Yüzgeç ayaklılar nedir, Yüzgeç ayaklılar ne demek

Yüzgeç ayaklılar; bir hayvan bilimi terimidir.

  • Omurgalı hayvanlardan memeliler sınıfına giren, morslar ve foklar gibi denizde yaşayan, karada yüzgeçlerini ayak gibi kullanan alt takım

Biyoloji'deki anlamı:

Memeliler (Mammalia) sınıfının, etçiller (Carnivora) takımından, suda yaşayan, vücut yapıları bir mekiğe benzeyen, tırnakları körelmiş, kuyrukları kısa ve koni biçiminde, kulakları çok küçük ve istedikleri zaman kulak deliklerini kapatabilen, derilerinin altında kalın bir yağ tabakası bulunan, deniz hayvanları ve deniz bitkileri ile beslenen bir alt takım.

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Memeliler (Mammalia) sınıfından, suda yaşayan, vücut yapıları bir mekiğe benzeyen, tırnakları körelmiş, kuyrukları kısa ve koni biçiminde, kulakları çok küçük ve istedikleri zaman kulak deliklerini kapatabilen, derilerinin altında kalın bir yağ tabakası bulunan, deniz hayvanları ve deniz bitkileriyle beslenen bir takım.

İngilizce'de Yüzgeç ayaklılar ne demek? Yüzgeç ayaklılar ingilizcesi nedir?:

pinnipeds

Yüzgeç ayaklılar tanımı, anlamı:

Yüzgeç : Suda iyi yüzen (kimse veya hayvan). Balıklarda ve yüzen memelilerde karın ve göğüste çift, sırt, kuyruk ve anüste tek olarak bulunan, hareketi ve dengeyi sağlayan organ.

 

Ayaklı : Ayakla işletilen. Bir destekle yere dayanan. Ayağı olan.

Ayak : Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Basamak. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Göl ayağı. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Halk edebiyatında uyak. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Bacak.

Omurga : Gemi kaburgasının aşağı taraftan bağlı bulunduğu boy ekseni doğrultusunda boydan boya geçen ana yapı ögesi. Sırt boyunca uzanarak vücuda destek sağlayan, kemikten, kıkırdaktan veya her ikisinden oluşan, içinde omuriliği barındıran kemik yapı. Bir şeyin varlığı ile ilgili en önemli bölümü, temel, belkemiği, esas.

Hayvan : Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse). Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık.

Memeliler : Doğurarak üreyen, memeleri olan, sıcakkanlı, iki akciğerli, kalbinde dört boşluğu olan, vücutları genellikle tüylerle örtülü omurgalı hayvanlar sınıfı.

Sınıf : Belli ortak belirtileri olan tek tek nesneler öbeği. Takımlardan oluşan birlik, dalların alt bölümü. Çeşitli amaçlarla oluşmuş kümeler. Öğrencilerin yıllık öğrenime göre ayrıldıkları bölümlerden her biri. Bir toplumda, aynı görevi yapan, aynı yararı sağlayan, aynı şartlarda yaşayan büyük insan grubu, klas. Derslik. Önemlerine, niteliklerine göre kişi veya nesnelerin yerleştirildiği kategorilerden her biri.

 

Mors : Nokta ve çizgilerden oluşan bir alfabe kullanan telgraf dizgesi. Gizli işaret. Morsgillerden, Kuzey Atlantik'te yaşayan, 4 metre uzunluğunda, derisi, dişi ve yağı için avlanan bir memeli hayvan (Odobenus rosmarus). Bu işaretleri almaya ve göndermeye yarayan alet.

Deniz : Aydaki düzlükler. Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi. Bu su kütlesinin belirli bir parçası. Geniş alan. Çokluk, yoğunluk.

Takım : Takım elbise. Birbirini tamamlayan şeylerin tümü. Sigara ağızlığı. Bölüğü oluşturan birliklerden her biri. Birlikte oynayan, kazanmak için birlikte çalışan sporcu topluluğu. Meslek, davranış, durum vb. yönlerden birbirine uyan kimselerin oluşturduğu topluluk. Canlıların bölümlendirilmesinde familya ile sınıf arasında yer alan, yakın benzerlikler gösteren organizmaların oluşturduğu birlik. Hayvanlarda yemek borusu, akciğer ve karaciğere genel olarak verilen ad. Bir filmin çevriminde görüntüleri alma, aydınlatma, ses alma gibi belli başlı çalışmaları yapmak için gerekli en küçük teknikçiler topluluğu. Görev bakımından birbirini tamamlayan kimselerin topluluğu, grup, ekip, trup. Bir oyunda sahaya çıkan belli kuruluşlara bağlı oyuncular topluluğundan her biri. Aşağılayıcı ve küçümseyici anlamda topluluk. Bir işte veya bir yerde kullanılan eşya ve aletlerin tamamı, ekipman.