Spender türkçesi Spender nedir

Spender ile ilgili cümleler

English: I'm not a big spender.
Turkish: Ben bir savurgan değilim.

English: Ali is wearing suspenders.
Turkish: Ali jartiyer giyiyor.

English: Japanese tourists abroad are big spenders.
Turkish: Yurt dışındaki Japon turistler çok para harcarlar.

English: Ali is a big spender.
Turkish: Ali büyük bir savurgan.

English: Suspenders make my personality.
Turkish: Askılar kişiliğimi oluşturur.

Spender ingilizcede ne demek, Spender nerede nasıl kullanılır?

Spenders : Harcayan. Müsrif.

Cable suspender : Kablo askısı. Kablo askı engeli. Kablo askı çengeli.

Suspender : Pantolon askısı. Jartiyer. Çorap askısı. Askı. Askı (pantolonun düşmesini önlemek için).

Suspender belt : Jartiyer.

Suspenders : Pantolon askısı. Pantalon askısı. Jartiyer. Askı.

Be suspended : İşten uzaklaştırılmak. Asılı kalmak. Asılmak. Kapanmak. Boşlukta kalmak.

Spend a penny : Su dökmek. Çişini etmek. İşemek. Çiş yapmak. Hacet bitirmek. Çişini yapmak. Ufak su dökmek. Tuvalete gitmek. (tuvalet) ihtiyaç gidermek.

Suspended animation : Geçici ölüm. Bir süre için ölüm.

Air suspended : Hava süspansiyonlu. Pnömatik süspansiyonlu.

Suspended sentence : Tecil edilmiş karar. Tecil edilmiş ceza.

 

İngilizce Spender Türkçe anlamı, Spender eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spender ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Unthrifty : Verimsiz.

Sumptuous : Büyük. Lüks. İhtişamlı. Görkemli. Pahalı. Tantanalı. Pahalıya mal olan. Gösterişli. Pek pahalı.

Lavishes : Savurmak. Hesapsızca tüketmek. Bol bol harcamak. İsraf etmek. Çok harcamak. Hesapsızca harcamak. Boşa harcamak. Çok.

Disburser : Para ödemesi yapan kimse. Ödeyen. Ödeyici. Ödemeyi yapan kişi.

Spendthrift : Hovarda.

Dissipators : Sefa süren. Har vurup harman savuran. Har vurup harman savuran kimse. Gereksiz işler yapan. Gereksiz işler yapan kimse. Gereksizce harcamalar yapan kimse.

Overlavish : Aşırı cömert. Aşırı savurgan. Fazlasıyla eli açık.

Expender : Para harcayan kimse.

Playboys : Eğlence düşkünü erkek. Safa pezevengi. Eğlence hayatına düşkün zengin erkek. Eğlence peşinde koşan zengin delikanlı. Çapkın. Pleyboy. Zampara.

Wasteful : Zarar veren. İdaresiz. Ziyankar. Boşuna ziyan eden.

Spender synonyms : stephen spender, sir stephen harold spender, free handed, spenders, consumptives, spendthrifts, customer, inefficient, client, prodigal, hand to mouth, lavishers, extravagant, lavisher, profligate, dissipator, prodigals, thriftless, consumptive, profuse, playboy, lavish, profligates, scattergood, improvident.

Spender ingilizce tanımı, definition of Spender

Spender kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who spends. A spendthrift. Esp., one who spends lavishly. A prodigal.