Pends türkçesi Pends nedir

Pends ile ilgili cümleler

English: "When will you come back?" "It all depends on the weather."
Turkish: "Ne zaman geri geleceksin?" "Bu tamamen havaya bağlı."

English: A person's way of looking at something depends on his situation.
Turkish: Bir kişinin bir şeye bakış şekli onun durumuna bağlıdır.

English: "The sun is yellow." "That depends on your perspective. I am of the opinion that yellowness is sunny."
Turkish: "Güneş sarıdır. Bu sizin bakış açınıza bağlı. Ben sarılığın güneşli olduğu fikrindeyim."

English: "Can you do me a favor?" "It depends."
Turkish: "Bana bir iyilik yapar mısın?" "Duruma göre değişir."

English: "When will you be back?" "It all depends on the weather."
Turkish: "Ne zaman geri döneceksin?" "Bu tamamen havaya bağlı."

Pends ingilizcede ne demek, Pends nerede nasıl kullanılır?

Appends : Ekleme yapmak. Raptetmek. İlave etmek. Ek yapmak. Sona eklemek. İliştirmek. Katmak. Eklemek. Sonuna ilave etmek.

Compends : İçindekiler listesi. Kısaltma. Envanter. Özet.

Depends : Tabi olmak. Bağlı olmak. Güvenmek.

Depends on free space : Boş alana bağlı.

Depends on him : Ona güveniyor. Ona bağlı.

Stipends : Burs. Ücret. Yaşamsal gereksinmelerini karşılayacak para (bursiyer için). Maaş (papaz için). Maaş. Cep harçlığı. Aylık.

 

Underspends : -dan daha az harcamak. Az harcamak. Payına düşenden daha az para kullanmak.

Depends on password : Parolaya bağlı.

Misspends : Kötü kullanmak. İsraf etmek. Boşa harcamak. Kötü harcamak.

It depends : Duruma göre değişir. Yerine göre.

İngilizce Pends Türkçe anlamı, Pends eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pends ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Suspension : Asılma. Durdurma. Sarkıtma. Sarkıtılma. Askı tertibatı. Askı. Tehir. Bir sıvıda brown devininiminin etkisiyle sürekli devinip dibe çökmeyen, çok küçük katı taneciklerini içeren iki evreli dizge. Durdurulma. Gövdenin yoldan gelen titreşimlerden yalıtılması, aracın devimsel özelliklerinin iyileştirilmesi için, üst kısmın tekerleklerden esnek bir ortamla ayrılması.

Suspenses : Merakla bekleme. Tereddüt. Belirsizlik. Muallak. Erteleme. Merakta kalma. Kesilme. Endişe. Kararsızlık.

Tremble in the balance : Karara bağlanmamak. Belirsiz olmak.

Illness : İllet. Hastalık. Rahatsızlık. Çor. Sayrılık. Maraz.

Pecker : Yüreklilik. Cesaret. Çapa. Gagalayıcı. Yarak. Kab. Kamış (argo sözcük). Çük (argo sözcük). Penis. Kağıt şerit okuyucusunun delikleri algılayan kısmi.

Hanging : Sarkan. Sarkma. Duvar kağıdı. Sarkık. Vücud ağırlığının, kollar, bacaklar ya da bir başka vücut bölümünde asılı tutulması. Asılma. Duvar kumaşı. İdam. Askıda.

Overhead : Genel masraflar. Kafasının üstünde. Baştan yukarıda olan. Yukarıda olan. Tepeden. Tepede. Havai. Yukarıda.

Member : Uzuv. Çubuk. Ört.penis. Bilgisayar, hukuk, jeoloji alanlarında kullanılır. Üye. Aza. Kılgan. Taraf (denklem). Organ. Eleman.

 

Floating : Değişen. Yerleşik olmayan. Değişken. Durağan olmayan. Yüzey düzleme. Yüzen. Sabit olmayan. Kayan. Yüzme.

Pends synonyms : microphallus, gas embolism, male genitalia, air embolism, erectile organ, putz, vena bulbi penis, male genital organ, pended, pend, haltered, hang in the balance, malady, halters, suspense, underpinning, cock, unwellness, sickness, decompression sickness, have doubts about, halter, grapevines, suspending, prepuce, caisson disease, urethra, micropenis, grape, be in the balance, glans penis, foreskin, male reproductive system.

Pends zıt anlamlı kelimeler, Pends kelime anlamı

Wellness : Kuvvetlilik. Sağlıklı olma durumu. İyi durumda olma. Sağlıklılık. İyilik. Güçlülük. Sağlık. Zindelik. Sıhhat. Sağlıklı olma.