Oculus türkçesi Oculus nedir

  • Göz.
  • Kubbenin tepesindeki yuvarlak açıklık (mimarlık).
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Okulus.

Oculus ingilizcede ne demek, Oculus nerede nasıl kullanılır?

Loculus : Göz. Küçük oda ya da boşluk. ovaryum içindeki ovülü kapsayan boşluklardan her biri. kloroplastlarda tilakoyid zar içinde kalan boşluk. Hücre. Küçük çukur (biyoloji, anatomi). Lokulus. Lokülus.

Inoculum : İnokülant. Aşı. Kaliteli silaj üretilmesi amacıyla silaj materyaline katılan, laktik asit üreten bakteriler. Aşılayıcı. Besi yeri gibi bir materyale eklenen mikroorganizma. Aşılamada kullanılan madde. İnoklum. Aşılamada kullanılan malzeme. İnokulant. İnokülüm.

Inoculums : Aşı maddesi. İnoklum. Aşılamada kullanılan malzeme. Aşı. İnokülüm.

Ocular : Ayni. Gözle ilgili olan. ışık mikroskobunda objektif merceklerden gelen görüntüyü büyüten ve gözle bakılan mercek. Gözle ilgili. Biyoloji, fizik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Oküler. Gözle görülür. Kesin. Gözle görebilme. ışık mikroskoplarında gözle bakılan mercek. Göz (ile ilgili). Göze ait.

Ocular albinism : Oküler albinizm. İrisin çift taraflı yetersiz pigmentleşmesi. Göz albinizmi.

Ocular onchocerciases : Oküler onkoserkozis. İnsandan insana kara sineklerle taşınan onchocerca volvulus’un neden olduğu göz enfeksiyonu.

 

Ocular larva migrans : Larva göçü. Son konakları hayvanlar olan helmint larvalarının insan vücuduna penetrasyonu. çeşitli vücut dokularında göç eden asla erişkin hale gelmeyen nematod larvalarının neden olduğu enfeksiyon. insanlarda genellikle deri, gözler ve iç organlar enfeksiyon bölgesidir. ancylostoma brasiliensis deri-larva göçüne, toxocara cinsindeki türler ise iç organ larva göçüne neden olur.

Ocular prosthes : Çıkarılan gözün yerine estetik amaçla konulan yapay göz. Oküler protez.

Ocular onchocerciasis : Oküler onkoserkozis. İnsandan insana kara sineklerle taşınan onchocerca volvulus’un neden olduğu göz enfeksiyonu.

Ocular plate : Deniz kestanelerinde ambulakral bölgenin anüs yakınında sonlandığı beş küçük ve deliksiz plaktan her biri. Denizkestanelerinde ambulakral bölgenin amis yakınında sonlandığı beş küçük ve deliksiz plaktan her biri. Oküler plak.

İngilizce Oculus Türkçe anlamı, Oculus eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Oculus ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Eye : Delik. Bakış. Işığa duyarlı olan ve görmeyi sağlayan, çeşitli hayvanlarda basit göz, bileşik göz gibi farklı yapılarda ve sayılarda bulunan organ. insanda, kafatasının orbit denilen çukuruna yerleşmiş, dışta sklera ve kornea tabakaları, ortada damar tabaka (koroit, silli cisimcik, iris) ve içte retina tabakasından oluşan, irisin önünde ve arkasında ön ve art odalar bulunan, bütün tabakaların çevrelediği en iç kısmı dolduran camsı (vitröz) maddeden yapılmış bir çift organ. Görme gücü. Nazar. Süzmek. Dikkatle bakmak. Dişi kopça.

 

Cuddies : Küçük kamara. Kamara (güvertede). Güverte kamarası. Odacık. Dolap. Gemi salonu. Gemi mutfağı.

Naked eye : Çıplak göz.

Abdominal distention : Abdominal gerginlik. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik. Karın gerginliği.

Abamectin : Abamektin. Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç.

Blinkering : Flaşör. Pırıldak. Çakar söner ışık. Yanıp sönen sinyal lambası (devamlı). Flaş lambası. Atın göz siperi. İşaret lambası. At gözlüğü. Sinyal ışığı.

Simple eye : Birçok basit yapılı organizmada ve kimi omurgalı hayvanlarda bulunan ve merceği olabilen göz. birçok böcek larvasında, bazen de ergin böceklerde bulunabilen göz, osellus, osel göz, nokta göz. kimi böceklerin kanatlarında ve balıklarda bulunan göze benzeri leke. kimi protozoon gruplarında ışık yoğunluğunu tayin eden organel. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sade göz. Birçok basit yapılı organizmada ve bazı omurgalı hayvanlarda bulunan ve merceği olabilen göz. birçok böcek larvasında, bazen de ergin böcekte de bulunabilen göz. osellus, osel göz, nokta göz. 3.bazı böceklerin kanatlarında ve balıklarda bulunan göze benzer leke. Osellus. Basit göz. Nokta göz.

Crystalline lens : Göz merceği. Kristal lens. Kristal lensler. Billurcisim. Mercek. Gözde ışığın retina üzerinde odaklanmasını sağlayan saydam yapı. lens. bazı balıklarda ışık organlarının farklılaşmış hücreleri. mikroskop ya da büyüteçlerde büyütmeyi sağlayan ya da görme kusurlarını gideren camdan yapılmış araç. Lens.

Choroid : Damarkatman. Kan damarlarını içeren göz zarı (oftamoloji). Danarkatmak. Koroid. Gözün damar tabakasının kan damarları, melanositler, bağ dokusu hücreleri ve tellerince zengin gevşek bağ dokusundan oluşan kısmı. Gözün damar tabakasının arka parçası. Koroidea. Koriyoid. Choroidea. Choroid örtü.

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

Oculus synonyms : pupillary sphincter, sensory receptor, uveoscleral pathway, ciliary artery, arteria ciliaris, epicanthus, human face, oculus sinister, ocular muscle, oculus dexter, eye muscle, lacrimal apparatus, central artery of the retina, epicanthic fold, lens of the eye, musculus sphincter pupillae, third eyelid, vena lacrimalis, lacrimal artery, visual system, lacrimal vein, arteria lacrimalis, od, cells, cubbyhole, sclerotic coat, eyeball, abdominal ovariectomy, cubby, cubicle, nictitating membrane, eyelid, cuddy.

Oculus zıt anlamlı kelimeler, Oculus kelime anlamı

Effector : Faaliyete geçiren şey. Etkileyen kimse veya şey. Gitar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Etkileyici. Effektör. Yardımcı manevra unsuru. Modülatör. Sese efekt veren cihazların genel adı. Efektör. Etkileyen.

Oculus ingilizce tanımı, definition of Oculus

Oculus kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An eye. (Bot.) a leaf bud.