Asma nedir, Asma ne demek

Asma; bir bitki bilimi terimidir.

  • Asmak işi.
  • Belirli bir tür üzüm veren bitki (Vitis)
  • Asmagillerden, dalları çardak üzerine yayılan üzüm vb. bitkiler.
  • Asılmış, asılı.

"Asma" ile ilgili cümleler

  • "Öksüz, odanın ortasına kurulu çarşaftan bozma asma salıncağın içinde uyuyordu." - A. Kulin

Asma hakkında bilgiler

Asmagiller (Vitaceae), vantuzlu, tırmanıcı çalı görünümünde sarılgan bitkileri içeren bitki familyası.

Karmaşık yapılı, kahverengi gövdesi olan yarı odunsu bir bitkilerdir. Parçalı, üzeri tüylerle kaplı yaprakları vardır. Küçük ve yeşil renkli çiçekleri salkım biçiminde olur. Sarı, yeşil, siyah meyveleri vardır. Güneşi çok seven, yağış alan yerlerde iyi gelişen bir bitkidir. Her türlü toprak koşuluna dayanıklıdır. Islah amaçlı olarak tohum ile genellikle çelikle üretilir. Asma, bahçe duvarına sardırılabilir ya da çardak oluşturulabilir.

Asma ile ilgili Cümleler

  • Arkadaşları onun dondurma yemesini engellemek için buzluğa asma kilit takmak zorunda kaldılar.
  • O, okulu asmak ve partiye gitmek için çabucak bir plan geliştirdi.
  • Zaman zaman dediklerime kulak asmadıklarını düşünüyorum.
  • Bir dakika bekle, benim çamaşır tamam, çamaşırı asmaya gideceğim.
  • Dondurma yememesi için arkadaşları buzdolabına asma kilit takmak zorunda kaldılar.
  • Ali Mary'nin giysileri çamaşır ipine asmasına yardım etti.
  • "Bugün hava çok güzel...Çok sıcak değil." "Böyle güzel havalarda kendimi asmak iyi olurdu."
  • Hava çok iyi, kuruması için çamaşırlarımı dışarıya asmayı düşünüyorum.
  • Bana bir fırsat ver. Söyleyecek bir şeyin varsa, surat asmayı bırak ve onu söyle.
  • Ben düşmanlarımı kendilerini asmaktan asla engellemem.
 

Asma tanımı, anlamı:

Çardak : Asma vb. bitkilerin dallarını sardırmak için direklerle yapılmış yer. Denizli iline bağlı ilçelerden biri. Kameriye. Tarla, bahçe vb. yerlerde ağaç dallarından örülmüş barınak.

Bitki : Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.

Asma bahçe : Ayak ve kemerler üzerine kurulan teraslardan yapılmış bahçe.

Asma kat : Yapılarda genellikle tabanla birinci kat arasına yapılan, basık tavanlı, altı boş kat.

Asma kilit : Kilitlenecek şeyin üstündeki halkalara geçirilip kapatılacak bir biçimde yapılmış kilit.

Asma köprü : İki başındaki ayaklardan başka dayanağı olmayan, tahta veya kalın iplerle yapılan, çoğunlukla uzun, esnekliğe sahip köprü.

Asma merdiven : Yukarı ucundan bir yere asılarak kullanılan ip merdiven.

Asma tavan : Betonarme, çelik veya ahşap tavan iskeleti altında çeşitli tesisatın döşenebilmesi için birtakım boşlukları bulunan tavan biçimi.

Asma bıyığı : Asma dallarının çevresine tutunmasına yarayan yeşil uzantılar, sülük.

 

Asma biti : Eş kanatlılardan, asmalara zarar veren, sarımsı renkte bir böcek, filoksera (Phylloxera vestatrix).

Asma kabağı : Kabakgillerden, sürüngen veya sarılgan, mevsimlik bir tür kabak (Lageneria vulgaris). Bu kabağın ince uzun, sebze olarak kullanılan ürünü.

