Kolsu ayaklılar nedir, Kolsu ayaklılar ne demek
Kolsu ayaklılar; bir hayvan bilimi terimidir.
- Erginken genel olarak bir yere tutunarak yaşayan ve gövdeleri iki çenetli kabuk içinde olan deniz hayvanları

Biyoloji'deki anlamı:
(Yun. pous: ayak) Çok hücrelilerden (Metazoa), birincil ağızlılar (Protostomia) filumunun, yumuşakçamsılar (Molluscoidae) dalından, vücutları iki parçalı bir kabukla örtülü, uzun ya da kısa bir sapla kendilerini bir yere bağlayan, denizlerde yaşayan, ayrı eşeyli, küçük boylu, jeolojik devirlerde çok gelişmiş, Kambriyum'dan beri fosillerine rastlanan bir sınıf. Lingula (Lingula), terebratula (Terebratula), produktus (Productus), rinkonella (Rhynconella) iyi bilinen cinsleridir.
İngilizce'de Kolsu ayaklılar ne demek? Kolsu ayaklılar ingilizcesi nedir?:
brachiopods
Kolsu ayaklılar hakkında bilgiler
Dallı bacaklılar ya da Brachiopoda; iki sert kabuğa sahip deniz omurgasız hayvanları şubesidir. Dış görünüşleriyle midyelere benzerler. Ergin dönemde vücutları sap ya da bir kabukla bir yere bağlıdır. Yaklaşık 280 yaşayan, 30.000 ise fosil türü bilinmektedir.
Kolsu ayaklılar anlamı, tanımı:
Ergin : Olmuş, yetişmiş, kemale ermiş. Kişisel haklarını kendi kullanabilmesi için yasanın gösterdiği on sekiz yaşına gelmiş olan (kimse), reşit.
Kabuk : Deri üzerinde bir yaranın veya sivilcenin kurumasıyla oluşan sertçe bölüm. Bir hayvanı dıştan örten kitinli, kalkerli, silisli, kemiksi veya boynuzsu örtü, kavkı. Bir şeyin üstünü kaplayan ve onu dış etkilere karşı koruyan, kendiliğinden oluşmuş sertçe bölüm, kışır. Ekmeğin pişme sırasında içinden daha çok sertleşen dış bölümü. Bir sıvı veya gazı dıştan saran, sert katman.
Deniz : Geniş alan. Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi. Çokluk, yoğunluk. Bu su kütlesinin belirli bir parçası. Aydaki düzlükler.
Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).
Ayaklı : Bir destekle yere dayanan. Ayağı olan. Ayakla işletilen.
Ayak : Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Halk edebiyatında uyak. Bacak. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Göl ayağı.
Genel : Bir genelleme sonucunda elde edilen. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan.
Gövde : Bir şeyin asıl bölümü. İnsan bedeninde baş, kol ve bacaklar dışında kalan bölüm. Kesilmiş hayvanın, sakatatı alındıktan sonraki durumu. Ad ve fiil köklerinden yapım ekleriyle türetilmiş kelime. Hayvanlarda baş, ayak ve kuyruktan geri kalan bölüm. Ağaç ve bitkilerin dallarının dışında kalan ana bölümü.
Çenetli : İki veya daha çok çenedi bulunan.
Bacaklı : Bacakları uzun olan, uzun boylu. Bacağı olan. Felemenk altını.
Sert : Kolay dayanılmayan, zor katlanılan, etkili, yumuşak karşıtı. Bağışlaması, hoşgörüsü olmayan. Esnekliği az olan, kolayca eğilip bükülmeyen. Gönül kırıcı, katı, ters. Hırçın, öfkeli, hiddetli. Titizlikle uygulanan, sıkı. Sarsıcı niteliği olan, çarpıcı, keskin, hafif karşıtı. Çizilmesi, kırılması, buruşması, kesilmesi veya çiğnenmesi güç olan, pek, katı, yumuşak karşıtı. Ciğerlerden gelen havanın ağız boşluğundaki tam kapalı veya yarı kapalı engellere çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimsiz, süreksiz, ötümsüz, tonsuz, sedasız. Güçlü kuvvetli. Gönül kırıcı, katı, ters bir biçimde.
Sahip : Herhangi bir şey üstünde mülkiyeti olan, onu yasaya uygun bir biçimde dilediği gibi kullanabilen kimse, iye, malik. Koruyan, arka çıkan, gözeten kimse. Bir iş yapmış, üstlenmiş veya bir eser ortaya koymuş kimse. Herhangi bir niteliği olan kimse, ehil.
Omurga : Bir şeyin varlığı ile ilgili en önemli bölümü, temel, belkemiği, esas. Sırt boyunca uzanarak vücuda destek sağlayan, kemikten, kıkırdaktan veya her ikisinden oluşan, içinde omuriliği barındıran kemik yapı. Gemi kaburgasının aşağı taraftan bağlı bulunduğu boy ekseni doğrultusunda boydan boya geçen ana yapı ögesi.

Bu kısımda Kolsu ayaklılar nedir? Kolsu ayaklılar ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kolsu ayaklılar tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kolsu ayaklılar hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.