Askı nedir, Askı ne demek

  • Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne.
  • Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı.
  • Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül.
  • İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı.
  • Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye.
  • Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması
  • Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat.
  • Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç.
  • Gelinin odasına asılan süs.
  • Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş.
  • Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ.
  • Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener.
  • Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.

"Askı" ile ilgili cümle

  • "Durumu hiç değilse bir süre kurtarmak için giysiyi bir askıya takıp duvardaki çiviye astım." - A. Kutlu
  • "Üzüm askısı. Ayva askısı."
 

Yerel Türkçe anlamı:

Oğlaklara asılan yapraklı dal.

Düğünlerde, geline, akraba ve yakınları tarafından takılan hediyeler.

Üzüm, ayva, nar, mısır gibi yiyeceklerin iplere dizilerek tavana asılmış durumu.

Çeyizi gelin odasına, gösterme amacıyla asma.

İpek böceğinin koza sarması için konan çalı çırpı.

Yeni yapılmış olan evlerin üzerine ustalara armağan olarak asılan şey.

Küpeleri düşmemek için birbirine bağlıyan iplik.

Gümüş bir parça üzerine sıralanıp başa takılan ziynet eşyası.

Avize.

Kahvecilerin kahve taşıma tepsisi.

Nişan: iki gün sonra askımız var siz de buyurun.

Halk şairlerinin çözmesi için kahve duvarlarına asılan bilmece. 1

Gösteri Sanat terimi olarak anlamı:

Her iki ucundan palangalar yoluyla yukarı çekilip aşağı indirilebilen ve üzerlerine pano ya da ışıldak asmaya yarayan demir boru ya da çubuk.

Gitar terimi olarak anlamı:

Ayakta çalınabilmesi için gitara takılarak omuzdan aşırılan kuşak.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Kurgu odasında, üzerine film parçalarının asıldığı sıra çengeller.

Edebi terim anlamı:

(Halk edebiyatı terimi) Saz şâirleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek üzere duvara asılan tabanca, kumaş gibi ödül.

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

Yayın, kiraz ya da ardıçtan yapılmış olan esnek kısmı. (*Yalvaç -Isparta)

S harfi biçimindeki demir elbise asacağı. (Kandilli *Bozüyük -Bilecik)

Hallaçtaki esnek, eğri çubuk. (*Bor -Niğde)

 

Diğer sözlük anlamları:

İpek kozası.

Bilimsel terim anlamı:

Yunak ya da sıvı ortamlı fırınlarda, işleme sokulacak çeşitli parçaların asıldığı araç.

Tekerlekleri gövdeye bağlayan, yaylanmaya olanak veren düzenek.

Saz ozanları arasında yapılmış olan yarışmada, üstün, gelene verilmek üzere duvara asılan tabanca, kumaş ve benzeri ödüller.

İngilizce'de Askı ne demek? Askı ingilizcesi nedir?:

rack, hanging iron, strap, suspension, cut-out hanger, editing rack, rack (for editing), cuts rack

Fransızca'da Askı ne demek?:

echarpe, suspensoire, cabane

Osmanlıca Askı ne demek? Askı Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

rubati muallik

Askı anlamı, kısaca tanımı:

Askı olmak : Askıntı olmak.

Askıda bırakmak : Sonuca vardırmamak.

Askıda kalmak : Bir iş bir engel dolayısıyla sonuca varamamak.

Askıya almak : Bir işi zamanında yapmayıp belirsiz bir zamana bırakmak, savsaklamak. oturmuş veya batmış bir gemiyi yüzdürmek için başka teknelere asarak kaldırmak. altı boşalıp desteği kalmayan yapıyı dikmelerle boşlukta tutarak yıkılmaktan kurtarmak.

Askıya çıkarmak : Evlenecek kimselerin durumunu nüfus kayıtlarının bulunduğu yerde askı yoluyla ilan etmek.

Askıya çıkmak : İpek böceği koza sarmak üzere dallara çıkmak. evlenecek kimselerin durumu nüfus kayıtlarının bulunduğu yerde askı yoluyla ilan edilmek.

Bağırsak askısı : İnce bağırsağı karnın arka bölümüne bağlayan ve karın zarının bir bölümünden oluşan askı.

Boru askısı : Her tür borunun asılmasında kullanılan, lama demiri veya çelik çemberlerden yapılmış olan askı.

Elbise askısı : Askı.

Su askıları : Tatlı sularda yaşayan bir alg familyası.

Askılı : Askısı olan.

Askılık : Asılıp saklanacak sebze, meyve. Avcıların sırtlarına taktıkları askı takımı. Vestiyer.

Askıntı : Karşı cinsi rahatsız eden (kimse). Başkalarının sırtından geçinen (kimse).

