : Kasık biti. İnsan vücudunun kasık bölgesini saran bit.

Shirt blouse : Bluz (yakalı). Şömizye.

Troublous : Karışık. Zahmetli. Güç. Sıkıntılı.

Blousing : Günlük ceket. Sarkmak. Kadın gömleği. Asker ceketi. Bluz. Gömlek.

İngilizce Blousons Türkçe anlamı, Blousons eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Blousons ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Jacket : Ciltli kitabın üzerine geçirilen kağıt kap. Patates kabuğu. Kitap kabı. Ceket. Zarf. Kılıf. Soğutucu ya da ısıtıcı ortamı içinde tutma amacıyla , karıştırıcı, tepkime kabı vb. çevresine yerleştirilmiş ana aygıtın bir parçası. Kitabın kağıt kabı. Plak kabı.

Coat : Birçok sestod da, embriyonik blastomerlerden köken alan dış zarın katkıda bulunduğu yumurta kabuğu. yumurtayı dış etkilere karşı koruyan ve büyük çoğunluğu kalsiyum karbonattan oluşan ve yumurtaya şeklini veren kısmı. Kaplamak. Örtmek. Post. Tabaka. Kaban. Kürk. Bir tabaka (boya vb) sürmek. Film tabanı üzerine sürülen çeşitli duyar özdek ya da koruyucu özdekten oluşan astar.

 

Blouson : Bol giysi. Geniş giyecek. Kabarmaya veya sarkmaya yatkın (özellikle giyeceklerde).