Square türkçesi Square nedir

  • Uydurmak.
  • Para yedirmek.
  • Tüm kıyıları eşit ve açıları dik olan dörtgen.
  • Doğrultmak.
  • Kare kare yapmak.
  • Uymak.
  • Karelemek.
  • Yerleştirmek.
  • Meydan.
  • Karesini almak.
  • Bir niceliğin, kendisiyle çarpılarak elde edilen ikinci kuvveti.
  • Beraberliği sağlamak (spor terimi).
  • Üstiki.
  • Ayarlamak.
  • Dik tutmak.
  • Alan.
  • Kare.
  • Ödemek.
  • Halletmek.
  • Karelere bölmek.
  • Dördül.
  • Anıtların, tarih yapıtlarının, önemli yapıtasarcılık yapıtlarının çevresinde ya da yakınında, genellikle taşıt dolaşımına açık tutulmayan, herkesin oturup dinlenmesine elverişli duruma getirilmiş, dileyenlerin, gereğinde siyasal toplantılar da yapabilecekleri genişçe düzlük.
  • Kare yapmak.
  • Bağdaşmak.
  • Düzeltmek.
  • Fizik alanında kullanılır.

Square ile ilgili cümleler

English: Ali taught me how to tie a square knot.
Turkish: Ali bana bir kare düğümü nasıl bağlayacağımı öğretti.

English: Could you tell me where I could go to get a square meal?
Turkish: Bana doyurucu bir yemek yiyebileceğim bir yer söyleyebilir misin?

English: A square has four corners.
Turkish: Bir karenin dört köşesi vardır.

English: A square is both a rectangle and a rhombus.
Turkish: Bir kare hem dikdörtgen hem de eşkenar dörtgendir.

English: A square has four sides.
Turkish: Bir karenin dört kenarı vardır.

 

Square ingilizcede ne demek, Square nerede nasıl kullanılır?

Square accounts : Hesapları ödemek. Hesapları kapatmak. Borçları ödemek. Yanlışlığı gidermek. Hatayı telafi etmek. Hesaplaşmak.

Square accounts with : Hesapları kapatmak. Hıncını almak. Hesaplaşmak. Ödeşmek. Kuyruk acısını çıkarmak. Fit olmak. Kozlarını paylaşmak.

Square an account : Hesabı ödemek. Hesaplaşmak. Hesabı kapatmak.

Square away : Yola koyulmak. (işleri) yoluna koymak. Yelkenleri açmak.

Square bashing : (britanya argosu) askerlerin bir kışla avlusunda eğitilmesi.

Square brackets : Köşeli parantez. ( ).

Square bracket : Köşeli parantez. Köşeli ayraç.

Square centimetre : Santimetre kare.

Square contingency : Karesel çaprazlık.

Square deal : Dürüst pazarlık. Dürüst muamele. Adil anlaşma. Doğru ve insaflı işlem veya davranış. İnsaflı davranış.

İngilizce Square Türkçe anlamı, Square eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Square ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Quadrate : Karesel kare. Balık, amfibyum, sürüngen ve kuşların kafatasında alt çenenin bağlandığı kemik. Murabba. Dört köşeli.

Exposure : Bir oluşuğun ya da bir yapının, yeryüzünde göründüğü yer ya da yüzey. Bir nesnenin ışınlara tutulması; ışınlama ölçüsü, ışınım akısı ile ışınlama süresinin çarpımına eşittir. Cephe. Açık olma. Fizik, uzay, ekonomi, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Çıkma. Işınlama. Açığa çıkarma. Ortaya çıkarma.

Adjust : Bilgisayar, uzay, veterinerlik alanlarında kullanılır. Hizaya getirmek. Alışmak. Ayarlama. Standartlaştırma. Alıştırmak.

 

Assayed : Yoklamak. Analiz etmek. Tahlil etmek. Ayar etmek. Değerli maden içermek. Çözümlemek. Denemek. Ayarını belirlemek. Kalkışmak.

Amending : Değiştirme. Düzelmek. İyileştirmek. İyileşmek. Değiştirmek (kanun vb). Değişmek.

Clearing : Ormanda açık alan. Kliring. Sayışma. Açıklık alan. Açma. Ağaçsız yer. Mal değişimi. İktisat, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. (orman) açık alan.

Chequer : Kare desen. Dama. Damalı yapmak. Ekose deseni ile kaplamak. Ekose desenli yapmak. Dama taşı. Ekose deseni. Değişiklik katmak. Tavla pulu.

Ameliorates : Ondurmak. Düzelmek. İyileştirmek. Geliştirmek. Gelişmek. İyileşmek. Islah etmek. Abat eylemek.

Checker : Kare desen. Ekose deseni. Denetçi. Dama. Damalı yapmak. Alacalı yamak. Dama taşı. Tavla pulu.

Adjudicate : Yargıcılık yapmak. Kararına varmak. Kararlaştırmak. Hüküm vermek. Hükmüne varmak. Hükmetmek. İhale etmek. Hakemlik etmek. Karar vermek.

Square synonyms : buyer, ante up, accede, absolute magnitude, aerodrome, direct, open space, abampere, agora, right angled, accorded, accord, answer for, absorptivity, come across with, arrange for, agree with, become established, four, earn, adapt, absorptiometer, agorae, concourse, coin, compounded, esplanades, circus, absolute concentration, accommodates, assay, quadratic, adapts.

Square zıt anlamlı kelimeler, Square kelime anlamı

Rounded : Yuvarlanmış. Dairesel. Çembersel. Yuvarlak yapılmış. Yuvarlak madalyon. Yuvarlatılmış. Yuvarlak. Yüzük şeklinde.

Round : Bitirmek. Toplamak. Yuvarlak. Şişmanlamak. Konusunda. Etrafında. Dolaşmak. Yakınında. Bilgisayar, tiyatro alanlarında kullanılır. Etrafında dönmek.

Divide : Kesmek. Bölüştürmek. Dağıtmak. Taksim etmek. Araları açık olmak. Bölmek. Kırışmak. Bölme. Bölünmek. Ayırmak.

Square ingilizce tanımı, definition of Square

Square kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To form with four sides and four right angles. To accord or agree exactly. The corner, or angle, of a figure. As, a square figure. To suit. Having four equal sides and four right angles. To fit. To be consistent with. To conform or agree.