Askıntı olmak : Karşı cinsi rahatsız etmek. başkalarının sırtından geçinmek.

Baskıdaki altından askıdaki salkım yeğdir : "kullanılan, işe yarayan değersiz şey, saklanan ve kullanılmayan çok değerli şeyden daha iyidir" anlamında kullanılan bir söz.

Asma : Belirli bir tür üzüm veren bitki (Vitis). Asmagillerden, dalları çardak üzerine yayılan üzüm vb. bitkiler. Asılmış, asılı. Asmak işi.

Yarar : Çıkar. Yarayan, elverişli, uygun. Bir işten elde edilen iyi sonuç, fayda, avantaj.

Nesne : Belli bir ağırlığı ve hacmi, rengi olan her türlü cansız varlık, şey, obje. Geçişli fiili bütünleyen yalın veya belirtme durumunda bulunan tümleç. Öznenin dışında kalan her konu, obje.

Elbise : Giysi.

Gömlek : Dosya kartonu. Memeli hayvanlarda bağırsakları dıştan saran yağlı zar. Vücudun üst kısmına giyilen iç çamaşırı. Göbek, batın. Vücudun üst kısmına giyilen kollu veya yarım kollu, yakalı giysi. Basamak, kat, derece. Beyaz ışık sağlamak için lambanın üzerine geçirilen amyanttan kılıf. Kitap kapağına geçirilen kap, kılıf. Kadınların giydikleri ince kumaştan yapılmış kolsuz, yakasız iç çamaşırı, kombinezon.

Tişört : Genellikle kısa kollu, pamuklu spor giysi.

Ceket : Erkeklerin ve kadınların giydiği, genellikle önden düğmeli, kalçayı örten, kollu üst giysisi.

Süs : Süsleme veya süslenme işi. Güzellik veren, güzelleştiren şey. Süslemeye, süslenmeye yarayan şey, bezek, süs püs. Anlamı zenginleştiren edebiyat sanatı.

Askı altını : Kadın feslerinin ortasına iğnelenen altın.

Askı düleği : Sarı renkli, üzerinde kara çizgiler bulunan bir çeşit kavun.

Askı günü : Düğünün, geline askı asılan ikinci günü.

Askı halatı : Sahne yukarısındaki palangalar yoluyla sarkıtılıp çekilebilen, genellikle çelikten yapılmış halat.

Askı indirme : Saz ozanları arasında yapılan yarışmada; üstün çıkıp askıyı kazanma.

Askı indirmek : (Halk edebiyatı terimi) Saz şâirleri arasında yapılan yarışmada üstün çıkıp askıyı kazanmak.

Askı kıskısı : Tümseklerde askının çok yukarı kalkmasıyla tekerleğin gövdeye değmesini önlemek için askının sıkışmasını sınırlayan lastik parça.

Askı küpe : Sarkan küpe.

Askı palangası : Işıldakların ya da panoların asıldığı çubukların yukarı kaldırılıp aşağı indirilmesinde, kullanılan demir makara.

Askı üçgen kolu : Bağımsız önaskı düzeninde, tekerlek dingiline yuvarsı bir eklemle bağlı olan kollardan her biri.

Askı ile ilgili Cümleler

  • O zamandan beri Kanada ve İran arasındaki diplomatik ilişkiler askıya alındı.
  • Yüksek düzeydekilerin emirlerine itaat ederken zihinsel gücüm askıya alınmış canlandırmada kaldı. Bu, orduda herkeste karakteristiktir.
  • Bir müddet sonra Twitter hesabımın askıya alındığını gördüm.
  • Düşünce alanında, saçmalık ve sapkınlık dünyanın ustaları olarak kalır, ve onların hakimiyeti ancak kısa süreler için askıya alınır.
  • Altı Facebook hesabımdan biri, Facebook tarafından askıya alındı.
  • Çok kişiye istenmeyen e posta gönderdiğim için Twitter hesabım askıya alındı.
  • Ama sütyen askı ve kopçasını gizlemek için uğraşılacak.
  • O, yeni pantolon askısı hakkında gerçekten hassas.
  • Her şeyi biliyorsun ve zekisin, öyleyse neden problemi askıda bıraktın bunu çözemiyorum?
  • Kazaya neden olan sürücü, askıya alınmış bir ehliyetle araba kullanıyordu.

Diğer dillerde Askı anlamı nedir?

İngilizce'de Askı ne demek? : n. hanger, clothes hanger, suspender, rack

n. love, amour, adoration, crush, passion, gallantry

Fransızca'da Askı : cintre [le], bretelle [la]; tirant [le]

Almanca'da Askı : n. Absteifung, Aufhänger, Bügel

Rusça'da Askı : n. вешалка (F), плечики (PL), подвеска (F), подвес (M), бретелька (F), лямка (F), перевязь (F)