Garters türkçesi Garters nedir

Garters ingilizcede ne demek, Garters nerede nasıl kullanılır?

Garter belt : Jartiyer kayışı. Çorap lastiği.

Garter snake : Kuzey ve orta amerika'ya özgü uzunlamasına koşan sarı veya kırmızı çizgileri olan zararsız ve sık rastlanan yılan. Genellikle daha açık çizgili ve koyu renkte olan afrika'ya özgü oyuk açan zehirli yılan. Küçük yılan.

The order of the garter : Dizbağı nişanı.

Garter : Dizbağı. Jartijer kullanmak. Çorap bağı. Diz bağı. Kol bağı. Jartiyer. Diz bağı takmak.

Gartered : Jartiyer. Dizbağı takmak. Jartijer kullanmak. Kol bağı. Dizbağı. Diz bağı takmak. Diz bağı. Çorap bağı.

Gartners duct cyst : Vulvadaki wolf kanalları kalıntısının tıkanarak kistleşmesi. Gartner kanalı kisti.

Garth : Çayırlık arsa. Avlu. Bent. Küçük bahçe.

Gartner : Danimarkalı cerrah ve anatomist. Herman t. gartner (1785-1827). Soyadı.

Kindergartener : Anaokulu öğretmeni. Anaokuluna giden çocuk.

Kindergarten : Çocuk yuvaları. Kreş. Çocuk yuvası. Ana okulu. Anaokulu. Yuva. Uşak bahçesi. Kreş ve gündüz bakımevi. Genellikle 4-6 yaşlarında bulunan ve daha ilköğrenim çağına erişmemiş olan çocukların her yönden gelişmelerini sağlayan, çoğu zaman içinde yuva bölümü de bulunan eğitim kurumu. Ana sınıfı.

 

İngilizce Garters Türkçe anlamı, Garters eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Garters ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hall : Yemekhane. Kabul salonu. Salon. Oturma salonu. Üniversite binası. Büyük salon. Koridor. Hol. Antre. Okul binası.

Diggings : Altın madeni. Kazıda çıkarılan şey. Maden ocağı. Kazı. Maden. Pansiyon. Kazı yeri. Yurt. Kazı yapılan yer.

Lodging : Konut olarak kullanılan oda. İskan. Han. Konaklayış. Geçici olarak oturulan yer. Kiralık oda. Konut. Kalacak yer (geceyi geçirmek için). İnsanların oturması için yapılıp düzenlenen yer. Pansiyon.

Military quarters : Karargah.

Arteria maxillaris : Arterya maksillaris. A. carotis externa'nın, a temporalis superficialis'i verdikten sonra seyreden devamı.

Arteria lacrimalis : Gözyaşı bezi atardamarı. Arterya lakrimalis. A. ophthalmica externa'dan çıkan ve gözyaşı bezini vaskularize eden atardamar, arterya lakrimalis.

Arteria brachialis : A. axillaris'in iki ana kolundan distal yönde seyredeni, arterya brakiyalis. Arterya brakiyalis. Kol atardamarı.

Arteriola : Arteryol. Yarım milimetre kadar ince ve çapı küçük, endotelyumla kaplı, duvarlarında 1-5 sıralı kas örtüsü bulunan, ince dış örtüsü olan, kan akımına karşı direncin en çok olduğu yer olan ve atardamarların dokular arasında uzanan en ince dalları, atardamarcık, arteryol. kılcal damarların hemen önünde yer alan küçük atardamarlar. Küçük atardamarlar. Atardamarcık.

Arteria : Kalpten dokulara, büyük dolaşımda oksijence zengin, küçük dolaşımda oksijence fakir kanı taşıyan kassıl ve zarsıl kanallar. (aer : hava, tereo : taşıyan, kapsayan), arter, arterya. Atardamar. Arterya.

 

Blood vessel : Reg. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kalpten dokulara ve oradan kalbe kan dolaşımının gerçekleştiği yapılar. Damar. Kan damarı. İçinde kanın dolaştığı belirli duvarlan olan damarlar.

Garters synonyms : internal spermatic artery, communicating artery, living quarters, arteria metatarsea, ileocolic artery, arteria iliaca, ulnar artery, celiac trunk, brachial artery, jejunal artery, ethmoidal artery, arteria arcuata, subclavian artery, choroidal artery, arteria angularis, central artery of the retina, splenic artery, cerebellar artery, gastric artery, arteria colica, arteria mesenterica, laryngeal artery, arteria choroidea, iliolumbar artery, auricular artery, arteria ciliaris, arteria pudenda, colic artery, mesenteric artery, basilar artery, arteria appendicularis, arteria celiaca, musculophrenic artery.