Blouson türkçesi Blouson nedir

  • Bol giysi.
  • Mont.
  • Kabarmaya veya sarkmaya yatkın (özellikle giyeceklerde).
  • Geniş giyecek.

Blouson ingilizcede ne demek, Blouson nerede nasıl kullanılır?

Blousons : Mont.

Blouse : Bluz. Kadın gömleği. Günlük ceket. Asker ceketi. Sarkmak. Gömlek.

Bloused : Asker ceketi. Sarkmak. Bluz. Kadın gömleği. Günlük ceket. Gömlek.

Blouses : Kadın gömleği. Gömlek. Sarkmak. Asker ceketi. Günlük ceket. Bluz.

Blousily : Dökümlü giysi.

Blousing : Sarkmak. Asker ceketi. Günlük ceket. Kadın gömleği. Bluz. Gömlek.

Troublous : Karışık. Güç. Zahmetli. Sıkıntılı.

I would like a silk scarf to match this blouse : .

Bloat out : Şişmek. Kabarmak.

Crablouse : İnsan vücudunun kasık bölgesini saran bit. Kasık biti.

İngilizce Blouson Türkçe anlamı, Blouson eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Blouson ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chrysanthemum : Krizantem. Papatyagiller (compositae) familyasından, çiçekleri altın sarısı renkte, aken tipi meyveleri olan, ülkemizde doğal olarak iki türü bulunan, tek yıllık, otsu bitkiler. Kasımpatı. Papatyagiller (compositae) familyasından, çiçekleri pembemsi renkte, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak kullanılan, tek yıllık, otsu bitkiler.

Bloom : Serpilmek. Çiçek açmak. Alg çiçeklenmesi. Dinç olmak. Güzelleşmek. Külçe haline getirmek (demir). Yüze renk gelmek. Yüzüne renk gelmek. Çiçeklenmek. Açmak.

 

Coat : [#kap Kaplamak]. Film tabanı üzerine sürülen çeşitli duyar özdek ya da koruyucu özdekten oluşan astar. Yumurta kabuğu. Giydirmek. Sarmak. Tabaka. Bir tabaka (boya vb) sürmek. Birçok sestod da, embriyonik blastomerlerden köken alan dış zarın katkıda bulunduğu yumurta kabuğu. yumurtayı dış etkilere karşı koruyan ve büyük çoğunluğu kalsiyum karbonattan oluşan ve yumurtaya şeklini veren kısmı. Ceket. Post.

Carpel : Karpel (bitki.). Meyve yaprağı. Karpel. Meyvayaprak.

Floret : Çiçekçik. Çiçek. Bir çiçekteki küçük çiçek. Küçük çiçek. Çiçeği oluşturan minik çiçeklerden her biri.

Effloresce : Gelişip olgunlaşmak. Tozlanma. Çiçeksimek. Tozlaşmak. Serpilmek. Gelişmek. Olgunlaşma. Çiçek açmak.

Ovary : Ovaryum. Bitki ve hayvanlarda dişinin yumurtalarını meydana getiren eşey organı. ovaryum, dişi eşey organı, dişi üreme organı. Dişinin üreme için salgı yapan bezesi. Dişinin üreme için salgı yapan organı. Tohumluk (botanik terimi). Over. Tohumluk. Yumurtalık.

Jacket : Kaplamak. Kabuk. Kap. Soğutucu ya da ısıtıcı ortamı içinde tutma amacıyla , karıştırıcı, tepkime kabı vb. çevresine yerleştirilmiş ana aygıtın bir parçası. Kitabın kağıt kabı. Ciltli kitabın üzerine geçirilen kağıt kap. Patates kabuğu. Zarf.

Chlamys : Eskiden yunan erkeklerinin giydiği kısa pelerin.

Blouson synonyms : floral envelope, ray flower, reproductive structure, ray floret, floral leaf, apetalous flower, blousons, inflorescence, perigone, perigonium, stamen, bud, angiosperm, stole, flowering plant, pistil, floweret, develop, perianth, flower, burst forth.