Limp türkçesi Limp nedir

Limp ile ilgili cümleler

English: I haven't seen Tom limp recently.
Turkish: Tom'un son zamanlarda aksadığını görmedim.

English: Ali is limping along.
Turkish: Ali topallıyor.

English: Ali limps slightly.
Turkish: Ali hafifçe topallar.

English: Ali broke his leg last year and has limped ever since.
Turkish: Ali geçen yıl bacağını kırdı ve o zamandan beri topallıyor.

English: Ali is limping now.
Turkish: Ali şimdi aksayarak yürüyor.

Limp ingilizcede ne demek, Limp nerede nasıl kullanılır?

Become limp : Yumuşaklaşmak.

Make limp : Aksatmak.

Walk with a limp : Topallayarak yürümek. Aksayarak yürümek.

Limped : Gevşek. Bükülgen. Hamur gibi. Aksatmak. Pörsük. Topallama. Yumuşak. Topallamak. Aksamak. Esnek.

Limper : Aksayarak yürüyen kimse. Aksatan kimse. Topal. Topallayarak yürüyen kimse. Topallayan kimse.

Limpingly : Topallaya topallaya. Topallayarak.

Limpid : Şeffaf. Kolay anlaşılır. Duru. Saydam. Berrak.

Limpidly : Sakince. Şeffaf bir şekilde. Açıkça. Kolay anlaşılır bir şekilde. Berrak bir şekilde.

Limpidity : Şeffaf olma durumu. Duruluk. Açıklık. Şeffaf olma özelliği. Berraklık. Anlaşılırlık. Saydam.

 

Limpidness : Berraklık. Duruluk.

İngilizce Limp Türkçe anlamı, Limp eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Limp ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lithesome : Kolay kıvrılır. Eğilir. Bükülür.

Atonic : Kuvvetsiz. Vurgusuz. Dermansız. Aksansız. Atonik. Düz kasların gerginliğinin zayıflaması veya yokluğu. Takatsız.

Pasty : Mantı. Solgun. Macun gibi. Soluk. Etli börek. Macun kıvamında.

Disrupt : Akamete uğratmak. Karışıklığa itmek. Altüst etmek. Parçalamak. Dağıtmak. Yarmak. Dağılmak. Bozulmasına yol açmak. Bozulmak. Bozmak.

Creamy : Kremsi. Kremalı. Kaymaklı. Kaygan. Kaymak gibi. Krem gibi. Kaymak kıvamında olan. Krema içeren.

Hamstrung : Sakatlamak. Sakat. Sonuç getirmeyen. Başarısız. Topuk kirişini keserek sakatlamak. Topal etmek. Baltalamak. (mecaz) eli kolu bağlı olmak.

Lithest : Esnek vücutlu. Eğilip bükelebilen. Kıvrak. Kolay eğilip bükülebilen.

Flimsy : İnandırıcı olmayan. Pelür. Uydurmasyon. Sudan. İnce kopya kağıdı. Banknot. Uydurma olduğu belli. Çürük. Entipüften.

Pulpier : Lapa gibi. Özlü. Etli. Posalı.

Wizen : Porsumak. Kart. Pörsümüş. Kurumuş. Kurutmak.

Limp synonyms : elastic, hamstringing, easygoing, forceless, faint, supple, flexible, wizens, hamstrings, favonian, halted, go wrong, drooping, doughiest, elastics, pasties, claudication, feebler, limber, walk, baggiest, flexile, lameds, lame, bonier, halt, mushiest, atonics, limped, pliable, hitch, flaccid, cast a damp over.

Limp zıt anlamlı kelimeler, Limp kelime anlamı

Fresh : Zinde. Taravet. Küstah. Giyilmemiş. Hayat dolu. Körpelik. Yeni. Dirilik. Arsız. Körpe.

Ride : Gezinti. Kafa bulmak. Gırgıra almak. Geçmek (yol). Süzülmek. Sürmek. Arabayla gezmek. Bindirmek. Binmek (at veya bisiklet). Üst üste binmek.

 

Limp ingilizce tanımı, definition of Limp

Limp kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To walk lamely. Also used figuratively. A halt. Flabby, as flesh. The act of limping. Flaccid. A scraper for removing poor ore or refuse from the sieve. To halt.