Pecker türkçesi Pecker nedir

  • Penis.
  • Ağaçkakan.
  • Çük (argo sözcük).
  • Gagalayıcı.
  • Kab.
  • Gagalayan.
  • Kamış (argo sözcük).
  • Yarak.
  • Yüreklilik.
  • Kağıt şerit okuyucusunun delikleri algılayan kısmi.
  • Çapa.
  • Cesaret.

Pecker ingilizcede ne demek, Pecker nerede nasıl kullanılır?

Keep your pecker up : Takma kafana. Mutlu kal. Takma kafanı. Neşeni bozma. Moralini bozma. Canını sıkma.

Peckers : Penis. Çük (argo sözcük). Cesaret. Ağaçkakan. Kamış (argo sözcük). Çapa. Yüreklilik.

Peckerwood : Ağaçkakan. (genelde zenciler tarafından beyazlara söylenen) beyaz mahkum.

Black woodpecker : Siyah ağaçkakan. Kara ağaçkakan. Gökkuzgunumsular (coraciiformes) takımının, ağaçkakangiller (picidae) familyasından, avrupa ve kuzey asya'da ormanlarda yaşayan, trakya ve ege bölgesinin kuzey tarafları ile bütün karadeniz bölgesinde her mevsim görülen, ormanlarda yaşayan, iri karınca türleri ve böcek larvaları ile beslenen, 45 cm kadar boyda, kara renkli yerli bir tür.

Flowerpecker : Ağaçlarda yaşayan ve güneydoğu asya ve avustralya'ya özgü ötücüler ailesine mensup çeşitli küçük renkli ötücü kuşlar.

Redheaded woodpecker : Kızıl ağaçkakan.

Great spotted woodpecker : Kuşlar (aves) sınıfının, gökkuzgunumsular (coraciiformes) takımının, ağaçkakangiller (picidae) familyasından, karadeniz ve marmara bölgelerinde her çeşit ormanlarda, bahçe, park ve meyve bahçelerinde bulunan, 21 cm kadar uzunlukta, sırtı kara, karnı krem rengi olan, seyrek olarak yere inen, çam tohumları, meyveler ve gagalarıyla ağaç kabuğunu parçalayıp yakaladıkları böcekler ile beslenen yerli bir tür. büyük alaca ağaçkakan. Göknar ağaçkakanı. Benekli ağaçkakan. Orman alaca ağaçkakanı. Büyük alaca ağaçkakan. Orman ağaçkakanı.

 

Syrian woodpecker : Alaca ağaçkakan. Gökkuzgunumsular (coraciiformes) takımının, ağaçkakangiller (picidae) familyasından, türkiye'de her mevsim görülen, özellikle meyve bahçelerinde yaşayan, ayrıca çam ormanı ile karışık ormanlarda görülen, böcek ve larvalarla beslenen yerli bir kuş. Suriye ağaçkakanı.

Oxpecker : Temizlikçi kuş.

Lesser spotted woodpecker : Gökkuzgunumsular (coraciiformes) takımının, ağaçkakangiller (picidae) familyasından, sırtı ve kanatları siyah, üzeri enine beyaz çizgili, yurdumuzun trakya, ege, akdeniz ve doğu karadeniz bölgelerinde her mevsim görülen, ovalardaki bol ağaçlı kısımlarda, karışık yapılı ışıklı ormanlarda, park ve meyve bahçeleriyle mezarlıklarda yaşayan yerli bir kuş. Küçük ağaçkakan.

İngilizce Pecker Türkçe anlamı, Pecker eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pecker ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Armour : Düşman silahlarının etkisinden korunmak için giyilen çelik giysi. Zırh. Korumalık. Zırh kablo. Güney dakota eyaletinde şehir. Zırhlı güçler. Zırhla kaplamak. Silah.

Nominal anchor : İktisadi karar alma süreçlerinde referans olarak alınan kur, faiz ve enflasyon oranı gibi makro iktisadi büyüklükler.

 

Doughtiness : Yiğitlik. Kuvvet.

Prick : Listede işaretlemek. Hıyar. Silahla vurmak. Diken. Küçük keskin acı. Ahmak. Vurmak (silahla). Açmak (delik). Delme. İğne batırmak.

Sapsucker : Bitki özsuları ve böceklerle beslenmek için ağaçlarda delikler açan kuzey amerika ağaçkakanı türü (zooloji).

Arse : Kaba kıç. Gıcık kimse. Ahmak. Kıl. Popo. Makat. Küfe. Dangalak. Sinir.

Phalli : Erkeklik organı. Fallus. Bızır. Falus. Çük. Kamış.

Waist anchor : Ocaklık demiri. Acil durum demiri.

Grubbers : Tırmık. Saban. Kök sökücü. Pulluk. Eşeleyen kimse. Bel. Uğraşan kimse.

Pecker synonyms : picidae, picus viridis, ivory billed woodpecker, downy woodpecker, piciform bird, campephilus principalis, piculet, melanerpes erythrocephalus, family picidae, woodpecker, grit, joy stick, choad, jimmies, peckerwood, courages, fortitude, courageousness, hoe, exploit, ladlers, cere, bill, gameness, ladler, daring, armament, mattocks, boldness, dongs, phalluses, hoed, redhead.

Pecker ingilizce tanımı, definition of Pecker

Pecker kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A woodpecker. Specif., a bird that pecks holes in trees. One who, or that which, pecks.