Asma yaprağı : Zeytinyağlı ve etli sarma yapmakta kullanılan üzüm yaprağı.

Akasma : Düğün çiçeğigillerden, beyaz çiçek veren, bahçelerde süs çiçeği olarak yetiştirilen, sarmaşık özelliği gösteren bir bitki, yaban asması, orman sarmaşığı, meryemana asması (Clematis vitalba).

Karaasma : Lohusa otu.

Sarıasma : Ötücü kuşlar takımının, sarıasmagiller familyasından, parlak sarı tüylü, kara kuyruklu bir tür kuş, sarıcık (Oriolus oriolus).

Frenk asması : Asmagillerden, sonbaharda yaprakları güzel bir renk alan süs sarmaşığı (Ampelopsis).

Meryemana asması : Akasma.

Üzüm asması : Üzüm çubuğunun ve dallarının asılarak yetiştirilmesi sonucu oluşturulan asma.

Yaban asması : Akasma.

Asmak : Üzerine takınmak, kuşanmak. Görevi olan bir işi özürsüz yapmamak. Bir şeyi aşağıya sarkacak bir biçimde bir yere iliştirip sarkıtmak. Bir kimseyi boğazından ip vb. geçirip sallandırarak öldürmek, idam etmek. Gitmek zorunda olunan bir yere özürsüz gitmemek.

Asmalı : Asması olan.

Asmalık : Asma için ayrılmış (yer veya toprak).

Ders asmak : Dersten kaçmak, derse gitmemek.

Kulak asmak : Önem vermek, dinlemek.

Mektebi asmak : Derslere girmemek için keyfî olarak okula gitmemek, okulu asmak.

Muamma asmak : âşıklık geleneğinde herhangi bir konuyu manzum olarak bilmece türünde düzenleyip genellikle kahvehanelerde herkesin göreceği bir yere koymak.

Okulu asmak : Okuldan kaçmak, derslere girmemek.

Surat asmak : Kaşlarını çatıp yüzüne küskün veya dargın bir anlam vermek, somurtmak.

Ununu elemek eleğini asmak : "geri kalan ömrü süresince yapacak önemli bir işi kalmamak" anlamında kullanılan bir söz.

Asıl : Gerçeklik. Bir şeyin temelini oluşturan, ana. Kök, köken, kaynak. Soy, nesep. Aranılan nitelikleri en çok kendinde toplamış olan. (a'sıl) Gerçekten, gerçek olarak. Bir görevde sürekli bulunan, yedek karşıtı. Bir şeyin kendisi, örnek, kopya karşıtı. Gerçek, esas.

Asılı : Asılmış bir biçimde. Asılmış olan, asma, asık, muallak.

Üzüm : Asmanın taze veya kuru olarak yenilen ve salkım durumunda bulunan meyvesi.

Vantuz : Deri üzerine yapıştırılarak çekip emmeye yarayan şişe vb. alet, çekmen.

Tırmanıcı : Tırmanma özelliği olan.

Görünüm : Bir şeyin dıştan bakıldığında görünen biçimi, görünme durumu, görünüş, manzara, zevahir, vizyon.

Sarılgan : Sapı yakınındaki başka bitkilere, başka şeylere sarılıp yükselen, otsu veya odunsu (sap, bitki), sarmaşan.

Diğer dillerde Asma anlamı nedir?

İngilizce'de Asma ne demek? : [Asthma (disambiguation)] n. asthma, shortness of breath; respiratory disorder

n. asthma, shortness of breath; respiratory disorder

n. asthma, respiratory disorder

Fransızca'da Asma : suspension [la], pendaison [la]; treille [la]; vigne

Almanca'da Asma : n. Aufhängung, Rebe, Weinrebe, Weinstock

Rusça'da Asma : n. вешание (N), подвеска (F), подвес (M)

adj. висячий, висящий