Bu sayfada Spend ne demek nedir spend hakkında bilgiler sözleri ingilizce türkçede çevirisi spend resimleri yazıları türkçesi ne demek spend ile ilgili sözler cümleler bulmaca görseller spend hakkında yazı türkçe almanca ingilizcede sözlük anlamı kısaca tanımını ve benzeri diğer konuları inceleyebilirsiniz.
Spend nedir English: A man who doesn't spend time with his family cannot be a real man.Turkish: Ailesi ile zaman geçirmeyen bir erkek gerçek bir erkek olamaz. English: After much debate, we decided to spend our holidays in Spain...
Spend freely nedir : Tüketmek. Geçirmek (geceyi vb). Zaman geçirmek. Giderleme. Harcama yapmak. Kasasından çıkmak. Yemek. Para harcamak. Sarf etmek. Freely : Bedava. Elini kolunu sallayarak. Özgürce. Bağımsız olarak. Rahat bir şekilde. Engel...
Spend money nedir English: I am happy to spend money on books.Turkish: Kitaplara para harcadığım için mutluyum. English: You cannot spend money like this.Turkish: Parayı böyle harcayamazsın. English: If you have a lot of time, y...
Spend oneself nedir : Harcama yapmak. Para harcamak. Yemek. Borç karşılığı ödeme, mal ve hizmetler karşılığında para ya da başkaca bir değer verme. mal ve hizmetlerin para ile tanımlanan değeri. Sarfetmek. Tüketmek. Kasasından çıkmak. Harcama...
Spend the night nedir English: Can I spend the night at Tom's tomorrow?Turkish: Yarın geceyi Tom'un evinde geçirebilir miyim? English: Ali asked if he could spend the night at his friend's house.Turkish: Ali geceyi arkadaşının evind...
Spend the winter in nedir : Giderleme. Zaman geçirmek. Sperm dökmek (balık). Etkisini azaltmak. Borç karşılığı ödeme, mal ve hizmetler karşılığında para ya da başkaca bir değer verme. mal ve hizmetlerin para ile tanımlanan değeri. Harcamak. Para ha...
Spendable nedir a penny : Çişini yapmak. Su dökmek. Çişini etmek. Çiş yapmak. (tuvalet) ihtiyaç gidermek. İşemek. Tuvalete gitmek. Hacet bitirmek. Ufak su dökmek. Spend a wakeful night : Uykusuz bir gece geçirmek. freely : Bezletmek. Spen...
Spenders nedir English: Suspenders make my personality.Turkish: Askılar kişiliğimi oluşturur. English: Japanese tourists abroad are big spenders.Turkish: Yurt dışındaki Japon turistler çok para harcarlar. English: Ali is wear...
Spending cut nedir : Sarf etme. Harcama. Cut : Kamçılamak. Kesmek. Kurgulamak. Sulandırmak. Kendisinde top bulunmayan bir oyuncunun, pas alacak gibi bir aldatma ile karşı çembere doğru hızla koşması. Hadım etmek. İndirilmiş. Kırpmak. İndirim...
Spend a penny nedir : Sarf etmek. Kasasından çıkmak. Harcama yapmak. Geçirmek (vakit). Sarfetmek. Zaman geçirmek. Etkisini azaltmak. Harcamak. Tüketmek. A : Belirli bir tür veya nitelikteki. En yüksek not. Miktar belirtir. Bir. En iyi kalitey...
Spend a wakeful night nedir : Sarf etmek. Tüketmek. Harcama yapmak. Zaman geçirmek. Geçirmek (vakit). Giderleme. Para harcamak. Yemek. Etkisini azaltmak. A : Pek iyi. La (müzik terimi). Amperin simgesi. Miktar belirtir. (herhangi) bir. Bir. Herhangi ...
Spend itself nedir : Sarfetmek. Harcama yapmak. Para harcamak. Borç karşılığı ödeme, mal ve hizmetler karşılığında para ya da başkaca bir değer verme. mal ve hizmetlerin para ile tanımlanan değeri. Sarf etmek. Zaman geçirmek. Sperm dökmek (b...
Spend money like water nedir : Yemek. Kasasından çıkmak. Geçirmek (geceyi vb). Sarfetmek. Harcama yapmak. Para harcamak. Giderleme. Tüketmek. Sarf etmek. Money : Eşyanın değerini ölçmek üzere değişim aracı olarak kullanılmakta olan satağa çıkarılan ka...
Spend prodigally nedir : Sarf etmek. Tüketmek. Etkisini azaltmak. Borç karşılığı ödeme, mal ve hizmetler karşılığında para ya da başkaca bir değer verme. mal ve hizmetlerin para ile tanımlanan değeri. Sarfetmek. Yemek. Geçirmek (geceyi vb). Para...
Spend the winter nedir : Tüketmek. Zaman geçirmek. Etkisini azaltmak. Geçirmek (vakit). Giderleme. Para harcamak. Sarfetmek. Harcama yapmak. Sarf etmek. Borç karşılığı ödeme, mal ve hizmetler karşılığında para ya da başkaca bir değer verme. mal ...
Spend time nedir English: A man who doesn't spend time with his family cannot be a real man.Turkish: Ailesi ile zaman geçirmeyen bir erkek gerçek bir erkek olamaz. English: Ali wants to spend time with Mary.Turkish: Ali Mary il...
Spender nedir English: I'm not a big spender.Turkish: Ben bir savurgan değilim. English: Ali is wearing suspenders.Turkish: Ali jartiyer giyiyor. English: Japanese tourists abroad are big spenders.Turkish: Yurt dışında...
Spending nedir English: Ali certainly seems to be spending a lot of time with Mary.Turkish: Ali kesinlikle Mary ile çok zaman geçiriyor gibi görünüyor. English: Ali and Mary enjoy spending time together.Turkish: Ali ve Mary b...
Spending cuts nedir : Sarf etme. Harcama. Cuts : Açmak. Biçmek. Kesmek. Dişi çıkmak. Hadım etmek. Kırpmak. Kesici kılıçla, yönetmelikte belirtilmiş sayılan vücut bölgesine (belden yukarısı), namlunun keskin yüzü ya da iki yüzü keskin sayılan ...