Esnek nedir, Esnek ne demek

Esnek; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

"Esnek" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Çelik ve kauçuk çok esnek cisimlerdir."

Yerel Türkçe anlamı:

Aralık.

Hayvanların annelerini emmemeleri için ağızlarına takılan ağaç parçası.

Pehlivanların çene altından parmakları ile birbirlerini boğarcasına yaptıkları oyun.

Hasta hayvanın karnının anormal şekilde hızlı hızlı inip kalkması.

Delimsek, delişmen.

Hayvanların ısırmaması için burunlarına takılan demir halka.

Dizgin.

Baş ve işaret parmaklarının açılmasıyle iki parmak ucu arasında kalan uzunluk.

Nallanırken azgınlık yapan atların burunlarına kıstırılan ağaç araç.

Azgın develerin ağızlarına takılan kayış ya da demir araç.

Çoban köpeğinin boynuna takılan mahmuzlu, demir halka.

Hayvanın boğazına bakmak için ikisi dikey, ikisi yatay dört ağaç parçasından merdiven şeklinde yapılmış olan nalbant aracı.

Ağzı açmak için çeneyi bastırmakta kullanılan araç, destek: Çenesine esnek verin.

 

Dağların sulak yerlerinde olan otluk.

Hayvanların yayılmamaları için ağızlarına geçirilen torba, sepet.

Yatkın, uysal.

Esneme: Esnek uyku getirir.

Develer güreşirken ağızlarına geçirilen ipten yapılmış torba.

Fiziksel Kimya alanındaki anlamı:

Kuvvetle orantılı olarak uzayıp kısalan (özdek, nesne ve benzeri).

Bir fizik terimi olarak tanımı:

Esneklik özelliği taşıyan.

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

Tandırların önünde bulunan hava deliği. (Çarıksaray *Şarkikaraağaç -Isparta)

Diğer sözlük anlamları:

Anasını emmesin diye oğlağın ağzına bağlanan ağaç.

Bilimsel terim anlamı:

Geçici bozunuma uğrayan.

genel uygulayım: Kuvvetle orantılı olarak uzayıp kısalan (özdek, nesne ve benzeri).

İngilizce'de Esnek ne demek? Esnek ingilizcesi nedir?:

flexible, elastic, elastip

Fransızca'da Esnek ne demek?:

elastique, osciliant-ante

Osmanlıca Esnek ne demek? Esnek Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

elâstikî, elâstiki

Esnek hakkında bilgiler

Esneklik, bir cismin üzerine kuvvet uygulandığında,cismin şeklinin değişmesi, kuvvet kaldırıldığında, cismin ilk haline gelmesidir. Buna örnek olarak yay, sünger, lastik vb. verilebilir. Oyun hamuru, cam macunu gibi cisimler esnek değillerdir çünkü kuvvet kaldırıldığında eski hallerine dönmezler.

Esnek yaylara kuvvet uygulandığında, yayın boyu uzar, bırakıldığında yay ilk konumuna geçerek sıkışır. Uzama miktarı sıkışma miktarına eşittir.

Yaylara uygulanan kuvvet arttıkça, yayın uzama miktarı da orantılı bir şekilde artar.

Yayın uzamasına ve sıkışmasına sebep olan kuvvet F=k.x ile hesap edilir.

Esnek ile ilgili Cümleler

 
  • Esnek olmak zorundasın.
  • Sen esneksin.
  • Peynir çok esnek.
  • İnsan bünyesi, Dünya dışındaki ortamlara uyum sağlayabilecek kadar esnek mi?
  • Esnek bir programım var.
  • Tom'un esnek olduğunu düşünüyorum.
  • Sen esnek misin?
  • Çok esnek olabilirim.
  • Ne kadar esneksin?
  • Esneklik yokluğu birinin gelişmesinde bir engeldir.

Esnek anlamı, kısaca tanımı:

Uzama : Uzamak işi.

Esnekleşmek : Esnek bir durum almak.

Esnekleştirmek : Esnek duruma getirmek.

Esneklik : Boya veya vernik filminin, pul pul kalkmadan ve çatlamadan boyanan yüzeyin hareketlerine uyum sağlaması. Esnek olma durumu, elastikiyet.

Etki : Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir. Bir etken veya bir sebebin sonucu, yardım. Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim.

Altın : Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Altından yapılmış sikke. Üstün nitelikli, değerli. Bu elementten yapılmış.

