Asma köprü nedir, Asma köprü ne demek

Asma köprü; bir mimarlık terimidir.

  • İki başındaki ayaklardan başka dayanağı olmayan, tahta veya kalın iplerle yapılan, çoğunlukla uzun, esnekliğe sahip köprü

"Asma köprü" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Bir zamanlar asma köprünün bulunduğu yerde şimdi cılız bir halat vardı." - A. Kulin

Asma köprü hakkında bilgiler

Asma köprü, geniş açıklıkların aşılmasında en çok tercih edilen köprü tipi.

Asma köprüler geniş açıklıkların aşılmasını sağlayabilirler; ama ciddi bir sakıncaları vardır. Çok esnektirler ve trafik yükü (özellikle yükün açıklığı bir uçtan dörtte bir uzaklığa etkilediği durumlarda) büyük bir çökmeye yol açabilir. Bu yüzden, kablolara yardımcı olması için bir destek kirişi ya da bir kutu kiriş eklenir. Kablo tellerinin hem ucuz, hem de kiriş yapımında kullanılan çelikten daha dayanıklı olması, uzun açıklıklarda asma köprülerin yeğlenmesine neden olur. Orta uzunluktaki açıklıklardaysa, asma köprü yerine kuleleri ve gövdeyi birleştiren dayanakları bulunan kablo-askılı köprü yapılır.

Asma köprü anlamı, tanımı:

Esnek : Görüş ve tutumlarında katı olmayan. Değişik yorumlara elverişli. Bir dış gücün etkisi altında uzama, kısalma, eğrilme vb. biçim değişikliklerine uğradıktan sonra, etkinin kalkmasıyla eski biçimini alabilme özelliğinde olan, elastik, elastiki.

 

Köprü : Güreşte omuzları yere değdirmemek için ayakları ve alnı yere dayayıp beli yukarı kaldırarak alınan durum, güreşçi köprüsü. Herhangi bir engelle ayrılmış iki yakayı birbirine bağlayan veya trafik akımının, başka bir trafik akımını kesmeden üstten geçmesini sağlayan ahşap, kâgir, beton veya demir yapı. Vücudun, sırt yere dönük olarak el, baş veya diz yere dayanarak yay biçimi aldığı durumu. Geminin önünü iyice görecek bir yükseklikte, sancaktan iskeleye kadar kurulan kumanda yeri. Olmayan dişlerin yerini tutmak veya takma dişleri ağızdaki dişlere sağlam tutturmak amacıyla yapılmış olan diş protezi. İki şey arasında bağ veya ilişkiyi sağlayan şey.

Asma : Asmagillerden, dalları çardak üzerine yayılan üzüm vb. bitkiler. Belirli bir tür üzüm veren bitki (Vitis). Asılmış, asılı. Asmak işi.

Ayak : Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Vücudun belden aşağı bölümü. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Halk edebiyatında uyak. Bacak. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Göl ayağı. Basamak.

 

Tahta : Bu ağaçtan yapılmış. Kara tahta. Sebze bahçelerinde ayrılan küçük yer. Çeşitli işlerde kullanılmak üzere düz, enlice, uzun ve az kalın biçimde işlenmiş ağaç parçası. Bu malzemeden oluşmuş yüzey, döşeme, ağaç. Çimlenen tohumlar için bahçede hazırlanan uzun tarh.

Kalın : Pes (ses). Enli ve gür (kaş). Etli, dolgun. Gelin olacak kıza erkek tarafından verilen para veya armağan, ağırlık. Cisimlerde uzunluk ve genişlik dışında üçüncü boyutu çok olan (cisim), ince karşıtı. Mayalı hamurun parçalara ayrılıp tandırda pişirilmesiyle elde edilen ekmek türü. Yoğun, akıcılığı az olan.

Çoğunluk : Sayı üstünlüğü, ekseriyet, azınlık karşıtı.

Sahip : Bir iş yapmış, üstlenmiş veya bir eser ortaya koymuş kimse. Koruyan, arka çıkan, gözeten kimse. Herhangi bir niteliği olan kimse, ehil. Herhangi bir şey üstünde mülkiyeti olan, onu yasaya uygun bir biçimde dilediği gibi kullanabilen kimse, iye, malik.

Geniş : Çok. Kapsamı büyük, dar sınırlar içinde kalmayan, yaygın, makro. Kolay kolay tasalanmayan, hoşgörülü, rahat. Eni çok olan, enli, vâsi. Bol (elbise). Alanı büyük olan, makro, dar karşıtı.

Açıklık : Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh.

Diğer dillerde Asma köprü anlamı nedir?

İngilizce'de Asma köprü ne demek? : n. drawbridge, suspension bridge

Fransızca'da Asma köprü : pont suspendu

Almanca'da Asma köprü : n. Hängebrücke, Kettenbrücke