Elbise askısı nedir, Elbise askısı ne demek

  • Askı

"Elbise askısı" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Biri elbise askısı yapıyor, diğeri de yapılanları satıyor, böylece geçimlerini doğrultuyorlardı." - S. Ayverdi

Elbise askısı hakkında bilgiler

Elbise askısı, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına ya da duvar askısına asılması için insan omuzu biçiminde tasarlanmış bir eşyadır. Bazı elbise askılarının altında düz bir çıta bulunur ve bu da pantolon asmak için kullanılır. Yine bazı çeşitlerinin her iki kenarlarında bayanların eteklerini asmaları için küçük kancalar bulunabilmektedir. ABD’li işadamı Albert Parkhouse, 1904 yılında bir kış günü işe geç geldiğinde tüm askılıkların dolu olduğunu fark etti. Eline geçen bir parça teli bükerek, paltosunu buna astı. Kıyafet askısı bugünden sonra geliştirilmeye başlandı.

Elbise askısı anlamı, tanımı:

Askı : Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Gelinin odasına asılan süs. Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş.

 

Elbise : Giysi.

Gömlek : Göbek, batın. Dosya kartonu. Vücudun üst kısmına giyilen kollu veya yarım kollu, yakalı giysi. Kitap kapağına geçirilen kap, kılıf. Basamak, kat, derece. Kadınların giydikleri ince kumaştan yapılmış kolsuz, yakasız iç çamaşırı, kombinezon. Beyaz ışık sağlamak için lambanın üzerine geçirilen amyanttan kılıf. Memeli hayvanlarda bağırsakları dıştan saran yağlı zar. Vücudun üst kısmına giyilen iç çamaşırı.

Tişört : Genellikle kısa kollu, pamuklu spor giysi.

Ceket : Erkeklerin ve kadınların giydiği, genellikle önden düğmeli, kalçayı örten, kollu üst giysisi.

Düzgü : Norm.

Biçim : Herhangi bir şeyin benzeri. Tarz. Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Yakışık alan şekil, uygun şekil.

 

Duvar : Bir toprak parçasını sınırlayan taş, tuğla, kerpiçten yapılmış olan engel. Voleybolda ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma. Bir yapının yanlarını dışa karşı koruyan, iç bölümlerini birbirinden ayıran, taş, tuğla vb. gereçlerden yapılmış olan veya örülen dikey düzlem. Sonuç alınamayan yer. Engel.

Asılma : Asılmak işi.

Diğer dillerde Elbise askısı anlamı nedir?

İngilizce'de Elbise askısı ne demek? : n. clothes hanger, coat hanger

Almanca'da Elbise askısı : Kleiderbügel