Suspender türkçesi Suspender nedir
Suspender ile ilgili cümleler
English: Ali is wearing suspenders.
Turkish: Ali jartiyer giyiyor.
English: Suspenders make my personality.
Turkish: Askılar kişiliğimi oluşturur.
Suspender ingilizcede ne demek, Suspender nerede nasıl kullanılır?
Suspender belt : Jartiyer.
Cable suspender : Kablo askı engeli. Kablo askı çengeli. Kablo askısı.
Suspenders : Jartiyer. Pantalon askısı. Pantolon askısı. Askı.
Suspended : Askıda duran. Asma. Uzaklaştırılmış. Askıya alınmış. Ara verilmiş. Geçici olarak durmuş. Ertelenmiş. Asılı. Asılmış. Görevden alınmış.
Suspended animation : Bir süre için ölüm. Geçici ölüm.
Suspend judgement : Hükmü ertelemek. Hükmü askıya almak. Hükmü sonraya bırakmak.
Suspend payment : Ödemeyi kesmek. Ödemeyi ertelemek. Ödemeyi durdurmak.
Suspended sentence : Tecil edilmiş ceza. Tecil edilmiş karar.
Air suspended : Hava süspansiyonlu. Pnömatik süspansiyonlu.
Suspended roof : Asma beşik çatı. Asma tavan. Asma çatı. Asmaçatı.
İngilizce Suspender Türkçe anlamı, Suspender eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Suspender ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Shoulder strap : Omuz askısı. Kadın giysisinde askı. Omuz rütbesi. Apolet. Hamail.
Hangers : Duvar kağıdı ustası. Avcı bıçağı. Çengel. Kemere asılan kama.
Rack : Mahvolmak. İşkence etmek. Parmaklıklı raf. Kirayı artırarak eziyet etmek. Uzatmak. Kirayı çok artırmak. Fazla kira istemek. Rafa kaldırmak.
Tab : Flapa. Şerit. Uç. Yafta. Kayış. Çıkıntı. Brit. Kaytan.
Garters : Dizbağı. Çorap bağı.
Braces : Çevirtmeli ayraç. Payanda. Kaşlı ayraçlar. Diş telleri. Bağlayıcı ayraç. Diş teli.
Banns : Kilisede evlilik ilanı. Kilisede resmen yapılan evlilik ilanı. Evlenme ilanı (gelecek bir tarihe ait). Nikah ilanı. Nikah ilamı. Evlenme ilanı. Evlilik ilanı.
Brace : Kışkırtmak. Bir dekoru ya da bir dekor parçasını arkadan tutan destek. Genellikle bezem öğelerine kelepçeyle tutturulan, bezemi arkadan destekleyen tahtadan yapılma, sağlam ayak. Destek. Kuşaklamak. Neşelendirmek. Zindeleştirmek. Kuvvetlendirmek. Pano desteği. Hazırlamak.
Suspension : Çözünmeyen özdek parçacıklarının, dibe çökmeden bir sıvı içinde kalmış durumu. Gövdenin yoldan gelen titreşimlerden yalıtılması, aracın devimsel özelliklerinin iyileştirilmesi için, üst kısmın tekerleklerden esnek bir ortamla ayrılması. Durdurma. Askılama. Askıya alma. Sürekli olan ödemelerden bazılarının yapılamaması, ödemeye ara verilmesi. Ödemenin kesilmesi. Tehir. Uzaklaştırma. Bir maddenin sıvı içinde erimeksizin çok ufak tanecikler durumunda dağılmasından oluşan karışım.
Suspender synonyms : man's clothing, galluses, suspender belt, hanging iron, hanger, garter, gartering, gartered, gallus, hangings, coat hanger, strap, pendant, clothes hanger, suspenders, a pair of braces.
Suspender ingilizce tanımı, definition of Suspender
Suspender kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who, or that which, suspends. Esp., one of a pair of straps or braces worn over the shoulders, for holding up the trousers.

Bu kısımda Suspender kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Suspender ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Suspender anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Suspender ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.