Kısalma : Kısalmak işi.

Eğrilme : Eğrilmek işi.

Biçim : Biçme işi. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Tarz. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Herhangi bir şeyin benzeri. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form.

Değişiklik : Farklılık. Bir bütünün bir bölümünün değişmesiyle ortaya çıkan yeni durum. Amaca uygun biçime getirmek için yapılmış olan değiştirme, tadil. Değişik olma durumu.

Etkin : Kimyasal tepkimelere katılma yatkınlığı gösteren (molekül, atom). Hareketli, işleyen, çalışan, faal, aktif, dinamik. Fiilde bulunan, etkinlik gösteren, edilgin karşıtı.

Kuvvet : Bir ülkenin silahlı gücü. Şiddet, zor, cebir. Durgunluğu harekete veya hareketi durgun bir duruma çeviren etken, direnci kıran veya direnç doğuran özellik. Dayanıklı olma durumu. Bir niceliğin kendisi ile çarpılarak yükseltildiği derecelerden her biri: 2x2x2=23 denkleminde, 3 sayısı 2'nin kuvvetini gösterir. Fiziksel güç, takat. Yetke, erk, nüfuz. Güç.

Değişik : Yedek iç çamaşırı, giyecek. Çok hastalık geçirerek gelişmemiş çocuk. Değiştirilmiş, muaddel. Alışılmışın dışında bir özelliği bulunan. Farklı.

Elverişli : Uygun, müsait. İşe yarayan, ergonomik.

Görüş : Cezaevi veya hastanedeki birine yapılmış olan ziyaret. Gözle bir şeyi algılama yetisi. Görme işi. Bir olay, varlık veya düşünce üzerinde varılan yargı, fikir. Benzerlerinden ayıran özellik, konsept.

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Katı : Çok, aşırı derecede. Taşlık. Düşünce ve davranışlarında belli ilkelere sıkı sıkıya bağlı olan. Hoşgörüsüz, acımasız, merhametsiz, zalim. Sıvıların ve gazların tersine, içinde bulunduğu kabın veya üstünde bulunduğu yerin biçimini almayan, sulp. Sert, yumuşak karşıtı.

Esnek bölge : Metallerin geçici bozunuma uğradıkları, gerinimin, Hooke kuralına göre, gerilime doğru orantılı olarak bağlı bulunduğu bölge.

Esnek bölüm : Çatma durumunda, arayı izlemede ve yeğni çırpmaların yapılmasında kullanılan kolay bükülebilir bölüm.

Esnek cisimler : (fizik)

Esnek çalışma saatleri : Çalışanların işin gereklerine uymak koşuluyla çalışma saatlerini bireysel gereksinimlerine göre ayarlayabilmesi.

Esnek çarpışına : Nesnelerin ya da parçacıkların çarpışmadan sonraki toplam devimsel erkelerinin öncekilere eşit olduğu çarpışma biçimi.

Esnek çarpışma : Çarpışma yapan sistemlerin bağıl hareket yönlerinde değişme olasılığı olmasına karşın, fiziksel bileşenlerinin ve toplam kinetik enerjilerinin değişmediği çarpışma.

Esnek davranım : Esnek bölge içindeki davranım.

Esnek firma : Yeniden yapılanma konusunda esnek işlendirme politikasını benimseyen ve uygulanmasını ön planda tutan firma.

Esnek fiyat : İktisadi konjonktöre bağlı olarak piyasada sunum ve istem değiştiğinde dengenin yeniden oluşması için aşağı ya da yukarı doğru anında yönelim göstererek uyum sağlayan fiyat. krş. fiyat yapışkanlığı, fiyat katılığı

Esnek fiyatlandırma : Firmaların, tüketicilere fiyat üzerinde pazarlık yapma olanağı sağladığı fiyatlandırma stratejisi.

Diğer dillerde Esnek anlamı nedir?

İngilizce'de Esnek ne demek? : adj. elastic, flexible, flexile, limber, limp, lithe, loose jointed, nonrigid, pliable, pliant, resilient, responsive, spring, springy, sprung, supple

Fransızca'da Esnek : élastique, liant/e, flexible

Almanca'da Esnek : adj. biegsam, elastisch, flexibel, modulationsfähig, schwank

Rusça'da Esnek : n. эластик (M)

adj. эластичный, упругий, гибкий, растяжимый