Ayaklı nedir, Ayaklı ne demek

Ayaklı; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Ayağı olan.
  • Bir destekle yere dayanan
  • Ayakla işletilen.

"Ayaklı" ile ilgili cümleler

  • "Ayaklı kadeh."
  • "Ayaklı dikiş makinesi."
  • "Odanın ortasına üç ayaklı masayı koymuş, etrafına sandalyeleri diziyordu." - P. Safa

Ayaklı anlamı, tanımı:

Ayaklı ansiklopedi : Ayaklı kütüphane.

Ayaklı canavar : Çok hareketli, yaramaz, cin gibi çocuk.

Ayaklı gazete : Olaylardan herkesten önce haberi olup yayan kimse.

Ayaklı koşma : Halk şiirinde müstezat tarzında söylenen deyiş.

Ayaklı kütüphane : Pek çok konuda bilgisi olan, çok şey okumuş ve öğrenmiş olan, sorulan her soruya cevap verebilen kimse, ayaklı ansiklopedi.

Ayaklı mani : Cinaslı ayaklarla söylenen bir mâni türü.

İki ayaklı : İki ayağı olan (hayvan veya eşya).

Kan ayaklı : Kanı ayaklı. Çaresiz, zavallı. Yoksul.

Kanı ayaklı : Yeni evlenmiş kadın, kan ayaklı. Genç kız, kan ayaklı.

Çift ayaklılar : Duyargaları sekiz eklemli, vücut halkalarında ikişer çift ayak bulunan, ıslak ve karanlık yerleri seven çok ayaklılar topluluğu.

Çok ayaklılar : Eklem bacaklı böceklerin, çıyan gibi her ekleminde bir veya iki çift ayağı olan takımı.

Dört ayaklılar : Sürüngenleri ve memelileri içine alan bir sınıf.

 

Karından ayaklılar : Karından bacaklılar.

Kolsu ayaklılar : Erginken genellikle bir yere tutunarak yaşayan ve gövdeleri iki çenetli kabuk içinde olan deniz hayvanları.

Kürek ayaklılar : Pelikanları, karabatakgilleri içine alan kuşlar takımı.

On ayaklılar : Çeşitli ıstakoz, yengeç ve karides türlerini içine alan eklem bacaklı kabuklular takımı.

Perde ayaklılar : Kaz, ördek, martı gibi suda yüzen ve parmakları arasında perde bulunan kuşlar takımı.

Yüzgeç ayaklılar : Omurgalı hayvanlardan memeliler sınıfına giren, morslar ve foklar gibi denizde yaşayan, karada yüzgeçlerini ayak gibi kullanan alt takım.

Ayak : Vücudun belden aşağı bölümü. Basamak. Bacak. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Halk edebiyatında uyak. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Göl ayağı. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler.

Ayaklık : Ayakçak. Küçük teknelerde kürekçinin oturduğu yeri destekleyen, kaplamaların iç tarafına çakılan kiriş. Ayak basacak yer. Kaide. Bir makinede, bir araçta ayak yardımıyla dönmeyi veya hareketi sağlayan düzen, pedal.

 

Ayaklılık : Ayaklı olma durumu.

Destek : Bir vektörü taşıyan sonsuz doğru. Maddi ve manevi yardımcı, dayanak. Kredi işlemlerinde her an sarf edilebilecek kredi. Yardım. Bir birlik için sağlanan yardım veya koruma. Bir şeyin yıkılmaması için konulan eğik veya düz dayak, payanda. Üzerine bir şey oturtmaya, tutturmaya, koymaya yarar araç, bindi, hamil.

Bir : Tek. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Aynı, benzer. Sadece. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Sayıların ilki. Ancak, yalnız. Beraber. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Bir kez. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Bu sayı kadar olan. Eş, aynı, bir boyda.

Ayaklı ile ilgili Cümleler

  • Ona ayaklı sözlük derler.
  • Çocuklar çıplak ayaklıydılar.
  • O tabiri caizse ayaklı bir ansiklopedidir.
  • Engin bilgi sahibi bir adam o; diğer bir ifadeyle ayaklı sözlük gibi.

Diğer dillerde Ayaklı anlamı nedir?

İngilizce'de Ayaklı ne demek? : adj. footed

n. foot, body part located at the end of the leg; hoof; footsy, footsie; stand, stillage, buttress; plates

Fransızca'da Ayaklı : qui à des pieds, à pattes

Almanca'da Ayaklı : adj. beinig