Limber türkçesi Limber nedir

Limber ile ilgili cümleler

English: The climbers awoke before daybreak.
Turkish: Dağcılar şafaktan önce uyandı.

English: Ali is not a very good climber.
Turkish: Ali çok iyi bir dağcı değil.

English: The mountain attracts many climbers.
Turkish: Dağ birçok dağcıları cezbediyor.

Limber ingilizcede ne demek, Limber nerede nasıl kullanılır?

Limber up : Gevşetmek. Top arabasına ön parçayı bağlamak. Yumuşamak. Spor bedeni ısıtmak. Çevikleştirmek. Isınma hareketleri yapmak. Harekete alıştırmak. Yumuşatmak.

Limbering : Çevik. Eğilir bükülür. Esnek. Oynak. Toparlak. Bükülgen. Top arabası ön parçası. Eğilir. Oynak (özellikle kol ve bacaklar). Kıvrak.

Limberly : Oynak bir şekilde. Esnek olarak. Çevik bir şekilde. Kıvrak bir şekilde. Esnek bir şekilde.

Limberneck : Botulizm. Eğri boyun hastalığı.

Limberness : Toparlaklık. Kıvraklık. Dayanıklılık. Oynaklık. Esneklik. Bükülebilirdik. Çeviklik.

Unlimbered : Bir topu kullanıma hazırlamak. Faaliyet için hazırlanmak.

Porch climber : Pencereden giren hırsız.

Climbers : Krampon. Tırmanıcı sarmaşık. Sarmaşık kuş. Toplumda hep gözü yükseklerde olan kimse. Tırmanıcı. Sarmaşık. Tırmanıcı bitki. Yükselmek isteyen kişi. Dağcı.

 

Unlimbering : Bir topu kullanıma hazırlamak. Faaliyet için hazırlanmak.

Unlimber : Bir topu kullanıma hazırlamak. Faaliyet için hazırlanmak. Top arabasını hazırlamak.

İngilizce Limber Türkçe anlamı, Limber eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Limber ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Suppler : Çeviklikle hareket edebilen. Uysal. Yeni durumları çabuk kavrayıp onlara alışabilen (zeka). Yumuşak ve esnek. Yumuşak. Suple. Uyumlu. Akıcı ve hoş (üslup).

Fleeter : Çabuk. Filo. Alay. Seyretmek. Süratli. Park. Fani. Donanma. Yürük.

Briskest : Canlanmak. Canlı. Enerjik. Hareketlendirmek. Hareketli. Sert (hava). Canlandırmak. Hareketlilik. Faal.

Flexural : Bükülme. Bükülmeye ilişkin. Eğilme. Fleksural. Eğilmeye ilişkin. Esnemeye ilişkin. Eğilip bükülmeye ilişkin.

Diarthrosis : Diartrozis. Birleşme yeri (anatomi terimi). Diyatroz. Diartroz. Eklem.

Airy : İşe yaramaz. Canlı. Kendine bir hava veren. Çalım satan. Gevşek. Havai. Havalı. Neşeli. Hava gibi hafif. Havasal.

Brisks : İstenilen hızda hareket eden. Sertçe esen (rüzgar). Enerjik. Faal. Hareketlilik. Hareketli. Canlandırmak. Hareketlendirmek. Canlanmak.

Strong : Derinden gelen. İstikrarlı. Gür. Çok inandırıcı. Ağır. Kuvvetli (kanıt). Güçlü. Sağlam. Kuvvetli. Sert.

Friskiest : Oyuncu.

Lithest : Eğilip bükelebilen. Kolay eğilip bükülebilen. Esnek vücutlu.

Limber synonyms : limped, limbering, roundabout, frisky, actives, limps, coquettish, allosteric, spherical, limber up, stronger, airiest, flexible, brisker, frolicsome, fleet, pliable, gyrose, attach, nonrigid, lissom, airier, articular, supple, strongest, active, bendable, lithesome, agile, flirtatious, elfins, elastics, limp.

 

Limber zıt anlamlı kelimeler, Limber kelime anlamı

Detach : Kaldırmak. Ayırmak. Sökmek. Kesip ayırmak. Çıkarmak. Kopmak. Çözmek. Koparmak. Ayrılmak. Çıkmak.

Inflexible : Eğilmez. Kalıplaşmış. İnatçı. Sebatlı. Bükülmez. Sert. Boyun eğmez. Yavuz. Kararlı. Hiç esnek davranmayan.

Limber ingilizce tanımı, definition of Limber

Limber kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, to limber a gun. To make flexible or pliant. Yielding. Easily bent. The shafts or thills of a wagon or carriage. To attach to the limber. Flexible. To cause to become limber. Pliant.